Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kaygusuz Abdal

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Kaygusuz Abdal   Salı Mart 24, 2009 3:43 am

Kaygusuz Abdal Sultan, 1341 yılında doğmuş, 1444 yılında Hakk` yürümüştür. Asıl ismi ALAYİ GAYB(Alaattin Gaybi) ` dir. Babası Alaiye Beyi HÜSAMETTİN MAHMUT, dedsi ALAADDİN, dedesinin babası ise YUSUF` tur.

18 yaşında iken Abdal Musa Sultan` nın Dervişi olmuş ve Pirine 40 yıl hizmet vermiştir.
Türbesinin Abdal Musa Sultan Dergahı` nda yada Mısır` da MUKATTAM DAĞI` ında olduğu konusunda iki görüş vardır. 1397 yılında Mısıra`a gidip, orada Dergahlarını kurduğu, MUHAMMAT-ALİ YOLU`nu insanlara öğrettiği, Hicaz, Suriye, Irak, Anadolu, Edirne, Yanya, Filibe, Manastır` ı gezdiği ve tekrar PİRİNİN DERGAHI` na döndüğü bilinmektedir.

Alevi geleneğinde ve kendi şiirlerinde Kaygusuz Abdal Sultan, Kaygusuz Sultan Abdal, Kaygusuz Sultan, Sultan Kaygusuz, Kaygusuz Baba, Baba Kaygusuz, Kul Kaygusuz, Miskin Kaygusuz, Miskin Sarayı diye anılır.

Kaygusuz abdal Sultan, KALENDERİ DERVİŞİ` dir. Beyaz keçeden yapılmış, lengeri dört ve tepesinde oniki dilimli TAÇ takardı. Bu TAÇ daha sonra HAYDARİ TAÇ, HÜSEYNİ TAÇ, KALENDERİ TAÇ olarak adlandırıldı.

Alevilikte TAÇ takılması ERKANI, Kaygusuz Abdal Sultan ile başlamıştır.

Kaygusuz Abdal Sultan`ın 18. yüzyılda LEVNİ tarafından yapılmış MİNYATÜR` ü Topkapı Sarayı Müzesi`nde bulunmaktadır. Bir PORTRESİ ise Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı` nda KIRKLAR MEYDANI` nda asılıdır. Bu portrede Pirinin Huzurunda, DAR` da TESLİM ve İKRAR` da, ayakları MÜHÜRLÜ durumdadır. Yan tarafında ise ağaca sarılmış bir yılan bulunmaktadır. Abdal Musa Sultan Dergahı` ına odun taşıyan Kaygusuz Abdal Sultan bir gün ip götürmeyi unutur. Biraz ilerisinde siyah, uzunca ve sağlam bir sicim(!) görür. Odunları bununla bağlar, sırtlayıp Dergah` a döner. Odunları bağladığı sicimin siyah bir yılan olduğunu ve Dergah` ı terkedip gittiğini diğer Dervişler görüp, Kaygusuz Abdal Sultan` nın ermişliğini anlarlar. Bu tablodaki figürde ağaç HAYAT` ı, yılan ise TANRI` NIN GÜCÜNÜ simgeler. HAKKI` ın ADEMDE olduğunu betimler. Bu olay Kaygusuz Abdal`ın SULTANLIĞI`nın delilidir.

Çerağı olan ırak olmaz,
Delili olan zelil olmaz.

Kayguszu Abdal Sultan`ın yaşadığı yer TEKE ilidir. Bu il Antalya, Finike, Kaş, Kalkanlı, Milli, Gömbe, Elmalı, Karahisar, Korkuteli bölgesini kapsar. Bu bölgenin başkenti 1300/1361 ve 1373/1392 yıllarında ANTALYA, 1361/1373 ve 1402/1423 yıllarında ise KORKUETLİ olmuştur. Anadolu Beyliklerinden HAMİDOĞULLARI Antalya, Gölhisar ve Korkuteli` ni aldıktan sonra TEKE OĞULLARI ismini almıştır. Bu ismi alan YUNUS BEY`dir.

Kaygusuz Abdal Sultan ALAİYE SANCAĞI BEYİ` nin oğludur. GAYBİ BEY olarak tanınıyordu. ALAİYE` nin günümüzdeki adı ALANYA` dır.

GAYBİ BEY, bir gün avlanırken önüne b,r geyik çıkmış. Tutmaya çalışmış. Geyik kaçmış. Sonunda geyiğe ok atmış. Geyik kaça kaça Abdal Musa Sultan Dergahı` na girmiş. GAYBİ BEY de avını izleyerek.Dergah` ın GAYIP kapısına girmiş. Dervişlere: `Benim avım buraya girdi. Avımı verin` demiş. Dervişler : `Pirimize soralım.İzin verirse içeriye girebilirsin` demişler. Abdal Musa Sultan izin veriyor. Karşısına gelen GAYBİ BEY` e :`Sen burda ne arıyorsun?` diye sorunca `Ben avımı istiyorum` diyor Gaybi Bey. Abdal Musa Sultan: `Avın senin olduğunu nerden bilelim?` deyince, Gaybi Bey: `Avımın ön tarafında okum saplı` der. Abdal Musa Sultan: `Peki okunu görsen tanırmısın?` diye sorunca; Gaybi Bey: `Tanırım, çünkü Alaiye Beyi` nin nişanı var. Bende onun oğluyum` cevabını verir.

Abdal Musa Sultan hırkasını kaldırıp oku SOL KOLTUĞUNDA saplı olarak gösterdikten sonra çekip çıkararak Gaybi Bey` e verince , Gaybi Bey abdal Sultan Musa`nın ayaklarına kapanır. `Ben burada kalmak istiyorum. Beni dergahına kabul et ` der.

Kim ne bilir bizi nice soydanız,
Ne zerrece ondan ne de sudanız.
Bizim zahmımıza merham bulunmaz
Biz kudret okundaki gizli yaydanız.

Oğlunun geri dönmediğini duyan Alaiye Beyi TEKKE BEYİ` ne `Oğlumu geri getirisen sana istediğin kadar para veririm` der. Teke beyi İSAK isimli adamını görevlendirir. İsak, Dergahın GAYIP KAPISI` nın önünde `Eğer Gaybi Beyi vermezseniz sizin için kötü olur` deyip edepsizce başka sözlerde söyler. Bu durum Abdal Musa Sultan` a keramet gücü ile malum olur. İsak` ın atı şahlanır. Son süratle koşmaya başlar. İsak paramparça olur.

Evliyaya eğri bakma gün ve mekan elindedir.
Mülke hükmü eren odur iki cihan elindedir.
Hak zatıyla sıfatıyla tecelli eyledi ona.
Varlığı Hak varlığıdır emri-süphan elindedir.

Haber Teke Beyi` ne ondan da Alaiye Beyi` ne ulaşınca aslerlerini toplayıp Tekke Köyü` nün üç kilometre güneyindeki ÇATALTEP` ye gelip, buraya ormandan odunlar taşıyıp Abdal Musa Sultan` ı YAKMAK için büyük bir ateş hazırlıyorlar. Abdal Musa Sultan durumu öğrenip , onlara doğru yürüyor. Abdal Musa Sultan yürüyüşe geçince dağlar, taşlar, kurtlar ve kuşlar hep birlikte yürüyüşe geçiyorlar.

Akdeniz yakası Aydın elleri
Kuşlar gelir bizim Abdal Musa`ya
Cemalin görünce yürüdü dağlar
Koçlar gelir bizim Abdal Musa` ya

Abdal Musa Sultan, Kayguszu Abdal Sultan ve diğer dervişleri ile SEMAH DÖNEREK ateşe giriyor. Onlar semah döndükçe ateş körelmeye başlayarak tamamen sönüyor.
Bütün evren semah döner
Aşkından güneşler yanar
Aslına ermektir hüner
Beş vakitle avunmayız

Abdal Musa Sultan` ın dervişleriyle ateşten sapasağlam çıktığını gören Teke Beyi `Hatalıyız. Bizi Affet ` deyip geri döner. Abdal Musa Sultan, Gaybi Beyi yanına çağırıp `Şimdiden sonra senin adın GAYBİ değil KAYGUSUZ` dur` der. Kaygusuz Abdal Sultan kırk yıl mürşidine hizmet ettikten sonra Mısır` a gider. Burada dört tane Kaygusuz Abdal Sultan Dergahı kurulur. Bu dergahların en önemlileri KASR-ÜL AYN ve CEBEL-İ MUKATTAM` dır.

Kaygusuz Abdal Sultan` nın eserleri: Divan, Dolapname, Gülistan, Yasname, Vücutname, Sarayname, Dilguşa, Maglataname, Gevhername, Mihbername, Budalaname, Kitab-ı Miglata, Risale-i Kaygusuz Abdal, Mesnevi-i Evvel, Mesnevi-i Sani ve Mesnevi-i Salis` tir.

Kaygusuz Abdal Sultan, Alevi Edebiyatı` nın ilk temsilcisi ve kurucusudur. Hem hece hem aruz vezni ile şiirler yazmıştır. Tam anlamı ile özgün ve kudretli bir ozandır. Alevi Edebiyatı` nın en özgün şiirleri Kaygusuz abdal Sultan` nın, en didaktik şiirleri Şah Hatayi` nin, en lirik şiirleri ise Pir Sultan`ındır. Şah Hayati` nin, şiirleri didaktiktir. İnancı samimi, kendisine güveni sarsılmaz derecede güçlü ve bu nedenle PROPAGANDA özlüdür.

Pir Sultan` nın şirileri ise lirizmin doruğudur. Başkaldırının lirik tezidir. Çoşkudur. İsyandır. Günümüzün deyişiyle BİLDİRİ niteliğindedir.

Kaygusuz Abdal Sultan`ın şiirleri ise sürrealisttir. Tekerleme tarzında bilinç altı dünyasını algılamalarıdır, dile getirlimesidir. Kaygusuz Abdal Sultan tam anlamıyla MARJİNAL` dir.Başlı başına bir ekoldür. Şiirlerinde ve düz yazılarında tasavvuf felsefesinde ince ve gizlidir. Ham sofuluğu ve yobazlığı nükteli bir şekilde taşlar. Şeriata karşı çıkar.
Son sözü Kaygusuz Abdal Sultan` a bırakıyorum:
Evliyadan gelen kelam okunan Kur`an değil mi?
Gerçek evliyanın sözü sure-i rahman değilmi?
Çün Hakk seni yarattığı zatına ayna tuttuğu
Tecelli-yi zat kıldığı suret-i insan değil mi?
******
Edepli ol can isen Hakk`ı bil insan isen
Müştak-Sultan isen var edep öğren edep
Edeptir aslı taat külli sıfat cümle zat
Varlığın edebe sat var edep öğren edep
******
Bu Adem dedikleri el ayakla baş değil
Adem manaya derler suret ile kaş değil
Gerçi et ve deridir cümlenin serveridir.
Hakk`ın kudret sırrıdır gayre bakmak hoş değil.
******

Dost senin yüzünden özge ben Kıble-i can bilmezem
Pirin hüsnünü severim ben gayri iman bilmezem
Bana derler ki şeytanı senin yolun azdırır.
Ben şu düzenbaz softalardan gayri şeytan bilmezem
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:44 am

Allah Tanrı Yaradan
Gel içegör cur'adan
Yar ile yar olagör
Çıksın ağyar aradan

Bekle gönül bostanın
Susığırı girmesin
Key sakın uçurursun
Kandili minareden

Fil yükün karıncaya
Yükletme çekebilmez
La'l ü gevher kıymetin
Umma seng-i hareden

Hacca vardım der isen
Kanda vardın hacca sen
Kılavuzsuz kuş uçmaz
Bunca dağ ü dereden

Hacca varan kişinin
Gönül yapmak işidir
Gönül Hakk'ın beytidir
Sakın sen emmareden

Sen özünü bil nesin
Hak sende sen kandesin
Hakk'ı bilmek dilersen
Geç ağ ile hareden

Dünya ahret demegil
Biliş ü yad demegil
Uzak savaşa düşme
Geç kuru sehhareden

Tıfıllayın dembedem
Dambu dumbu söyleme
Mansur'layın olursun
Bilmezsen müdareden

İnsan nur-ı kadimdir
Hasta değil hekimdir
Sen dahi insan isen
Anla bu esrareden

Aşık olan bu yolda
Can ile baş oynadır
Sen dahi aşık isen
Bakma gel kenareden

Sen insanı sorarsan
Hak'tan ayrı değildir
Sıfatı zat-ı mutlak
Hırkası çar pareden

Aklına akıl deme
Sözüne delil deme
Çünkü kurtaramazsın
Nefsini emmareden

Kaygusuz'un hüneri
Helva vü biryan yemek
Andan özge hüneri
Umma bu biçareden
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Allah Tanrı Yaradan
Gel içegör cur'adan
Yar ile yar olagör
Çıksın ağyar aradan

Bekle gönül bostanın
Susığırı girmesin
Key sakın uçurursun
Kandili minareden

Fil yükün karıncaya
Yükletme çekebilmez
La'l ü gevher kıymetin
Umma seng-i hareden

Hacca vardım der isen
Kanda vardın hacca sen
Kılavuzsuz kuş uçmaz
Bunca dağ ü dereden

Hacca varan kişinin
Gönül yapmak işidir
Gönül Hakk'ın beytidir
Sakın sen emmareden

Sen özünü bil nesin
Hak sende sen kandesin
Hakk'ı bilmek dilersen
Geç ağ ile hareden

Dünya ahret demegil
Biliş ü yad demegil
Uzak savaşa düşme
Geç kuru sehhareden

Tıfıllayın dembedem
Dambu dumbu söyleme
Mansur'layın olursun
Bilmezsen müdareden

İnsan nur-ı kadimdir
Hasta değil hekimdir
Sen dahi insan isen
Anla bu esrareden

Aşık olan bu yolda
Can ile baş oynadır
Sen dahi aşık isen
Bakma gel kenareden

Sen insanı sorarsan
Hak'tan ayrı değildir
Sıfatı zat-ı mutlak
Hırkası çar pareden

Aklına akıl deme
Sözüne delil deme
Çünkü kurtaramazsın
Nefsini emmareden

Kaygusuz'un hüneri
Helva vü biryan yemek
Andan özge hüneri
Umma bu biçareden
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Allah Tanrı Yaradan
Gel içegör cur'adan
Yar ile yar olagör
Çıksın ağyar aradan

Bekle gönül bostanın
Susığırı girmesin
Key sakın uçurursun
Kandili minareden

Fil yükün karıncaya
Yükletme çekebilmez
La'l ü gevher kıymetin
Umma seng-i hareden

Hacca vardım der isen
Kanda vardın hacca sen
Kılavuzsuz kuş uçmaz
Bunca dağ ü dereden

Hacca varan kişinin
Gönül yapmak işidir
Gönül Hakk'ın beytidir
Sakın sen emmareden

Sen özünü bil nesin
Hak sende sen kandesin
Hakk'ı bilmek dilersen
Geç ağ ile hareden

Dünya ahret demegil
Biliş ü yad demegil
Uzak savaşa düşme
Geç kuru sehhareden

Tıfıllayın dembedem
Dambu dumbu söyleme
Mansur'layın olursun
Bilmezsen müdareden

İnsan nur-ı kadimdir
Hasta değil hekimdir
Sen dahi insan isen
Anla bu esrareden

Aşık olan bu yolda
Can ile baş oynadır
Sen dahi aşık isen
Bakma gel kenareden

Sen insanı sorarsan
Hak'tan ayrı değildir
Sıfatı zat-ı mutlak
Hırkası çar pareden

Aklına akıl deme
Sözüne delil deme
Çünkü kurtaramazsın
Nefsini emmareden

Kaygusuz'un hüneri
Helva vü biryan yemek
Andan özge hüneri
Umma bu biçareden
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eksik Avradın Kötüsü Dizini Dikip Oturur

Eksik avradın kötüsü dizini dikip oturur
İşinin kolayın bulmaz yüzünü yıkıp oturur

Boğaza takmış akıkin aşına bulmaz kekiğin
Yeni donunun söküğün dizine takıp oturur

Ayağında meşin mesi kolunda gümüşün başı
Soyunmaya elbisesi taşraya bakıp oturur

Yata yata karnı şişer eşinin başında işer
Bitler kanatlanıp uçar sirkeye batıp oturur

Çocuklar oynar aşığı köpekler yutar bulaşığı
Karga da kapmış kaşığı havaya bakıp oturur

Başa bağlamış emiri rençberler sever demiri
Danalar yemiş hamırı tekneye bakıp oturur

Kaygusuz aydır atılmaz pazara çeksen satılmaz
Soyunup koyna yatılmaz bir manda çöküp oturur
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:46 am

Kaygusuz'un Bir Sözü Var,Abdal Musa Söyler Gayri,
Elinde Bir Hüneri Var,Abdal Musa Eyler Gayri,

Ayıda bir Günüde Bir,Abdal Musa Verir Gayri,
Anıda bir Demide Bir,Abdal Musa Sever Gayri,

Okuda Var Ceylanıda,Abdal Musa Görür Gayri,
Oku Atmaz Sever Şahı,Abdal Musa Diye Gayri,

Dermani De Kaygusuz'a, Meyletti Aşklan gayri,
Kaygusuz'un Eteğinde,Abdal Musa YAzar Gayri
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kim ne bilür bizi nice soydanuz
Ne zerre ottan ne hod sudanuz

Bizim meftunumuz marifet söyler
Biz Horasan mülkündeki baydanuz

Yedi deniz bizim keşkülümüzde
Hacem umman ise biz de göldenüz

Hızır İlyas bizim yoldaşımızdır
Ne zerrece Günden ne de Aydanuz

Yedi tamu bize nevbehar oldu
Sekiz uçmak içindeki köydenüz

Bizim zahmımıza merhem bulunmaz
Biz kudret okuna gizli yaydanuz

Turda Musa durup münacat eyler
Neslimizi sorarsanız ''Hoy'' danuz

Ali geldi adım bahane
Güvercin donunda kondum cihana

Abdal Musa oldum geldim zemana
Arif anlar bizi nice sırdanuz.


Horasan'dan Rum'a zuhur eyleyen
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi
Binip cansız duvarları yürüten
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Doksan altı bin Horasan Pirleri
Elli yedi bin de Rum erenleri
Cümlesinin servirazı serveri
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Balım Sultan arkadaşı, yoldaşı
Kızıldeli Sultan dürür hem eşi
Abdal Musa Sultan dersen ne kişi
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Beylerimiz Elvan Gülün Üstüne

Beylerimiz elvan gülün üstüne
Ağlar gelür şahım Abdal Musa’ya
Urum Abdalları postun eğnine
Bağlar gelür şahım Abdal Musa’ya

Urum Abdalları gelir dost deyü
Eğnimize aba hırka post deyü
Hastaları gelir derman isteyü
Sağlar gelür şahım Abdal Musa’ya

Hind’den bazerganlar gelir yayınur
Pişer lokmaları açlar doyunur
Aşıklar gelir bunda soyunur
Erler gelür şahım Abdal Musa’ya

Her matem ayında kanlar saçarlar
Uyandırıb Hak çerağın yakarlar
Demine Hu deyüb gülbang çekerler
Nurlar gelür şahım Abdal Musa’ya

Meydanında dara durmuş gerçekler
Çalınur koç kurbanlara bıçaklar
Döğülür kudüm açılır sancaklar
Tuğlar gelür şahım Abdal Musa’ya

İkrarıdır koç yiğidin yuları
Muannidi çeksem gelmez ileri
Akpınar’ın Yeşilgöl’ün suları
Çağlar gelür şahım Abdal Musa’ya

Ali’m zülfikarın almış destine
Sallar durmaz Yezidler’in kastine
Tümen tümen Genç Ali’nin üstüne
Sırlar gelür şahım Abdal Musa’ya

Benim bir isteğim vardır Kerim’den
Münkir bilmez evliyanın halinden
Kaygusuz’um ayrı düştüm pirimden
Ağlar gelür şahım Abdal Musa’yaKaygusuz Abdal
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kazak Avrat

Hey erenler hey gaziler
Avrat bizi döğeyazdı
Çekti sakalım kopardı
Bıyığımı yolayazdı

Kalkıp direğin kapınca
Kaçamadım sapınca
Aç karnıma deyince
Bağırsağım dökeyazdı

Aldık avradın hasını
Çektik değneğin yasını
Başımda kırdı su tasını
Kafacağızım kırayazdı

Baltanın sapını kaptı
Kağnının küpünü söktü
Silkindi üstüme çıktı
Kemiklerim kırayazdı

Avrat sormadı suçumu
Çekti kopardı saçımı
Kırdı eyemin ucunu
Yine bizi döğeyazdı

Avrat oldu bize vezir
Bizi etti köye kizir
Gâhi tuz ister gâh bezir
İnek edip sağayazdı

KAYGUSUZ’um der ki nidem
Başım alam nere gidem
Ben bu avradı ne edem
Bizi köyden kovayazdı
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yamru yumru söylerim
Her sözüm kelek gibi
Ben avare gezerim
Sahrada leylek gibi

İşim kalp sözüm yalan
Ben değil adım filan
Bu halk insana derim
Sözümü gerçek gibi

Aşk kuşları derilse
Aşktan dane verilse
Usulüm toya benzer
Avazım ördek gibi

Terketmedim benliği
Bilmedim insanlığı
Suretim adem veli
Her huyum eşek gibi

Arifler sohbetinde
Marifet söyleseler
Ben de hemen düşünmem
Ürerim köpek gibi

Gerçi Hakk'ın halkıyım
Marifetsiz aylakım
Arifler sohbetinden
Kaçarım ürkek gibi

Bu marifet ilminden
Haberim yok cahilim
Benden mana sorsalar
Sözlerim sürçek gibi

Aşıklar can içinde
Aşikar gördü Hakk'ı
İşitmenin manası
Olmıya görmek gibi

Miskin Saryı kıydın
Kul oldun sen nefsinde
Senin hırs ü hevesin
Tuttu seni fak gibi

Kaygusuz Abdal
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:48 am

Kaplu kaplu bağalar
Kanatlanmış uçmağa
Kertenkele derilmiş
Diler Kırım geçmeğe

Kelebek ok yay almış
Ava şikara çıkmış
Tonuzları korkudur
Ayuları kaçmağa

Kazzaza balta koydum
Çervişin deremezem
Çuval çayırda gezer
Seğirdüben kaçmağa

Ergene'nin köprüsü
Susuzluktan bunalmış
Edirne minaresi
Eğilmiş su içmeğe

Allahımın dağında
Üçbin balık kışlamış
Susuzluktan bunalmış
Kanlı ister göçmeğe

Leylek koduk doğurmuş
Ovada zurna çalar
Balık kavağa çıkmış
Söğüt dalın biçmeğe

Kelebek buğday ekmiş
Manisa ovasına
Sivrisinek derilmiş
Irgad olup biçmeğe

Bir sinek bir devenin
Çekmiş budun koparmış
Salınıban seğirdir
Bir yar ister koçmağa

Bir aksacık karınca
Kırk batman tuz yüklemiş
Gah yorgalar gah seker
Şehre gider satmağa

Tonuz düğün eğlemiş
Ayuya kızın vermiş
Maymun sındı getirmiş
Kaftan gönlek biçmeğe

Deve hamama girmiş
Dana dellaklik eder
Susığırı natır olmuş
Nöbet ister çıkmağa

Kaygusuz'un sözleri
Hindistan'ın kozları
Bunca yalan söyledin
Girer misin uçmağa

Kaygusuz Abdal
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evliyâdan gelen kelam
Okunan Kur�an değil mi
Gerçek Veli�nin sözleri
Sûre-i Rahman değil mi

Çün seni Hak yarattığı
Kendine mir�at ettiği
Tecelli-i zât ettiği
Sûret-i insan değil mi

Hak haberin dinleyene
Candan kabul eyleyene
Hak�kı bilip anlayana
Sözümüz bürhan değil mi

Gerçek elini tutmayan
Gönlün ana berk etmeyen
Hak�kı bâtılı seçmeyen
Câhil-ü nâdan değil mi

Ey KAYGUSUZ hâlin n�ola
Gitmez isen doğru yola
Hak kerem etse bir kula
Hakikat âyan değil mi

KAYGUSUZ ABDAL
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Maksut cihâna gelmekten
Kişi Rab�bin bilmek imiş
Rab�bini bilmekten murat
Evliyâsın bulmak imiş

Anın ile olur devlet
Anı beyan kılar âyet
Hak�ka yalvarmaktan murat
Gerçeğe yol varmak imiş

Bulmak değil imiş bilmek
Bilmek değil imiş bulmak
Evliyâya gönül vermek
Rengine boyanmak imiş

Onlar durur Hak�kı bilen
Gayrısı yalandır yalan
Dervişlikte murat olan
Külliyen yok olmak imiş

KAYGUSUZ aşk pervânesi
Oldu Hak�kın divânesi
Ehli aşkın sermâyesi
Aşk od�una yanmak imiş

Kaygusuz ABDAL
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dokuz felek bizim sayvanımızdır
Yedi kat yeryüzü seyranımızdır

Zira insan suretidir tonumuz
Kamu alem bizim hayranımızdır

Hakikat ol kadim sultan ki derler
Biz ona vücuduz ki canımızdır

Daim bu surete gelmeyi varmak
Yolumuzdur daim mihmanımızdır

Gözün aç bak bu vücut sadefinde
Kıymetli gevherüz Hâk kanımızdır

Senin hayale düştüğün ey münkir
Bizim bu suret-i imanımızdır

Bize bu saadet Hâktan erişti
Zira biz kuluz o sultanımızdır

Âşıklarız baş oynarız bu yolda
Hâk’ı inkar eden düşmanımızdır

Var ey münkir nice anlarsan anla
Severiz ışık bizim imanımızdır

Ser-âgâz eyle çağır el Sarayi
De ki bu ışık bizim imanımızdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
Kaygusuz Abdal
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: ALEVİLİK :: ALEVİLİĞİN TEMELİ :: OZANLARIMIZ-
Buraya geçin: