Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 PİR SULTAN ABDAL

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: PİR SULTAN ABDAL   Salı Mart 24, 2009 1:25 am

Pîr Sultan Abdal'in yasami üzerine, yazili kaynaklarda pek bilgi yoktur. Dogum ölüm yillari bile bilinmiyor. Yasami üzerine bilgiler, genellikle, kendi siirlerinden, halk söylentilerinden, kusaktan kusaga anlatilagelen menkibelerden, bir de yakinlarinin ya da baska ozanlarin onu anlatan siirlerinden çikarilir.

Gene de bu yollardan epeyce bilgi edinilmistir, çünkü Pîr Sultan, baglandigi tarikatin din anlayisini, dünya görüsünü yansitmakta ya da derinlestirmek için soyut siirler yazan bir sanatçi degildir, dogrudan dogruya basindan geçenleri, kavgasini, özlemlerini, katlandigi acilari, yasaminin türlü yönlerini yansitan somut siirler yazmistir.

Siirlerden, halk söylentilerinden çikarilan bilgilere göre, Pîr Sultan Sivas'in Yildizeli ilçesinin Çirçir Bucagina bagli Banaz köyünde dogmustur. Yildizdagi eteklerinde, Çirçir'a kirk sekiz kilometre uzaklikta, denizden bin yedi yüz metre yüksekte, çogu tek katli kerpiç evleri, soguktan korunmak için yari yariyariya topraga gömülü bir köy...

Banaz'da bugün de Pîr Sultan'in oldugu söylenen bir ev, önünde sairin yasadigi dönemden kaldigina inanilan bir sögüt agaci, agacin altinda, asâsinin ucuna takip Horasan'dan getirildigine inanilan bir degirmen tasi vardir. Pîr Sultan yaz aylarinin güzel havalarinda bu tasin üstüne oturup karisiyla sohbet edermis. Köylüler bu evi, agaci, tasi kutsal sayarlar.

Kizinin yaktigi agitta uzun boyluluguna, biçimliligine deginilen sairin asil adi, siirlerinde belirttigine göre, Haydar'dir. Bir yerde soyunun Yemen'li oldugunu, bir yerde Peygamber'in öz torunu oldugunu söyler, bir yerde de Imam Zeynel-Âbidin'den "Zeynel dedem" diye söz eder. Uzmanlara göre, Pîr Sultan'in bu sözleri söylemesinin nedeni halk üzerindeki etkisini arttirmak içindir. Muhammed peygamber soyundan geldiklerini, "seyyid"liklerini ileri sürmek tarikat ululari arasinda bir gelenektir. Genel kani, sairin Iran'in dogusundaki Türk yurdu Horasan'dan, önce Iran Azerbeycani'ndaki Hoy kasabasina, oradan da Anadolu'ya göçüp Sivas'a yerlesen bir Türkmen soyundan geldigi yolundadir.

Çocuklugu çobanlikla geçen Pîr Sultan'in okuma yazma bildigi anlasiliyor, ama bilgin bir kisi oldugu söylenemez. Tekke egitimi çerçevesinde kalmistir. Halifeler tarihini, peygamber menkibelerini, evliya menkibelerini, tarikat kurallarini, Yunus Emre'yi, Hatâyî'yi bilir. Bunlar disinda, çaginin bilimleriyle ilgilenmedigi gibi, divan edebiyati ile de ilgilenmemistir. Siirlerinde Yunan mitolojisinin, Iran mitolojisinin izleri pek yoktur. Ayrica, genel olarak bütün tarikatlarin kaynaklandigi Tasavvuf felsefesinin yüksek konularina da girmez.

Söylentiye göre, Pîr Sultan'in üç oglu, bir kizi varmis. ogullarindan Seyyit Ali Banaz köyünün üst yanindaki çam korusunda,Pîr Muhammed Tokat'in Daduk Köyünde, Er Gaib de Dersim'de gömülüymüsler. Adi Sanem olan kizinin Pîr Sultan asildigi zaman söyledigi agit çok ünlüdür. Bazi uzmanlar bu agiti Sanem'in agzindan bir tarikat ozaninin yazmis olabilecegini belirtirler. Pîr Muhammmed ise babasi gibi sairdir. Delikanli iken attan düserek öldügü, Pîr Sultan'in "Allah verdigini almaz dediler / Bana verdigini aldi n'eyleyim" derken bu olaya degindigi söylenir. Siirlerinden uzun yasadigi, çok çocugu bulundugu açikça anlasilan sairin, sagliginda iki ogul acisi görmüs oldugunu ileri sürenler de vardir.

Pîr Sultan Alevî-Bektasî tarikatindandir. Tarikata girme arkadasi, yani musaibi, Ali Baba'dir. Baglandigi tekkenin pîri ise, Ahmet Yesevî'nin Anadolu'ya gönderdigi dervislerden Koyun Babanin tekkesinde, Bektasîligin kurucusu Haci Bektas Veli'nin tekkesinde posta oturmus, yani en üst makamlara getirilmis Seyh Hasan'dir.

Pîr Sultan, baglandigi tarikatça yalniz dinsel önder degil, devlet baskani olarak da görülen Iran Sahlari adina, Anadolu halkini Osmanlilar'a karsi kiskirttigi,ayaklanmaya çagirdigi, belki de bir aayaklanmaya öncülük ettigi için, Sivas Valisi Hizir Pasa'nin emriyle tutuklanmis, yolundan dönmeyecegi anlasilinca da asilmistir.

Söylentiye göre, asildigi yer Sivas'da eskiden Keçibulan adini tasiyan, sonra uzun süre Daragaci diye anilan, simdi ise Kepçeli denilen yerdir. Bugün Sanayi Çarsisi'nin karsisinda Mal Pazari olarak kullanilan bu alanin Gazhane bitisiginde, sira sögütlerin bitiminde bulunan, boyu bes metre, eni bir metreden fazla, bakimsiz toprak yigini onun mezaridir. Üstündeki moloz taslar, asilmasi sirasinda Hizir Pasa'nin emriyle halkin attigi taslardir.

Mezarinin, bir menkibeye göre Erdebil'de, Bektasî gelenegine göre de Merzifon'da oldugu söylenir. Daha baska söylentiler de vardir, ama gerçege en yakin görünen söylenti asildigi yere gömüldügü, yakinlarinin, tarikat erlerinin, hükümet baskisi yüzünden ölüsünü alip köyüne bile götüremedikleridir.

Siirlerinden, halk söylentilerinden çikarilan bu daginik bilgileri degerlendirebilmek için, önce, Pîr Sultan'in ne zaman yasadigini saptamak gerekir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: NE ZAMAN YAŞADIĞI   Salı Mart 24, 2009 1:34 am

NE ZAMAN YASADIGI

Uzmanlar "Yürüyüs eyledi Urum üstüne" diye baslayan siirindeki sözlerine bakarak, Pîr Sultan Abdal'in Sah Tahmasb zamaninda yasadigini söylüyorlar. Bu siirinde söyle sözler var:

Aslini sorarsan Sah'in ogludur
(...)
Koca Haydar Sah-i cihan torunu
Ali nesli güzel imam geliyor

"Koca Haydar Sah-i cihan" diye anilan, Sah Ismail'in babasi Seyh Haydar'dir. "Sah" diye anilan ise, Akkoyunlu Devleti'ni yikip Safevîogullari Devleti'ni kurarak Sîî mezhebi baskanligi ile devlet baskanligini birlestiren, Sah Ismail'in kendisidir. Seyh Haydar'in torunu, Sah Ismail'in oglu da Sah Tahmasb'dir.

Sah Tahmasb'in saltanat döneminin (1524-1578) büyük bir bölümü, Kanunî Sultan Süleyman'in saltanat dönemine (1520-1566) rastlar. Bu iki hükümdar geçmisteki aci olaylar yüzünden, uzun süre ülkeleri arasinda barisi saglayamamislar, Iranlilar ile Osmanlilar, 1534'den 1554'e kadar, tam yirmi yili anlasmazliklar, çatismalar, savaslarla geçirmislerdir. Kanunî Sultan Süleyman 1534'de yaptigi dogu seferinde, Iranlilar'in elinde bulunan Bagdat'i Osmanli topraklarina katmis, Sah Tahmasb 1548'de Anadolu'ya girerek Kemah'a kadar ilerlemis, 1552'de Ercis, Ahlat kalelerini geri almistir.

Pîr Sultan'in siirlerindeki olaylarin Sah Tahmasb dönemindeki olaylara uymasi, daha sonraki Iran sahlarinin Anadolu üzerine "yürüyüs eylemis" olmalari, bazi uzmanlarin kesin konusmalarina, sairin bu dönemde yasadigindan süphe edilemeyecegini söylemelerine yol açar.

Oysa bu dönemde Sivas'da valilik etmis bir Hizir Pasa yok, ama 1552'de Köstendil, 1554'de Sam, 1560'da Bagdat beylerbeyliklerinde bulunmus bir Hizir Pasa var. Uzmanlar 1567'de ölen bu Hizir Pasa'nin, Bagdat'a giderken, Sivas'a ugrayip oradaki ayaklanmayi bastirmis olabilecegini söylüyor. Bu görüs dogruysa, Pîr Sultan 1560'da asilmis demektir.

Pîr Sultan'in dili on altinci yüzyilin ikinci yarisinin dilidir, diyen bazi uzmanlar ise sairin 1560'da asilmis olabilecegini kabul etmiyorlar. Onlar halk söylentisini degerlendirerek baska bir yoldan gidiyor, Sivas'da valilik etmis Hizir Pasa'yi ariyorlar.

Sofi Aziz Mahmut Hüdâyi Efendi'nin I. Ahmed'e yazdigi bir mektupta, Alevîler ile Seyh Bedreddin'e bagli olanlari iyi taniyan, onlarla ugrasmasinin bilen bir Hizir Pasa'dan söz ediliyor. Belgenin ilgili bulundugu dönemde ise iki Hizir Pasa yasamis. Birinin özellikleri söyle:

Deli Hizir Pasa, Van Beylerbeyi (1582), Kars Beylerbeyi olarak Iran seferine katilma (1587), Erzurum Beylerbeyi (1588), Sivas Valisi (1588), Diyarbakir Valisi (1589), gene Sivas Valisi (1590), Tuna Muhafizi (1602), Budin Muhafizi (1605), ölümü (1607).

Deli diye anilmasi gözü pek, acimasiz bir kimse oldugunu gösteriyor. Ayrica Iran seferine katilmis, yani Safevîlere karsi savasmis. Safevî yanlisi Alevîlere düsmanlik besleyebilir. Iki kere Sivas'a vali gönderilmis, ikincisinde oldukça uzun kalmis. Alevîleri iyi tanidigi, onlarla ugrasmasini bildigi anlasiliyor.

Pîr Sultan'i astiranin Sivas Valisi Deli Hizir Pasa oldugunu söyleyen uzmanlarin görüsü dogruysa, sairin ölümü 1588'de, ya da 1590'dan sonradir.

Gene uzmanlara göre, Pîr Sultan 1534'de Bagdat'in Osmanlilar'a geçisi üzerine, Iran Sahina,

Güzel Sah'im çok yerlerden görünür
Asli nedir niye verdin Bagdat'i

diye siir yazmistir. 1534 ile 1590 arasinda 56 yil var. Pîr Sultan bu siiri yazdiginda, diyelim 20 yasindaysa, 76 yasinda ölmüs olur.

Böyle uzun bir ömür sürdügü kabul edilirse, uzmanlar arasindaki görüs ayriliklari da sona erebilir. Çünkü bu uzun ömre hem Pîr Sultan'in siirlerindeki olaylara uygun düsen Sah Tahmasb dönemi, hem de Deli Hizir Pasa sigdirilabiliyor.

Gene de bazi durumlarin açiklanmasi kolay degil. Örnekse, Pîr Sultan'in siirlerinde bir Alevî ayaklanmasindan söz ediliyor, oysa Deli Hizir Pasa döneminde Sivas'da böyle bir ayaklanma olmamis.

Uzmanlar arasindaki görüs ayriliklarinin ötesinde, kesin olan sudur: Pîr Sultan abdal on altinci yüzyilda Anadolu'da, Sivas yöresinde yasadi.

MEMET FUAT
Pîr Sultan Abdal
Yasami Sanatçi Kisiligi Yapitlari
DE Yayinevi 1977
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: PİR SULTAN ABDAL VE İMAN   Salı Mart 24, 2009 1:45 am

Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu
Ali’ M Ne Yatarsın Günlerin Geldi
Korular Kalmadı Kara Yurt Oldu
Ali’m Ne Yatarsın Günlerim Geldi

Sancak Gele Gele Kazova’ Ya Dikile
Münafık Başına Taşlar Döküle
Mümin Olan Da Hakka Çakile
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Kızılırmak Gibi Bendinden Boşan
Hama’ Dan Mardin’ Den Sivas’ A Döşen
Düldül Eğerlendi Zülfikar Kuşan
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Sene Tekmil Olduğunu Bildiler
Yezit Münafık Gömleğin Giydiler
Kasdeyleyüb İmamlara Kıydılar
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi

Abdal Pir Sultan’ Im Bu Sözüm Haktır
Vallahi Sözümün Hatası Yoktur
Şimdiki Sofunun Yezidi Çoktur
Ali’ m Ne Yatarsın Günlerin Geldi
-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Ali'nin Düldül'ün Bin De Göreyim

Ali'm gelir diye karşı giderler
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Bindiği Düldül'ün mehdin ederler
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim

Ayağına altın nallar çaktırmış
Gözlerine yeşil sürme çektirmiş
Üzengisin cevahirden yaptırmış
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim

Kuduretten gem vurulmuş başına
Lezzet vermiş dudağına dişine
Bir nur doğmuş eğerinin kaşına
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim

Üstüne binersen yükseğe basar
Bir dizgin eylesen yel gibi eser
Nice kafirlerin kellesin keser
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim

Pir Sultan Abdal'ım dengi bulunmaz
Bin konaklık yere gitse yorulmaz
Kısmet olsa havalarda görünmez
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bana Medet Senden Olur

Bana medet senden olur efendim
Aşılmaz dağların dost ardında kaldım
Eller dosta doğru çeker göçünü
Elsiz viranede çöllerde kaldım

Sana derim sana ey kaşı kare
Artıyor eksilmez dost sinemde yare
Bir aşinam yok ki halımı sora
Yalanlı dolanlı dillerde kaldım

Sabahtan sabahtan semah tutarım
Dosta kadar gider oy benim katarım
Baykuş gibi viranede öterim
Gel gör ne perişan hallerde kaldım

Pir Sultan Abdalım ben de gülmedim
Aradım derdime dost derman bulmadım
Yol nereden gelir gider bilmedim
Kesildi kervanım bellerde kaldım
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Benden Selam Söyle O Güzel Şaha

Benden selam söyle o güzel şaha
Kurduğu yollara gitmiyor talip
Herkes kendisine bir yol sürüyor
Mürşit buyruğunu tutmuyor talip

İçeri girilen ikrar hak diyor
Dışarı çıkılan ikrar yok diyor
Senden gayrı bana mürşit çok diyor
Verdiği ikrardan dönüyor talip

Yolum uğrar ise söylerim sözün
Varsın doğru yola gitmesin talip
Sen mürşitlik hakkın ifa eylersen
Günahı boynuna tutmasın talip

Pir Sultan Abdal'ım ben bir biçare
Boynunu de eğip durmuyor dara
Gönüle de düştü bir sınık yara
İnliye inliye geliyor talip
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir Kişi Özünde İkilik Olsa

Bir kişi özünde ikilik olsa
Hakk'ın didarını görmez billahi
Hor bakarsa evliyanın yoluna
Eli bir gerçeğe ermez billahi

Cihanı seyahat edip gezerse
Doksan bin kelamı okur yazarsa
Bir mümin yezide kuşak çözerse
Derdine dermanı bulmaz billahi

Eli ile komadığın alırsa
Yalan söyler Hakk'a asi olursa
Tövbe etmez günah gümrah olursa
Cehennem oduna yanar billahi

Bir mümin yezide kızını verse
Anası babası ilayık görse
Yüz bin kere başı secdeye varsa
Hak da günahından geçmez billahi

Bir mümin yezidin yüzüne baksa
Gayet gökçek olsa şol meyli aksa
Ol müslim bacıdan zürriyet doğsa
Arsız meydanında kalır billahi

Pir Sultan'ım der ki Hakk'ın emrini
Koyuverse bir kişi avradını
Mümin olan bilir bunun dadını
Yedi başlı hınzır olur billahi
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Biri Sabır Biri Şükür Bir Dua

Muhammed'in üç beni var yüzünde
Biri sabır biri şükür bir dua
Kudret ile yanar anın çırağı
Biri sabır biri şükür bir dua

Şükür imiş her işleri bitiren
Mümin kulu rahmetine yetiren
Sabır imiş şu dünyayı götüren
Biri sabır biri şükür bir dua

Sabır imiş şu dünyanın temeli
Verdiği nasibe şükür demeli
İsteyen kullara hayır ameli
Biri sabır biri şükür bir dua

Sabr edelim gönül ne gelir elden
Sabırlı kulunu sevmez mi sultan
Yusuf'u kurtardı kuyudan gölden
Biri sabır biri şükür bir dua

Pir Sultan Abdal'ım gönlüme giren
Suçluyu suçsuzu bakmadan gören
İsteyen kulların muradın veren
Biri sabır biri şükür bir dua
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fetva Vermiş Koca Başlı Kör Kadı

Fetva vermiş koca başlı kör kadı
Şah diyenin dilin keseyim deyü
Satır yaptırmış Allah'ın laneti
Ali'yi seveni keseyim deyü

Şen kulların örüğünü uzatmış
Müminlerin baharını güz etmiş
On ikiler bir arada söz etmiş
Aşıkların yayın yaşayım deyü

Hakk'ı seven aşık geçmez mi candan
Korkarım Allah'tan korkum yok senden
Ferman almış Hıdır Paşa sultandan
Pir Sultan Abdal'ı asayım deyü
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gel Ey Zahit

Gel ey zahit bizim ile çekişme
Hakk'ın yarattığı kul bana neyler
Kendi kalbin arıt bize ilişme
Bendeki küfr sendek'imana neyler

Zahit sen bu sırra erem mi dersin
Erenler halinden bilem mi dersin
Mescit hak meyhane haram mı dersin
Hak olan mescide meyhane neyler

Zahit sen bu yola diken ekersin
Hatıra dokunur gönül yıkarsın
Yüküm vardır deyü zahmet çekersin
Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler

Sekiz derler şol Cennet'in kapısı
Hakk'a doğru açılırmış hepisi
Korkusun çektiğin Sırat köprüsü
Onu doğru geçen insana neyler

Pir Sultan Abdal'ım er haksın er hak
Münkir olanlardan ıraksın ırak
Kurdun işi namert lokmasın yemek
Hak için adanan kurbana neyler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 1:54 am

Ali'nin Sırrına Erebilirsen

Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur
Ak üstünde kara seçebilirsen
Gönülden itikat söyleyen dildir
Ali'nin sırrına erebilirsen

Erenler der seni ceme katarlar
Kötü amellerin taşra atarlar
Bir gün yularından tutup çekerler
Çektikleri yere varabilirsen

Erenler seni de ceme götürür
Kalmış işlerini anda bitirir
Gördüm Hak evinde mihman oturur
Mihmanın gözüyle görebilirsen

Aslı mervan olan ummana dalmaz
Küfre meyledende aşıklık olmaz
Müminin suali ahrete kalmaz
Dünyada cevabın verebilirsen

Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur
Dört kapıdan sana daim gel olur
Dünyadan ahrete doğru yol olur
Verdiğin ikrarda durabilirsen
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ayrılmam Katardan

Şah'a giden ben bir bezirgan gördüm
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Hemen tutmuş hakikatın yolunu
Ayrılmam katardan ben şimden geri

Bezirgan yükünü nereden tutmuş
Ona hizmet eden dergaha yetmiş
Sevdiğim sılada bir oda tutmuş
Ayrılmam katardan ben şimden geri

Bezirganın yükü la'l ile gevher
Ana kar mı kılar harami dafer
Bezirganlar başı ol Cafer
Ayrılmam katardan ben şimden geri

Bezirganın yükü nereye gider
Uğramaz Sırat'a Mirac'a gider
Bezirgan başıdır Şah Gani Haydar
Ayrılmam katardan ben şimden geri

Bezirganın yükü ilm-i hamail
Doğru işleyene Hak ola kail
Bezirgan başıdır ahir Cebrail
Ayrılmam katardan ben şimden geri

Deryalar bekçisi dağlara nazır
Her nerde çağırsan orada hazır
Bezirgan başıdır Boz Atlı Hızır
Ayrılmam katardan ben şimden geri

Pir Sultan Abdal'ım aşıkı çoklar
Hiç kardaş bulmamış kend'özün yoklar
Korktuğumuz yerden Yaradan saklar
Ayrılmam katardan ben şimdi
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Beni İmam Hüseyin'e Gönderin

Yükletin barhanem develer ile
Beni İmam Hüseyin'e gönderin
Yoldaş olup gitmen iller ile
Beni İmam Hüseyin'e gönderin

Şu illerin çektiği perde
Beni sen düşürdün onulmaz derde
Karar alıp duramıyom bir yerde
Beni İmam Hüseyin'e gönderin

Benim ne davam var şu iller ile
Benim davam Hak ehli kullar ile
Kerbela'ya giden abdallar ile
Beni İmam Hüseyin'e gönderin

Kutlu günler doğup doğup aşmadan
Ceset farıyıp da akıl şaşmadan
Dağları kar alıp kırcı düşmeden
Beni İmam Hüseyin'e gönderin

Pir Sultan Abdal'ım bir hava ile
Arşa çıkardılar bin dava ile
Kanber'in güttüğü boz deve ile
Beni İmam Hüseyin'e gönderin
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Duysun Canlar Deyi Bizi Asarlar

Yeşil başlı ördek göllere uçtu
Duysun canlar deyi bizi asarlar
Bir taş oynamasın yerli yerinden
Duysun canlar deyi bizi asarlar

Çıkardılar ağ bedenden atmaya
Şimdi indirdiler yine dahmeye
Kanrıldım çevrildim baktım zahmaya
Duysun canlar deyi bizi asarlar

Varlığın çevresi dopdolu incir
Severim demeye canım zarıncır
Elimde kelepçe boynumda zincir
Duysun canlar deyi bizi asarlar

İlimi sorarsan köyümdür Banaz
Dilerim onmasın ol karılı Sivas
Bir ben ölmeyinen alem yıkılmaz
Duysun canlar deyi bizi asarlar

Pir Sultan Abdal'ım kaddim büküldü
Gözümün gevheri yere döküldü
Kendir kement boğazıma takıldı
Duysun canlar deyi bizi asarlar
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Erler Himmet Edin

Banaz'dan sürdüler bizi Sivas'a
Erler himmet edin ben gidiyorum
Garipçe canıma kıldılar cefa
Erler himmet edin ben gidiyorum

Gidi kafir gelir dedim imana
Kuzular ağlıyor hem yana yana
Getirip de haps ettiler zindana
Erler himmet edin ben gidiyorum

Gidi dideceğim yoldan kalmadı
Güzel Şah'a gelir dedim gelmedi
Pirimizden bize himmet olmadı
Erler himmet edin ben gidiyorum

Urganım çekildi sığındım dara
Üstüme döküldü ağ ile kara
Muhbirim üstünde çıralar yara
Erler himmet edin ben gidiyorum

Pir Sultan Abdal'ım kolum büküldü
Aktı gözüm yaşı yere döküldü
Ahir urgan boğazıma takıldı
Erler himmet edin ben gidiyor
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şah-ı Merdan

Şah-ı Merdan Ali kurdu bu yolu
Hazret-i Fatıma cihanın gülü
Evvel Seyyit Ali aldı yürüdü
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli

Tanrıdağ koruna çökmüş oturur
Yıldızları ayağına getirir
Bir avuç toprakla hudut geçirir
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli

Pirim etini kendi defn eyledi
Çaldı taşı pare pare eyledi
Pirim Ali bu kelamı söyledi
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli

Gör pirim küffara n'etti n'eyledi
Şehir horozuna dua eyledi
Sarı Kız'ı iki pare eyledi
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli

Pir Sultan'ım Haydar sancak getirir
Zemheride gonca güller bitirir
Kalenin altını üstüne getirir
Urum'u feth eden Şah Kızıl Deli
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tövbe Günahıma Estağfurullah

Hatalar eyledim noksandır işim
Tövbe günahıma estağfurullah
Muhammet Ali'ye bağlıdır başım
Tövbe günahıma estağfurullah

Şah Hasan Hüseyin balkır nur ise
İmam Zeynel sır içinde sır ise
Özümüzde benlik kibir var ise
Tövbe günahıma estağfurullah

Muhammet Bakır'ın izinden çıkmam
Şah İmam Cafer'den gayrıya bakmam
Hatıra değip de gönüller yıkmam
Tövbe günahıma estağfurullah

Musa-yı Kazım'a daim niyazım
Ali Irıza'ya bağlıdır özüm
Eksiklik noksanlık hep kusur bizim
Tövbe günahıma estağfurullah

Taki ile Naki benziyor aya
On'ki İmam kusurlara kalmaya
Ettiğimiz kötü işler bed-huya
Tövbe günahıma estağfurullah

Hasan Askeri'nin gülleri bite
Mehdi gönlümüzün gamını ata
Söylenen yalana kova gıybete
Tövbe günahıma estağfurullah

Pir Sultan Abdal'ım Bağdat Basıra
Böyle güne kaldık böyle asıra
Sen keremkanısın kalma kusura
Tövbe günahıma estağfurullah
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Gel Koyun Meleme Vazgel Kuzudan   Salı Mart 24, 2009 1:58 am

Sabah olur koyun kuşluğa gelir
Her koyun arar da kuzusun bulur
Ağca koyun meler arada kalır
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Ağca koyun koyunların beyidir
Ak kuzu da yüreğimin yağıdır
Anın gideceği Yıldız Dağı’dır
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Kuzusunu taşıdım bahar çağında
Otlattım gezdirdim Yıldız Dağında
Gülümü soldurma gönül bağında
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Koyun meler kuzusunun adı yok
Sıra sıra güleklerin südü yok
Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Ağca koyun sana botcak takayım
Döne döne gelişine bakayım
Senin için dağı taşı yıkayım,
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Koyun sen şurada kuzlamadın mı
Sağını solunu gözlemedin mi
Aç kurt gelir diye gizlemedin mi
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Çay aşağı gider bir kurdun izi
Kurt ağzında gördüm bir emlik kuzu
Mevlâyı seversen ağlatma bizi
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Korkar idim şu dağların kurdundan
Koyun geldi kuzu gelmez ardından
Ben de yandım bu ananın derdinden
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Bu alnımın alnımın kara yazısı
Nerde kaldı ağ koyunun kuzusu
Dertli yüreğimin dinmez sızısı
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Bu dağların sümbülleri bitmesin
Yücesinde yavru şahin ötmesin
Seni incitenler Hakk’a yetmesin
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Koyun seni yaylalarda güdeyim
Alıp seni eliminen yedeyim
Kuzun öldü ben Mevlâ’ya ne deyim
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Ben koyunu güde güde getirdim
Getirdimde baş arkaca yatırdım
Nerde kaldı nerelerde yitirdim
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

Koyun seni yaylalarda yayladım
Kuzun öldü ben oturdum ağladım
Derdin ile yüreğimi dağladım
Gel koyun meleme vazgel kuzudan

PİR SULTAN ABDALIM bu kuzu n’oldu
Koyunun feryadı ciğerim deldi
Yoksa kuzunu bir aç kurt mu aldı
Gel koyun meleme vazgel kuzudan
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Ali'nin Sırrına Erebilirsen   Salı Mart 24, 2009 2:00 am

Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur
Ak üstünde kara seçebilirsen
Gönülden itikat söyleyen dildir
Ali'nin sırrına erebilirsen

Erenler der seni ceme katarlar
Kötü amellerin taşra atarlar
Bir gün yularından tutup çekerler
Çektikleri yere varabilirsen

Erenler seni de ceme götürür
Kalmış işlerini anda bitirir
Gördüm Hak evinde mihman oturur
Mihmanın gözüyle görebilirsen

Aslı mervan olan ummana dalmaz
Küfre meyledende aşıklık olmaz
Müminin suali ahrete kalmaz
Dünyada cevabın verebilirsen

Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur
Dört kapıdan sana daim gel olur
Dünyadan ahrete doğru yol olur
Verdiğin ikrarda durabilirsen
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yine Farz İçinde Farzdır Musahip

Eğer farz içinde farzı sorarsan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Dört kapıdan kırk makamdan ararsan
Yine farz içinde farzdır musahıp

Musahipsiz kişi ceme gelir mi
Ettiği niyazlar kabul olur mu
Muhammet Ali'den derman bulur mu
Yine farz içinde farzdır musahıp

Musahipsiz ise ceme götürmen
Tecellisi bozuk Hakk'a yetirmen
Müsahipsiz ile durup oturman
Yine farz içinde farzdır musahıp

Farz Allah'tan kaldı ya sünnet kimden
Müsahibin işi daima sırdan
Musahipli kişi ol Şah-ı Merdan
Yine farz içinde farzdır musahıp

Pir Sultan Abdal'ım hey kerem-kanı
Yine sensin dü cihanın sultanı
Aşnanı buldun müsahibin hani
Yine farz içinde farzdır musahıp
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Çektiğim cevr-ü cefayı   Salı Mart 24, 2009 2:01 am

Çektiğim cevr-ü cefayı
Çekerim senden ötürü
İkrar iman bir olunca
Sen de çek benden ötürü

İkrar imanı güderim
Sensiz alemi niderim
İşte geldim, uş giderim
Bir tatlı dilden ötürü

Severim tatlı dilleri
Koklarım gonca gülleri
Sararım ince belleri
Gittiğim yoldan ötürü

Bana ne kıyak bakarsın
Sinemi oda yakarsın
Bana ne sitem edersin
İkrarsız elden ötürü

Ferhat Şirin'ine tapar
Külüngün havaya atar
Başını altına tutar
Can verir candan ötürü

Mümin olan Hakk'a tapar
Münafıklar yoldan sapar
Arka vermiş dağı çeker
Ferhat Şirin'den ötürü

Pir Sultan'ım deme yalan
Etme imanına talan
Bu dünyada gerçek olan
Ser verir sırdan ötürü

Pir'im PİR SULTAN ABDAL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Diken Arasında Bir Gül Açıldı   Salı Mart 24, 2009 2:01 am

Diken arasında bir gül açıldı
Bülbülüm bahçene ötmeğe geldim
Bezirganım yüküm gevher satarım
Ali pazarına dökmeğe geldim

Baç'ım vermeyince yüküm satılmaz
Gevherin hasına hile katılmaz
İnkar toru ile şahin tutulmaz
Bir gerçek tor'una düşmeğe geldim

Ben bend oldum şu meydana atıldım
İkrar verdim ikrarıma tutuldum
İbtida taliptim pire katıldım
Pirin eteğini tutmağa geldim

Pir Sultan Abdal'ım yüreğim döğün
İmamlar rengine boyandım bugün
İrehber pişirir talibin çiğin
Ahiri bu imiş pişmeğe geldim

Cismi Haydar Teni Bektaş PİR SULTAN ABDAL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Üfürdüm Çerağı   Salı Mart 24, 2009 2:02 am

Üfürdüm çerağı yandıramadım
Gönlümü yüksekten indiremedim
Aç doyurup susuz kandıramadım
Ben nice varayım Hak divanına

Ulu yol üstünde köprü çatmadım
Hatırlar hoş edip gönül yapmadım
Hakk'ın emrettiği yola gitmedim
Ben nice varayım Hak divanına

Yeşil pınarlarda parlayıp akar
Asilzade olan aslına çeker
Pervaneler aşkın oduna yanar
Ben nice varayım Hak divanına

Ben yükümü tuttum kaba söz ile
Günahlar kazandım ela göz ile
Ya nasıl çıkayım kara yüz ile
Ben nice varayım Hak divanına

Pir Sultan'ım eyder kılarım ben zar
Yüküm la'l ü gevher Şah damgası var
Eğer aşık isen gel yaramı sar
Ben nice varayım Hak divanına

İsmi Haydar'dır Pir Sultan Abdal
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Pir Sultan Abdal şiirleri   Salı Mart 24, 2009 2:06 am

Yol içinde yol sorarsan
Yol Muhammet Alinindir
Yetmiş iki dil sorarsan
Dil Muhammet Alinindir


Kanı bizden evvel gelen
Beş vaktini tamam kılan
On parmağı pınar olan
El Muhammet Alinindir


Varma yezidin yanına
Çirki bulaşır tenine
Yazık değilmi canına
Can Muhammet Alinindir


Cennet kapısı açıldı
Aleme rahmet saçıldı
Bağ-u bahçeler açıldı
Gül Muhammet Alinindir


Söyler Pir Sultanım söyler
Hakkın birliğini birler
Doğmuş bu aleme nurlar
Nur Muhammet Alinindir
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sefasına Cefasına Dayandım
Sefasına cefasına dayandım
Bu cefaya dayanmayan gelmesin
Rengine hem boyasına boyandım
Bu boyaya boyanmayan gelmesin

Rengine boyandım meyinden içtim
Nice canlar ile didar görüştüm
Muhabbet eyleyip candan seviştim
Muhabbeti küfür sayan gelmesin

Muhabbet eyleyip yokla Pirini
Yusun senin namus ile arını
Var bir gerçek ile kıl pazarını
Kıldığın pazardan ziyan gelmesin

Pir Sultan’ım eydür dünya fanidir
Kırkların sohbeti aşk mekanıdır
Kusura kalmayan kerem kanidir
Gönülden karası olan gelmesin
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ben De Şu Dünyaya Geldim Giderim
Ben de şu dünyaya geldim giderim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın

Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın

Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın

Mümin müslim düşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi mum olur
Kalsın benim davam divana kalsın

Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır
Gitti adil beyler kalan avamdır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dönen Dönsün
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte başım keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

PİR SULTAN'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Geçti Dost Kervanı
Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası gözümde tüter
Bu ayrılık bize ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni

Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bize ölüm getirir
Geçti dost kervanı eyleme beni

Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım
Aşıp yüce dağı engin düşelim
Çok nimetin yedik helallaşalım
Geçti dost kervanı eyleme beni
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Orda Her Kişinin Dostu Bulunmaz
Çıktım yücesine seyran eyledim
Gönül eğlencesi küstü bulunmaz
Dostlar bizden muhabbetin kaldırmış
Hiç bir ikrarında ahdi bulunmaz

Zülüflerin top top olmuş çığalı
Rakiplerin hak'dan olsun zevali
Bir günahkar kulum doğdum doğalı
Günahkar kulunun dostu bulunmaz

Kanı benim ile lokma yiyenler
Baş ü canı dost yoluna koyanlar
Sen ölmeden ben ölürüm diyenler
Dostlar da geriye kaçtı bulunmaz

Yine karçılandı dağların başı
Durmadan akıyor gözümün yaşı
Vefasız elinden gitse bir kişi
Hakikat ceminde desti bulunmaz

Biz de gezer idik irfanda sazda
Biz de bulunurduk cem de, niyaz da
Bize de gel oldu kanlı Sivas da
Hızır paşa bizi astı bulunmaz

PİR SULTAN ABDAL'ım destim damanda
İsmim koca Haydar, neslim Yemen'de
Garip başa bir hal gelse zamanda
Orda her kişinin dostu bulunmaz
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Su Kanlı Zalımın Ettigi işler
Garip Bülbül Gibi Beni Zareyler
Yağmur Gibi Yağar Taşlar Başıma
Ille Dostun Bir Fiskesi Yaralar Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni

Dar Günümde Dustum Düşmanı Beli Oldu
Bir Derdim Var idi simdi El Oldu
Ecel Fermanı Boymuna Takıldı
Gerek Vura Gerek Asa lar Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni

Pir Sultan Abdalım Can Göye Almaz
Haktan Emir Olmasa ı Rahmet Yağmaz
Su Ellerin Taşı Bana Hiç Degmez
ille Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Varıp yoldaş olma sen uğursuza
Komşu olma namussuza arsıza
Sabah selâmını verme pîrsize
Adamın başına belâ getirir

Muhib yoldaş olma kalleş yâr ile
O yâr da durmadı bir ikrar ile
Sakın sohbet etme münkir kör ile
Altının adını pula getirir

Pir Sultan Abdal'ım derdim ziyade
İçilir mi yârsız yad ile bade
Yâr odur ahrette şefaat ede
Sadık yâr insanı yola getirir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammed Ali`dir Ali
Sen bu yolun sahibini ararasan
Allah bir Muhammed Ali`dir Ali

Tahtını terketti İbrahim edhem
Süleyman Nebi`ye verildi hatem
Her kulun alnına yazıldı sitem
Kişinin çektiği yoludur yolu

Erenler öldürür yoldan şaşanı
İhlas ile kaldırtırlar düşeni
Tarikatta her kişinin nişanı
Erenler katında bellidir belli

Erenler elinden dolu içildi
Ol saatte kıyl-ü kalden geçildi
Firdevs-i alanda güller açıldı
Cennet-i alanın gülüdür gülü

Pir Sultan Abdal`ım ummana daldı
Yenemedi kendin engine saldı
Hakipayınıza yüz süre geldi
Erenler kemter kuludur kulu
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 2:57 am

Ali'nin Sırrına Erebilirsen


Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur
Ak üstünde kara seçebilirsen
Gönülden itikat söyleyen dildir
Ali'nin sırrına erebilirsen

Erenler der seni ceme katarlar
Kötü amellerin taşra atarlar
Bir gün yularından tutup çekerler
Çektikleri yere varabilirsen

Erenler seni de ceme götürür
Kalmış işlerini anda bitirir
Gördüm Hak evinde mihman oturur
Mihmanın gözüyle görebilirsen

Aslı mervan olan ummana dalmaz
Küfre meyledende aşıklık olmaz
Müminin suali ahrete kalmaz
Dünyada cevabın verebilirsen

Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur
Dört kapıdan sana daim gel olur
Dünyadan ahrete doğru yol olur
Verdiğin ikrarda durabilirsen
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

serime bir sevda düştü
ta kalu beladan beri
yandı vücudum kül oldu
ateş-i püryandan beri


Aliyi fatma kanberi
arka tuttuk biz anları
sevdik on iki imamları
ta kalu beladan beri


hasan hüseyini sevdik
biz anlara ikrar verdik
yezidin neslini kırdık
ta kalu beladan beri


zeynelin güzel yolları
daim öter bülbülleri
imam bakırdır serveri
imam hüseyinden beri


muhammet dünyaya geldi
kalbimiz nur ile doldu
imam cafer hocam oldu
okurum kur'andan beri


imam musa kazım
rızaya bağlıdır özüm
koluma aldım şahbazım
avlarım ol andan beri


muhammet takiye erdik
ali nakiden etek tuttuk
askeriden dolu kandık
mest olduk peymandan beri


pınarın bendi boşandı
indi türeba döşendi
mehtide kılınç kuşandı
imam hüseyinden beri


pir sultanım hakka yalvar
dilimdedir gazi hünkar
yezide lanet okurlar
imam hüseyinden beri
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdalım uğradım derde
Farksızdır sofudan kalkmıyor perde
Gör dinle,bir lokma geldi bir yerde
Sor izle çiğ ise yemen gerekmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hazreti Ali gazadan gelirken
Mezarklıkta gördü bir kuru kafa
İn misin cinmisin hayvan mı nesin
Yoksa avratmıydın er miydin kafa

Toprak dolmuş kulağına gözüne
Kara yazılar yazılmış yüzüne
Uyarmısın kör şeytanın sözüne
Bu dünyada benim dermiydin kafa


Sende şu dünyada belli hasmıydın
Yedirmez içirmez bir nekes miydin
Eli açık yoksa bir cömert miydin
Sofrası meydanda ermiydin kafa

Sende şu dünyada belli mert miydin
Kolayın aldırmış yavuz kurtmuydun
On beşine değmiş bir yiğit miydin
Yoksa ak sakallı bir pirmiydin kafa

Pir Sultan Abdal virdin var dilinde
Akma hançer sokuluydu belinde
Çok emek çektin mi pirin yolunda
Yoksa bir şey bilmez körmüydün kafa
--------------------------------------------------------------------------------------------------------


GAFİL GEZME ŞAŞKIN

Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Yalan dünya senin olsa ne fayda
Akibet alırlar tatlı canın
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helâli haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda

Söylersin de el içinde sözün var
Yeler çalışırsın oğlun kızın var
Bu dünyada üç beş arşın bezin var
Bedestenler senin olsa ne fayda

Bir gün alır götürürler evinden
Hakk'ın kelâmını koyma dilinden
Kurtulaman Ezrail'in elinden
Dünya dolu malın olsa ne fayda

Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk
Kaza lokmasını burda yetirdik
Dünya bizim diye çektik getirdik
Yalan dünya bizim olsa ne fayda

Pir Sultan Abdal
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

yemeyenler kalır naçar
gözlerinden kanlar saçar
bu bir demdir gelir geçer
duyamazsı demedinmi


girelim Ali sırrına
çıkalım meydan yerine
can-ı başı hak yoluna
koyamazsın demedim mi


dervişler harabat olur
hak katında hürmet bulur
muhabb et baldan tatlıdır
doyamazsın demedim mi


dervişlik ulu dernektir
görene büyük örnektir
yensiz yakasız gömlektir
geyemezsin demedim mi


bak şu aşıkın haline
ne gelse söyler diline
küfrü imanın yerine
sayamazsın demedim mi

Pir sultan Ali şahımız
hakka ulaşır rahımız
on iki imam katarımız
uyamazsın demedim mi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:00 am

bana gül diyorlar neme güleyim
ağlamak şanıma geldineyleyim
ellerin çiçeği allı yeşilli
şu benim çiçeğim soldu neyleyim


bir haber gelmedi kenan elinden
uçtum ola gövel turnam gölünden
havfım ayrılıktır korkum elimden
ikiside birden geldi neyleyim

kara yazılmıştır yazılarımız
arşı alaya çıktı sızılarımız
irili ufaklı kuzularımız
firkati bağrımı deldi neyleyim


ulu sular gibi gözüm çağlayan
mahrum kalmaz özün hakka bağlayan
yar yitirmiş yana yana ağlayan
akıbet başıma geldi neyleyim


Pir Sultan Abdal'ım kırklar yediler
yedilerde bir keşiğe koydular
onlar verdiğini almaz dediler
şu bana verdiğin aldı neyleyim
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir gül ile gülistanı seyrettim
Seher yelleriyle esen Ali'dir
Muhammed kılavuz Mahşer yerinde
İslâmın sancağın çeken Ali'dir

Dayanıgör kardaş gönül gücüne
Azığın yok mudur ahret göçüne
On İki İmam gibi Cennet içine
Ab-ı Kevser ile akan Ali'dir

Bindiler deveye çarka gittiler
Horasan şehrinde güreş tuttular
Müminlerin feryadına yettiler
Bastılar Mervan'ı basan Ali'dir

Münkirin gıdası Hak'tan kesildi
Nesimî yüzüldü Mansur asıldı
Dünya yedi kere doldu ıssıldı
Dolduran Muhammed eken Ali'dir

Hakk'ın emri ile Cebrail indi
İndi de Ali'nin koluna kondu
Zülfikar kuşanıp Düldül'e bindi
Yezid'in neslini kıran Ali'dir

Kim dokudu bin çiçekli halıyı
Kim diriltti bin yıl yatan ölüyü
Kırklar meclisine gelen doluyu
Dolduran Muhammed içen Ali'dir

Pir Sultan Abdal'ım ağladı güldü
Kâbe-i Şeriften bir nida geldi
Hakk'ın emri ile dört kitap indi
Okuyan Muhammed yazan Ali'dir,Ali
--------------------------------------------------------------------------------------------------------


Koyun beni Hak askina yanayim
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayim
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Benim pirim gayet ulu kisidir
Yediler ulusu, kirklar esidir
Oniki imamin server basidir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Kadilar müftüler fetva yazarsa
Iste kemend, iste boynum asarsa
Iste hançer, iste kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Ulu mahser günü olur divan kurulur
Suçlu, suçsuz gelir anda derilir
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Pir Sultan'im arsa çikar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canimiz
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

PIR SULTAN ABDAL
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çıktım yücesine seyran eyledim
Gönül eğlencesi küstü bulunmaz
Dostlar bizden muhabbetin kaldırmış
Hiç bir ikrarında ahdi bulunmaz

Zülüflerin top top olmuş çığalı
Rakiplerin hak'dan olsun zevali
Bir günahkar kulum doğdum doğalı
Günahkar kulunun dostu bulunmaz

Kanı benim ile lokma yiyenler
Baş ü canı dost yoluna koyanlar
Sen ölmeden ben ölürüm diyenler
Dostlar da geriye kaçtı bulunmaz

Yine karçılandı dağların başı
Durmadan akıyor gözümün yaşı
Vefasız elinden gitse bir kişi
Hakikat ceminde desti bulunmaz

Biz de gezer idik irfanda sazda
Biz de bulunurduk cem de, niyaz da
Bize de gel oldu kanlı Sivas' da
Hızır Paşa bizi astı bulunmaz

Pir Sultan Abdal' ım destim damanda
İsmim Koca Haydar, neslim Yemen' de
Garip başa bir hal gelse zamanda
Orda her kişinin dostu bulunmaz
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sofu mezhebimizi ne sorarsın
biz Muhamet Ali diyenlerdeniz
gözlüye gizli yoktur ne arasın
biz Muhamet Ali diyenlerdeniz

Muhammet Alidir kırkların başı
anı bilmeyenin nice olur işi
vuralım yezitlere lanet taşı
biz Muhammet Ali diyenlerdeniz

sofu bize sen ne mezhep sorarsın
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
gözlüye gizli mi olur ne dersin
biz Muhammet Ali diyenlerdeniz

biz tüccardeğiliz alıp satmayız
karnımız geniştir kibirtutmayız
rızasız çiğ lokmayıda yutmayız
biz Muhammet Ali diyenlerdeniz

eğnimize kırmızılar giyeriz
halimizce her manadan duyarız
katarda İmam Cafere uyarız
biz Muhammet Ali diyenlerdeniz

Pir Sultanım eydür deryalar gani
evveli Muhammet ahiri Ali
anlardan öğrendik erkanı yolu
biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Âşık ile ma’şuk bir yere gelse
Aşkın kitabını ellere olsa
Sual olunursa cevabın verse
Ağız nedir dudak nedir dil nedir

Gönlümde bir mânâ yazıp dururum
Aşkın gemisini düzüp dururum
Arab’ı Acem’i gezip dururum
Derya nedir umman nedir sel nedir

Dört kardaşız bir gömlekte yatarız
Gömlek birdir bir vücuda çatarız
Kendimizi ateşlere atarız
Ateş nedir duman nedir kül nedir

Evveli Muhammed âhiri Ali
Erenler kurdular erkânı yolu
Üç yüz altmış altı servinin dalı
Bahçesinde bülbül nedir gül nedir

Din Muhammed dini, taptuğum tapu
Yıkılır mı Hakk’ın kurduğu yapı
Kırk sekiz bahçedir on iki kapı
Eşiği bekleyen iki kul nedir

Pirimden bir haber geldi duramam
Menzilim ıraktır belki varamam
PİR SULTAN’ım aşkı elden koyamam
Cümlesin vücutta buldum bil nedir


Pir Sultan Abdal
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gafil kaldır şu gönlünden gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
Yaratmıştır on sekiz bin alemi
Rızıkların veren Ali değilmi

Gelin vazgeçeim böyle gümandan
Vallahi çıkarız dinden imandan
Şefaat umarım on iki imamdan
Onların atası Ali değil mi

Yaratıldı mülcem oldu düşman
Kast etti Ali'ye oldu pişman
Hangi kitapta var ömer osman
Kur'an'da okunan Ali değil mi

Binbir adı vardır bir adı Hızır
Her nerede çağırırsan orada hazır
Ali padişahtır Muhammet vezir
Bu fermanı yazan Ali değil mi

Pir Sultan ASbdal'ım ben bir fukara
Acep bulunur mu derdime çare
Yüzü kara nasıl varam huzura
Divanda oturan Ali değil mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:06 am

Eğer farz içinde farzı sorarsan
Yine farz içinde farzdır musahib
Dört kapıdan kırk makamdan arasan
Yine farz içinde farzdır musahib

Musahibsiz kişi ceme gelirmi
Ettiği niyazlar kabul olurmu
Muhammet Ali'den derman bulurmu
Yine farz içinde farzdır musahib

Musahibsiz kişiyi ceme götürmen
Tecellisi bozuk hakka yetirmen
Musahibsiz ile durup oturman
Yine farz içinde farzdır musahib

Farz Allah'tan kaldı ya sünnet kimden
Musahibin işi daima sırdan
Musahibli kişi ol ya şah'ı merdan
Yine farz içinde farzdır musahib

Pir sultan abdal'ım ey kerem kani
Yine sensin cihanın sultanı
Aşnanı buldun musahibin hanı
Yine farz içinde farzdır musahib

2.Ali'nin sırrına ereyim dersen
Bi mürşidi kamil bulda anda gel
Küfrünü imana sayayım der isen
Var kendi küfrünü bilde anda gel

Şeriat manisin insana bir sözdür
Tarikat sözlerimiz gece gündüzdür
Gönül bahri aşktır derya denizdir
Bahri ol ummana dalda anda gel

Pişiri pişiri söyle sözünü
İki babdan ayırma sakın gözünü
Mürşidine teslim eyle özünü
Musahib kapısın bulda anda gel

Cellat oluben canına kıyagör
Arif olup her maniden duya gör
Cesedin kendi elinle yuya gör
Kendi namazını kılda anda gel

Şah Hatayim mani söylerim dilden
Ayırırlar seni kibr ile kinden
Ölmeyene nasip olmaz bu yoldan
Var ölmezden evvel ölde anda gel


3.Hak Muhammet Ali üçü bir nurdur
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali
Birisi haktır üçüde birdir
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Musahib mürşide demese beli
Ona şefaat etmez Muhammet Ali
Dünyada ahirette eğridir yolu
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Musahib musahibe nice bozula
Sakın, defterinde lanet yazıla
Balı sönmüş arı gibi sızıla
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Musahib musahible malın ayıra
Şahı merdan durağın duyura
Yedi tamu narın ona buyura
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Musahib musahibe bulsa mana
Onları sürerler karanlık hana
Yüzü kara varır ulu divana
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Musahibe söylese biri kem sözü
Cehennem kelbinden karadır yüzü
Dünyada ahirette eğridir özü
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Musahibe bozulan hakka kanlıdır
Atasıyla bozulan peygambere kinlidir
Mihmanla bozulan yedi dinlidir
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Talipler almayın akça faizi
Münkürün dünyada karadır yüzü
Müslüm bacılar geymeyin kırmızı
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

Hak da bir kuluna eylese nazar
Kalem neyler divit neyler kendi yazar
Pir sultan abdalım gevherler düzer
Söyleyen Muhammet dinleyen Ali

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

eğer insanlığın sırrın sorarsan
cümle varlıklardan haktır musahib
vahdeti vücuda kapı ararsan
cümle varlıklardan haktır musahib

orası dar kapı yükle geçilmez
gönül bir olmadan kapı açılmaz
dört gönül birdir ayrı seçilmez
cümle varlıklardan haltır musahib

Muhammet Ali'den bize gelir yol
musahibsiz kişi olurmu kabul
enfal suresi son dört ayeti bul
cümle varlıklardan haktır musahib

Musahibdir Ali ile Muhammet
kanım canım ruhum bir dedi ahmet
Kur'anda alenen zikreder ayet
cümle varlıklardan haktır musahib

Ali Muhammettir bunun örneği
her can bilmez çünki yoktur derneği
hakka giden yolun budur gereği
cümle varlıklardan haktır musahib

enfal suresinde Tanrı ne söyler
birisinin malı birinin derler
sondan dört ayet bak beyan eyler
cümle varlıklardan haktır musahib

Adil Ali başımıza darısı
musahibler bir elmanın yarısı
her varlıkta birbirinin varisi
cümle varlıklardan haktır musahib
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
PİR SULTAN ABDAL
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: ALEVİLİK :: ALEVİLİĞİN TEMELİ :: OZANLARIMIZ-
Buraya geçin: