Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ   C.tesi Ocak 17, 2009 2:00 am

| Sağlıklı Hayatın Temelleri Kişisel Temizliğin Tanımı ve Önemi El ve tırnak temizliği ve bakımı |

| Yüz boyun ve koltuk altı temizliği Saç temizliği ve bakımı Ayak temizliği |

| Genital bölge ( üreme organları ) temizliği Tuvalet alışkanlığı ve temizliği |

| Banyo yapma ve giyecek temizliği Ağız ve Diş sağlığı |

| Ağız ve Diş sağlığının önemi Diş çürümesi Diş eti hastalıkları |

| Düş çürüğü ve diş eti hastalıklarının genel vücut yapısı ile ilişkisi |

| Dişlerin Gelişim bozuklukları Ağız ve Diş sağlığı nasıl korunur |

| Diş Korunması ve Bakımı Diş Fırçalama Tekniği |

| Spor ve Beden Eğitimi Sağlıklı Giyinme |

| Sağlıkla ilgili Uyulması gerekenler |

| Sağlıklı hayatın Korunmasında Uyulması gereken İlkeler |




Temizlik, vücudun kirletici etmenlerden korunmasına yönelik olan uygulamaların davranış haline getirilmesidir. Diğer bir ifadeyle sağlığımıza yararlı ve uygulaması olan davranışlar temizliktir. Örneğin, diş temizliği için dişlerin fırçalanması, el temizliği için ellerin sabun ve su ile yıkanması birer temizliktir. Temizlik, bir çok hastalık mikrobunun bulaşmasını önler. Örneğin vücudumuzu çevreleyen derimiz, dış ortamdan vücudumuza giren mikroplar için ilk engeli oluşturur. Derinin temizliği,bu yolla girecek mikropların oluşturacağı hastalıkların önlenmesini sağlar. Temizlik hastalıklara karşı bir tür savunma sistemidir. Temizlik kurallarına uymamak ise bir çok hastalığa davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir. Temizlik, hastalıkları önlemenin yanında kişiye güven ve mutluluk da verir. Temiz kişilerin arkadaş çevresinde, iş ve okul hayatında başarıları daima daha yüksektir.


Temizlik anlayışı toplum ve kültüre göre değişir. Temizliğe bütün dinler önem verir. Özellikle de islam dininin temizliğe verdiği önem oldukça fazladır. İslam dininin temizliğe verdiği önem en iyi şekilde "Temizlik imandan gelir" ifadesiyle belirtilmektedir. Temizlik sağlığın temelidir. Bu nedenle kişi sağlığını korumak için günlük ve aralıklı olarak yapılması gereken temizlik uygulamalarını zamanında yapmalıdır.

Temizlik uygulamalarının en temel araçları su ve sabundur. Temizlik için su ve sabundan uzak durmamalıyız, Unutmamalıyız ki yurdumuz su kaynakları bakımından zengindir. Sudan, israfa kaçmadan yeterince faydalanılmalıdır. Temizlik sadece kişinin temizliğini içerme. Çevrenin temizliği hem kendi sağlığımız hem de diğer kişilerin sağlığı için oldukça önemlidir. Bu bölümden sadece kişisel temizlik üzerine durulacağı için çevre temizliğine ileride yeri geldikçe değinilecektir. Kişisel temizlik uygulamalarını sağlık bölümümüzün sağlıklı hayatın temelleri içeriğinden tüm temizlik içeriklerine ulaşabilirsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: El ve Tırnak Temizliği ve Bakımı |   C.tesi Ocak 17, 2009 2:01 am

Günlük yaşantımızda ihtiyaçlarımız karşılamak için ellerimizi kullanırız. Dolayısıyla ellerimiz sürekli olarak mikroplarla iç içedir. Yine gece yattığımıza elimiz, farkında olmadan çeşitli yerlere dokunarak kirlenebilir. Günlük yaşantımızda kullanılan paralar, kapı kolları, musluk başları vb. yerlere elimizi sürdüğümüzde buralardan mikroplar bulaşır. Bütün bu Nedenlerden dolayı ellerimizi sabah yataktan kalktığımızda, tuvaletten sonra, yemeklerden önce ve sonra bol sabunlu ile iyice yıkamalıyız. El temizliğinin kişisel temizlik ve bakımda çok önemli olduğunu unutulmamalıdır.

Eldeki tırnaklar tutma ve kavrama da ayaktakiler ise yürümede önemli rol oynar. Ellerimizi sürekli kullanırız. Bu sırada ele birlikte tırnakların da arasına kir ( mikroplar ) birikir. Tırnak aralarında biriken kirler düzenli olarak temizlenmelidir. Tırnak arasında kirlerin birikmemesi için uzayan tırnaklar zaman zaman kesilmelidir. Tırnakların kesilmesi, el tırnaklarında yarım ay biçiminde ayak tırnaklarında ise düz olmalıdır. Ayak tırnaklarının yarım ay biçiminde kesilmesi tırnak batmalarına neden olabilir. Tırnak batmaları sonucu tırnak diplerinde iltihaplanmalar olur. Bu durumda yürüme ağrılı ve zordur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Yüz Boyun ve Koltuk Altı Temizliği |   C.tesi Ocak 17, 2009 2:02 am

Yüz, boyun ve koltuk altının temizliği sağlığı korumada önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle gece boyunca terleme, gözlerin çapaklanması gibi nedenlerden dolayı sabah kalkınca el, yüz boyun ve koltuk altı yıkanmalıdır. Yüz boyun ve koltuk altını yıkamak için sabah kalkınca duş imanı yoksa yarı bele kadar soyunularak sabun ve su kullanarak yıkanılmalıdır. Koltuk altı sık terleyen bi yer olduğu için özellikle burası çok iyi temizlenmelidir. Koltuk altındaki kılların zaman zaman temizlenmesi gerekir. Koltuk altının terlemesi sonucu oluşan pis kokular, koku giderici deodorantlar kullanarak maskelenmemelidir. Deodorantlar yerine koltuk atları bol sabunlu suyla yıkanmalıdır. Deodorantların bir temizlik aracı olmadığı unutulmamalıdır.


Kulak kepçemizdeki kıvrımlar nedeniyle toz ve topraklar buralarda birikerek kir oluşturur. Yine kulak yolundaki salgılar nedeniyle kulak yolunun girişi kirli bir görünüm arz eder. Hoş bir görüntü oluşturmayan bu kirler temizlenmelidir. Yüzümüzü yıkadığımız zaman parmaklarımızla kulak kepçemizdeki kıvrımlarda birikmiş olan kirler de temizlenmelidir. Ayrıca her banyodan sonra kulak kepçesindeki kıvrımlarda bulunan kirler kulak çöpleriyle temizlenmelidir. Kulak yolunun ağız kısmı da kulak çöpleriyle temizlemelidir. Kulak çöpleri kulak yoluna fazla sokulmamalıdır. Aksi takdirde kulak zarı zarar görür. Ayrıca kulak yolunun iç kısmının temizlenmesi buradaki kulak florasını bozar. Kulağın temizlenmesi sırasında sivri uçlu cisimler kullanılmamalıdır. Yüz, boyun ve koltuk altı temizliğinin yapılması sırasında burun da temizlenmelidir. Burun temizliği lavaboda ve sümkürme şeklinde yapılmalıdır. Daha sonra mendil ile temizlik tam olarak tamamlanmalıdır. Ayrıca Burun karıştırmamalı ve kıllar koparılmamalıdır. Burundaki kıllar toz ve mikropların girişini önler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Saç Temizliği Ve Bakımı   C.tesi Ocak 17, 2009 2:03 am

Kişilerin dış görünümleri bakımından saçlarının temiz ve bakımlı olması gerekir. Dış görünümün etkisi oldukça önemlidir. Bu nedenle saçlar, dağınık ve çirkin bir durumda olmaması için güzelce fırça ya da tarakla taranmalıdır. Saçlarının taranması ya da fırçalanması düzgün görünüşün yanında saç dibine masaj niteliği taşır.

Saçların temizliği için kullanılan şampuanlar rast gele alınmamalıdır. Sağlıksız şampuanların saçlara ve deriye büyük zarar verdiği unutulmamalıdır. Bütün şampuanların esasını kolay çözünebilir özellikte olan yağ eritici bir madde oluşturur. Ayrıca şampuanlara koku, renk ve yoğunlaştırıcı maddeler eklenir. Şampuanların içindeki bu maddeler deriyi tahriş edebilir. Saç diplerinde oluşan kepekler için kepeği önleyici şampuanlar kullanılmaktadır. Bu şampuanların da pek azla olumlu etkisi olmayabilir. Saç diplerindeki kepeği önlemek için sık sık çok sıcak olmayan su ve sabunla saçlar yıkanmalıdır. Eğer kepek su ve sabunla yıkanmakla da azalmıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna giderek hekimden yardım istenmelidir.

Kepek önleyici ilaçlar hekim önerisi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. Saç temizliği için kullanılan şampuanlardan, piyasada satılanlardan uygun şartlarda üretilmeyenler kullanılmamalıdır. Uygun şartlarda üretilmeyen şampuanlar içerisinde mikroorganizmalar olabileceği gibi alerjik reaksiyonlara da neden olabilir. Bu şampuanlar gözün saydam tabakasına matlaşmaya neden olabilir. Bütün bu nedenlerden dolayı şampuan seçilirken niteliğine dikkat edilmelidir.

Bitlenme genellikle saçlı kısımlarda olur. Bu nedenle saçlar yeterince yıkanmalıdır. Bitlerin bulaşmaması için başkalarına ait şapka, tarak gibi araçlar kullanılmamalıdır. Bitlenme durumunda sağlık kuruluşundan gerekli ilaçlar temin edilmelidir. Bitlerin bulaşması toplu olarak yaşanılan kışlalarda, okullarda ve yatılı okullarda daha kolay oluşur. Dolayısıyla bu yerlerdeki temizliğe verilen önem çok daha fazla olmalıdır. Bitlenme durumunda çamaşırlar kaynatılmalı ve ter taraftan ütülenmelidir. Kepek ve bit yumurtaları bazen karıştırılabilir. Bu nedenle kepek ile bit yumurtaları arasındaki farkları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Ayak Temizliği   C.tesi Ocak 17, 2009 2:05 am

Temizlik uygulamalarından biri de ayak temizliği ve bakımıdır. Gün boyunca ayakkabı ve çorap içinde kalan ayaklar, terleyerek rahatsız edici kokular oluşturur. Buna bağlı olarak ayak sağlığını bozacak sorunlar ortaya çıkar. Bu nedenle ayaklar düzenli olarak yıkanmalı ve kurulanmalıdır. Ayakların yanı sıra çoraplar da yıkanmalıdır. Ayakkabı koku yapıyorsa bir çift ayakkabı yerine iki çift ayakkabı kullanılmalı ve ayakkabılar gün aşırı değiştirilerek kullanılmalıdır. Böylece koku önlenirken ayakkabıların da daha uzun ömürlü olması sağlanır. Ayakkabıların içerisine koku giderici maddeler sıkılmamalıdır. Bütün bunlara rağmen eğer ayaklarda aşırı terleme varsa hekime gösterilmelidir.


Ayak temizliğine gerekli önem verilmediğinde mantar ve bakteri enfeksiyonları görülür. Mantarın ayaklara bulaşmaması için temizliğin yanında başkalarına ait ayakkabı ve çoraplar kullanılmamalıdır. Yine ayaklarda oluşan nasır her yaştaki insanda görülebilen bir hastalıktır. Üzerine basıldığında nasırlar çok fazla ağrıya neden olurlar. Nasırların oluşmasına günlük ayak temizliğinin iyi yapılmaması ve kötü ayakkabı seçimi neden olur. Ayakta nasır oluştuğunda hekime gösterilmelidir. Kesinlikle ilkel tedavi yöntemleri uygulanmamalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Genital Bölge ( Üreme Organları ) Temizliği   C.tesi Ocak 17, 2009 2:05 am

Genital bögeler de koltuk atları gibi fazla terler. Bu nedenle genital bölgelerin de sık sık temizlenmesi gerekir. Genital bölgelerdeki kıllanmalar ve terler buralarda hoş olmayan pis kokuların oluşmasına neden olur. Bu bölgelerde pis koku ve kıllanmayla birlikte bitlenme de olabilir. Bütün bu nedenlerden dolayı genital bölgelerdeki kıllar zaman zaman temizlenmeli ve sabunlu ılık su ile yıkanmalıdır.



Kadınlar adet döneminde genital bölgenin temizliğine özellikle dikkat etmelidir. Adet döneminde de banyo yapılıp gerektiğinde genital bölge yıkanarak temizlenmelidir. Adet döneminde kullanılan petler ortalama 3-4 saatte bir değiştirilmelidir.Özellikle kırsal kesimde adet döneminde kullanılan bezler kaynatılarak bol sabunlu su ile yıkanıp kurulandıktan sonra ütülenerek bir sonraki kullanıma hazırlanmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Tuvalet Alışkanlığı ve temizliği   C.tesi Ocak 17, 2009 2:06 am

Bağırsakların düzenli çalışması için uygun aralıklarla tuvalete çıkılmalıdır. Böylece düzenli tuvalet alışkanlığı gelişir. Düzenli tuvalet alışkanlığı sindirim sisteminin de uyumlu çalışmasını sağlar. Tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra makat önce tuvalet kağıdı ile silinmeli, daha sonra yıkanarak kurulanmalıdır.

Tuvaletten çıktıktan sonra makat önce tuvalet kağıdı ile silinmeli, daha sonra yıkanarak kurulanmalıdır. Tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka eller bol sabunlu suyla iyice yıkanmalıdır. Eller yıkanmadan sağa sola dokunulmamalıdır. Ayrıca tuvalet kullanıldıktan sonra temiz bırakılmalıdır. Bu davranış bir alışkanlık haline getirilmelidir. Aksi takdirde her insan tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra pis bırakır giderse o tuvalet bir sonraki kişiler için kullanılmaz duruma gelir.

Ve çeşitli hastalıklara çağrı yapmış oluruz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Banyo yapma ve Giyecek Temizliği   C.tesi Ocak 17, 2009 2:07 am

Gün boyu çalışma sırasında terleyen vücudun temizliği oldukça önemlidir. Bu nedenler terleyen vücut yıkanarak temizlenmelidir. Sağlığın da korunması için vücudun mutlaka temizlenmesi gerekir. Deri, vücudu dıştan örterek dış etkilerden korur. Dışardan gelen kir, yağ ve salgılanan ter, derinin dış yüzeyinde birikerek gözenekleri kapatır. Ayrıca ortamdaki mikroplar da deri yüzeyinde bikir. Bütün bu nedenlerden dolayı vücudun mutlaka yıkanması gerekir. Yıkanma, temizliğin yanı sıra kişinin psikolojik durumunu da olumlu etkiler. Banyo yapan kişi yorgunluğunu atarak rahatlar.

Evde banyo yapılırken hijyen kurallarına uyulmalıdır. Banyo temiz olmalı ve herkes kendi temizlik eşyalarını kullanmalıdır. Küvetli banyolarda küvetin temizliği, sağlık açısından son derece önemlidir. Küvetin temizliğine önem verilmelidir.
Banyo yapılacak suyun sıcaklığı 30-39 C arasında olmalıdır. Bu sıcaklıktaki suyla, sabun kullanılarak vücut ovulmak suretiyle iyice yıkanmalıdır. Böylece ter, yağ deri döküntüleri ve mikroplar deri yüzeyinden uzaklaştırılır. Yıkanma sırasında çeşitli araçlardan yararlanılabilir. Örneğin ; lif, sünger, kese ve banyo fırçası yıkanma sırasında kullanılan araçlardan bazılarıdır. Toplumumuzda yaygın olarak kullanılan kese, der tahriş edilmeden kullanılmalıdır.


Genel hamamlarda yıkanırken temizliğine dikkat edilmelidir. Ayrıca genel hamamlarda yıkanan kişi, kendi özel havlusunu ve giyeceklerini götürmelidir. Hamamda giyilen pabuçların temizliğine dikkat edilmelidir. Mantar hastalıklarının büyük çoğunluğunun hijyen kurallarına uymayan bu gibi hamamlardan bulaştığı unutulmamalıdır.

Banyodan sonra silinmek için kullanılan havlular el ve ayaklar için ayrı ayrı olmalıdır. Ayak için kullanılan havlu ile el ve yüz silinmemelidir. Banyo tok karnına yapılmamalıdır. Tok karına banyo yapmak sakıncalı olabilir. Banyo yapmak için yemekten sonra en az iki saat geçmesi gerekir. Banyo yapıktan sonra yapılması gereken uygulamalardan birisi de temiz çamaşırların giyilmesidir. Her banyodan sonra gerekli olan durumlarda sık sık iç çamaşırlar değiştirilmelidir. Kirlenen çamaşırlar yıkanıp ütülenerek tekrar kullanılacak şekilde hazırlanmalıdır. Yıkanan iç çamaşırların kaynatılması, çamaşır suyu kullanılması ya da yüksek ısıda ütülenmesi mikrop öldürücü etkisi vardır. Sık kirlenen çamaşırlardan bazıları yatak takımları, gecelik, pijama vb dir. Bu çamaşırlar da sık sık yıkanarak ütülenmelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Ağız ve Diş Sağlığının Önemi   C.tesi Ocak 17, 2009 2:08 am

Ağız, sindirim sisteminin başlangıcıdır. Bütün besinler ağız yoluyla alınır. Alınan besinlerde ağızda bulunan dişler yardımıyla sindirime hazırlanır. Bu nedenle dış ortamla ilişkili olan ağız ve dişlerimizin sağlıklı olması oldukça önemlidir. Ağız ve dişlerin sağlığı için öncelikle bu bölgelerin temizliğine önem vermeliyiz. Ağzımızın sağlığı için aşırı sıcak gıdalara dikkat ederek ağız içi dokuların yanmasını önlemeliyiz.

Yine yemeklerden sonra ağız içi suyla yıkanarak buralardaki kokuşmaya neden olan besin artıkları temizlenmelidir. Ağız içinde yaralar oluştuğu zaman hekime gösterilerek tedavi ettirilmelidir. Aynı şekilde dişlerin sağlığı için düzenli olarak dişler fırçalanarak temizlenmelidir. Besin artıklarının diş aralarında kalarak çürümeye neden olması önlenmelidir. Ağız kokularının ve bir çok rahatsızlığın diş çürüklerinden kaynaklandığı unutulmayarak temizliğe önem verilmelidir. Ağız ve dişlerin sağlıklı olması hoş bir görünüm vererek kişilerin, konuşma gülme gibi durumlarında rahat hareket etmelerine yardımcı olurlar. Diş çürüğünden dolayı ağzı kokan kişinin çevresini rahatsız etmesi sıkıntılı durum oluşturur. Kısaca ağız sağlığı, diş sağlığı ile yakından ilgilidir. Bu nedenle ilerleyen konularda açıklayacağımız diş sağlığı ile ilgili konular ağız sağlığını da ilgilendirecektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Diş Çürümesi   C.tesi Ocak 17, 2009 2:09 am

Yapılan araştırmalar sonucunda çocukların çoğunda diş çürüğüne rastlanmıştır. Dişlerin çürümesine ağızdaki bakteriler neden olur. Bakterilerin yanında diş çürümesine neden olan diğer öğeler, diş aralarında kalan besin artıkları ile duyarlı bir diş yüzeyidir. Dişlerin çürümesine neden olan besinler özellikle karbonhidratlı, diğer bir ifadeyle şekerli yiyeceklerdir.

Diş çürümesinin önemli nedenlerinden birisi de sulardaki flüor eksikliğidir. Flüor, diş minesinin direncini artırarak çürümeyi önler. Bu nedenle sularda flüor eksikliği varsa, sağlık kuruluşlarından gerekli yardım alınmalıdır. Flüor fazlalığı ise dişlerde sararmaya neden olur. Dişlerimizin düzenli olarak fırçalanıp temizlenmesi durumunda diş aralarında kalan besin artıkları bakteriler tarafından parçalanır. Parçalanan besinler, bakteriler ve salgılardan diş plağı denilen birikintiler oluşur. Besin maddelerinin bakteriler tarafından parçalanmasıyla oluşan asitler dişin minesini ve kemiğini oyar. Dişte oluşan bu oyuğa kavite denir.


Dişte oluşan bu oyuklar zamanla giderek büyür ve derinleşir. Böylece zamanla dişin sert kısmı olan mine tabakası delindikten sonra daha kolay oyulan yumuşak dokuya ulaşılır. Diş de ki oyulma devam ederek diş özüne ulaşır. Dişteki çürümenin dış özüne ulaşmasıyla diş ağrıları oluşmaya başlar. Diş ağrısının olmadığı durumlar diş sağlığının yerinde olduğunu göstermez. Bakterilerin diş özüne ulaşmasından sonra burada iltihaplanma meydana gelir. Buna apse denir. Çürük, diş özüne ulaştıktan ve özellikle de apse oluştuktan sonra dişinin tedavi edilme şansı artık kalmamıştır. Dişlerin çürümesi hem süt dişlerinde hem de kalıcı dişlerde meydana gelebilir. Dişlerin çürüme nedenlerini kısaca aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

1. Büyüme ve gelişme dönemlerinde kalsiyum fosfor ve flor bakımından yetersiz besinlerin alınması.
2. Şekerli besinlerin aşırı tüketilmesi.
3. Dişlerin fırçalanmaması.
4. Yumuşak besinlerle beslenilmesi.
5. Sık sık gebe kalınması.
6. Erken bebeklik dönemlerinde yüksek ateş oluşması.
7. Yanlış ve hatalı ilaç kullanılması diş çürümesine neden olan etmenlerdir.

Ağız açık durumda uyumak dişler için zararlı olabilir. Diş çürüklerinde erken tanı ve tedavi hem sağlık hem sosyol ve ekonomik yönden büyük önem taşır. Diş çürükleri daha ilk aşamada tespit edilip tedavisi yapılırsa diş kurtarılır. İlk aşamada tedavi için yapılan harcamalar daha azdır. Ayrıca sağlık personelinin zaman kaybı da en azdır. Çürüğün ilerleyen aşamasında yapılan harcama ve emek artar. Diş tedavisinde kullanılan araç ve malzemelerin döviz ödenerek ithal edildiği düşünülürse ülkemiz ekonomisi açısından ne derece önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Kısaca belirtecek olursak çürüğün erken teşhis edilmesi dişin kurtarılmasının yanında ekonomik yönden de büyük yararlar sağlanır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Diş Eti Hastalıkları   C.tesi Ocak 17, 2009 2:10 am

Piyore denilen diş eti hastalıkları önemli sağlık sorunlarından birisidir. Diş eti hastalıkları ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilgilidir. Diş eti hastalıklarının ilk belirtisi gingivit adı verilen diş eti iltihabıdır. Bu dönemde diş eti çabuk kanar. Diş etinin kanadığı bu dönemde mutlaka diş diş hekimi tedavisi gereklidir.

Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar için genel olarak di eti hastalıkları ifadesi kullanılır. Diş eti hastalıklarında kanamaya neden olan en önemli etken diş taşlarıdır. Kürdan kullanmanın da diş etine zarar etkisi vardır Diş eti iltihaplanmaları tedavi edilmez ise iltihaplanma çene kemiğine geçebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Diş Çürüğü ve diş eti hastalıklarının genel vücut yapısı ile ilişkisi   C.tesi Ocak 17, 2009 2:11 am

Diş çürüğü ve diş eti hastalıkları yalnızca ağız sağlığı ile sınırlı değildir. Diş çürüğü ve diş eti hastalıkları bölgesel ve bedensel hastalıklara neden olur. Dişteki ve diş etindeki hastalıklar vücuttaki bir takım enfeksiyonların sürekli olarak yenilenmesine neden olabilir. Eklem romatizması, böbrek, kalp, mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi birçok hastalığın oluşmasına neden olabilmektedir. Diş eti hastalıkları ve diş çürükleri ağız kokusu nedenleri arasındadır. Ağız kokusu olduğunda bunun nedeni araştırılarak bulunmalıdır. Ağız kokusunun nedeni diş eti hastalığı ve diş çürüğü olduğu gibi sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, şeker hastalığı ve sindirim sistemi hastalıkları da olabilir.


Diş çürüğü, diş eti hastalıkları ve dişlerin gelişme bozuklukları kişilerin sosyal ilişkilerini de etkiler. Dişlerde meydana gelen bu rahatsızlıklardan dolayı oluşan kokular ve bozuk görünüşlü dişler, kişilerin toplumda rahat davranmasını önler. Bu kişilerin çevresindeki diğer insanlar ağız kokularından rahatsız olur. Bu durum ikili ilişkiler için hoş olmayan durumlara yol açar.

Ağız ve diş hastalıkları ekonomik kayıplara da yol açar. Diş hekimliğinde kullanılan malzemelerin çoğu ithal edilmekte olup oldukça pahalıdır. Aynı zamanda kişinin hastalığı nedeniyle diş hekimliğinde tedavileri için harcanan sürenin uzun olması büyük iş kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı ekonomik boyut önemli olduğundan dikkate alınmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Dişlerin gelişim bozuklukları   C.tesi Ocak 17, 2009 2:12 am

Dişlerin gelişimi sırasında yapı ve diziliş bozuklukları meydana gelir. Normal olarak ağız kapatıldığı zaman çenelerin durumu üst dişler önde, alt dişler arkada olacak şekildedir. Bunun tersi durumlarda dişlerde kapanma hatası oluşur. Yine dişlerin düzensiz sıralanması sonucundan da kapanma hatası meydana gelir. Kapanma hataları sonucunda besinleri çiğneme güçlüğü oluştuğu gibi bu durum diş eti sağlığının da bozulmasına neden olur. Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce kaybedilmesidir.



Bunun sonucunda kalıcı dişler birbirinin üzerine gelecek şekilde dizilir. Çeşitli nedenlerden dolayı dişlerde renk bozuklukları meydana gelir. Örneğin, sigara dişlerde renk değişikliğine neden olur. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Yine canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görülür. Çocukluk döneminde alınan anti biyotikler de dişlerde renk bozukluğuna neden olabilir. Gebelikte ya da küçük yaşlarda geçirilen hastalıklardan kaynaklanan yüksek ateş, dişlerde renk ve yapı bozukluklarına neden olabilir. İçme sularındaki florun azlığından dişler çürürken, sulardaki florun fazlalığı ise dişlerin sararmasına neden olur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur ? Diş Korunması ve Bakımı   C.tesi Ocak 17, 2009 2:13 am

Ağız ve diş sağlığının korunması için yapılması gerekenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

* Ağız ve diş sağlığının korunmasında beslenmenin önemli bir yeri vardır. Alınan besinler kalsiyum, fosfor ve flüor minerallerini yeterince içermelidir. Dişlerin gelişimi sırasında bu mineraller alınmalıdır. Yine alınan besinler diş eti ve diş sağlığı için A, D ve V vitaminleri içermelidir. Belirtilen mineraller ve vitaminleri karşılamak için yeterince süt, süt ürünleri, meyve sebze tüketilmelidir.

* Diş çürümelerinin önlenmesi için dişler düzenli olarak yemeklerden sonra tekniğine uygun fırçalanmalıdır.

* Öğün aralarında özellikle şekerli yiyecek ve içecekler tüketilmemelidir. Şekerli besinlerin tüketilmesi durumunda fırçalama imkanı yoksa en azından ağız suyla çalkalanmalıdır. Aynı durum kola gibi asitli içecekler içinde geçerlidir.

* Sert cisimleri ısırma, tırnak yeme, parmak emme ve kürdan kullanma gibi alışkanlıklar dişlerde gelişim bozukluklarına, düzensiz dişlere ve diş eti hastalıklarına neden olduğundan bu durumlardan kaçınılmalıdır.


*Dişlerde çürük oluşumu başladıktan sonra aylarca sürer Bu nedenle yılda en az iki defa diş hekimine giderek sorunlar büyümeden erken tanı konularak tedavisi yapılmalıdır. Böylece sorunlar büyümeden durum düzeltilir.

* Ağız kokusu olduğundan nedeni araştırılarak diş çürüklerinden mi yoksa diğer rahatsızlıklardan ( sinüzit, bademcik iltihapları gibi ) dolayı mı oluştuğu belirlenerek gerekli tedavi yapılmalıdır.

* Diş araları sert cisimlerle karıştırılmamalı ve diş iplikleri kullanılmalıdır. Diş eti hastalıklarının oluşmasının başlıca nedeni dişlerin kürdanla temizlenmesidir.

* Dişlerle ceviz, fındık gibi sert kabuklu yiyeceklerin kabuklu kırılmamalıdır.

* Çok sıcak ve çok soğuk yiyeceklerden, ısı farkından dolayı diş minesini çatlatabileceğinden kaçınılmalıdır.

* Sürekli yumuşak besinlerle beslenilmelidir. Havuç, elma gibi meyveler ısırılarak yenmelidir.

* Çocuklardaki süt dişleri de dahil olmak üzere hekim önerisi olmadan dişler asla çekilmemelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Diş Fırçalama Tekniği   C.tesi Ocak 17, 2009 2:14 am

Diş fırçalamasında ilk adım en uygun fırça seçimidir. Uygun bir fırça ağızda kolaylıkla hareket edebilecek büyüklükte ve ağzın her köşesine ulaşabilecek eğimlerde olmalıdır. Bunların yanında fırçanın kılları naylon, demetler toplu ve kesimi düz olmalıdır. Sert kıllı fırçalardan kaçınılmalıdır. Fırçadaki kılların kalınlığı yaklaşık 2,5 cm kılların demet sayısı 6-8 kadar olmalıdır.

Dişlerde günde en az iki defa fırçalanmalıdır. Çünkü diş aralarında kalan besin artıkları bakterilerin yardımıyla parçalanarak asit oluşturur ve dişlerin çürümesine neden olur. Dişlerin fırçalanmasında diş macunun önemi büyüktür. Diş macunlarının içinde bulunan flüorürler diş çürüklerinin oluşmasına engel olduğu gibi dişlerin direncini de artırır. Dişleri parlatmak için zaman zaman kullanılan parlatma tozları diş üzerinde plak oluşmasını önler ve güzel görünüm sağlar. Ancak sık kullanılması diş minesine zarar verebilir.



Dişlerin fırçalanmasından sonra diş ve diş eti çizgisi ile diş aralarında kalan besin artıklarının temizlenmesi için diş iplikleri kullanılmalıdır. Çürüklerin ve diş eti hastalıklarının en önemli nedenlerinden birisi bu besin artıklarıdır.
Dişlerin fırçalanmasında kişinin kendine özel fırçası olmalıdır. Başkalarına ait fırçaların kullanılması diş eti ve diş çürüklerinin bulaşmasına neden olur. Kesinlikle başkalarına ait olan fırçalar kullanılmamalıdır. Mümkünse kişinin üç ayrı fırçası olması ve bu fırçaları üç öğünde ayrı ayrı kullanmalıdır. Böylece kullanılan fırçaların ömrü uzayacağından daha ekonomik olur. Dişlerin fırçalanmasında normal fırçaların ulaşamadığı diş araları için ara yüz fırçaları kullanılması oldukça yararlıdır. Dişlerin fırçalanması ve diş ipliğinin kullanılması, tekniğine uygun yapıldıktan sonra azami ölçüde yarar sağlanır. Dişlerin fırçalanması küçük yaşlarda çocuklara öğretilerek alışkanlık kazandırılmalıdır. Fırçalama sırasında dişlerin bütün yüzeyi fırçalanmalıdır. Fırçalamada temel kural, fırçayı diş etinden dişe doğru hareket ettirmektir. Fırçalama en arkadaki dişlerden başlanarak fırçalandıktan sonra son olarak dişlerin çiğneme yüzeyleri fırçanın ileri geri hareketiyle fırçalanır. Dişlerin fırçalama süresi en az 3 dakika kadar olmalıdır. Fırçalamada kullanılan fırçalar yaklaşık her altı ayda bir değiştirilmelidir.

Dişler fırçalandıktan sonra diş fırçaları bol suyla yıkanarak tekrar kullanıma hazır hale getirilmelidir. Fırça yıkandıktan sonra silkelenmeli ve içerisinde su kalmaması sağlanmalıdır. Diş aralarında kalan besin artıklarının temizlenmesi için diş ipliği kullanıldığını belirtmiştik. Diş ipliği tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.Bu iş için 30 cm kadar diş ipi alınır. İpin bir ucu elin, diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. Parmağa dolanmayıp ortada kalan ip işaret parmağı ile geriye doğru itilir.Daha sonra ip dişler arasına geçirilir. Bu işlem sert hareketle yapılmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra diş aralarında ki besin artıklarını ağız boşluğuna sıyıracak şekilde indirilir. Bu sırada diş etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir. Aynı işlem bir parça ip alınarak alt dişler içinde uygulanır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Spor ve Beden Eğitimi |   C.tesi Ocak 17, 2009 2:15 am

Sağlıkı hayatın temel şartlarından birisi de düzenli olarak spor ve beden eğitimi yapmaktır. Diğer bir ifadeyle insanların sağlıklı yaşayabilmeleri için spor yaparak vücut ve kaslarını canlı tutarak hareketli bir hayatlarının olması gerekir. Sporun vücut için oldukça fazla yararı vardır. Sporun faydalarından bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz ;

* Kasların çalışmasını sağlayarak geliştirir.
* Vücudun daha dayanıklı olmasını sağlar.
* Vücudu dinlendirir.
* Kalbin düzenli çalışmasını sağlar.
* Kan dolaşımını ve solunumu hızlandırır. Bu nedenle günde bir kaç defa kalp ve akciğerlerin spor yapılarak çalıştırılması yararlıdır.
* Spor nedeniyle hızlı dolaşan kan, damar çevrelerinde yağ birikimine engel olur. Eğer kan sürekli yavaş dolaşırsa damar çevrelerinde yağ birikir ve damar tıkanmasına neden olur. Buna bağlı olarak kalp hastalıkları meydana gelebilir.
* Hareketsiz bir yaşamları olan masa başında çalışan kişilerde, şişmanlık, şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları sık görülür. Bu nedenle spor yaparak hareketsiz bir yaşamdan kaçınılmalıdır.



Spor sözcüğünün anlamı insanlar arasında farklı anlaşılmaktadır. Spor denilince akla sadece özel koşullarda yapılan müsabaka sporları gelmektedir. Kuşkusuz spor karşılaşmalarının da sağlık açısından önemli yararları vardır. Ancak özel şartlarda yapılan bu sporların yanında kişilerin her zaman her yerde, zaman ayırarak sor ve beden eğitimi yapmaları gerekir. Spor hareketli yaşam bilincini tanımlamak üzere de kullanır. Hareketli bir yaşam sürebilmek için her türlü imkan zorlanmalıdır. Örneğin kent yaşamında zorunlu bisiklete binme tercih edilmelidir. Fırsat bulunduğunda açık havada yürümeli, koşmalı ve yüzmelidir.

Spor, büyükler için gerekli olduğu gibi küçükler için de gereklidir. Bu nedenle anneler küçük bebeklerine uygun spor yaptırmaları gerekir. Bu nedenle anneler küçük bebeklerine uygun spor yaptırmaları gerekir. Çocukların sporu oyundur. Dolayısıyla çocuklara oyun için imkan sağlanmalıdır. Yine gebelerin daha kolay doğum yapması sağlığı için gereklidir. Düzenli yapılması gerekenlerden birisi de her sabah 10-15 dakika beden hareketidir.Akşamları ise eve gelindiğinde gün boyu asa başındaki hareketsizliği atmak için bisiklet hareketi, sırtüstü yatıp kalkma gibi hareketler yapılmalıdır. Masa başında ise zaman zaman ayaklar uzatılarak kasların gerginliği sağlanmalıdır. Kişiler spor yaparken yaşlarına uygun spor seçmeli ve çok sayıda kas grubunu çalıştıracak hareketler yapmalıdır. Çok sayıda kas grubunu çalıştırmak için koşma tenis, yüzme voleybol, basketbol, masa tenisi gibi sporlar en uygun olanlarıdır. Spor yapmak sadece kişinin sağlığı için değiş toplumun sağlığı içinde gereklidir. Sağlıklı kişilere sahip toplumlarda verim daha yüksek ve yaşantı daha iyidir. Sağlıklı bir hayat için yapılan spor ve beden eğitiminde devamlılık şarttır. Spor ve beden eğitimi sürekli olarak yapılmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Sağlıklı Giyinme   C.tesi Ocak 17, 2009 2:16 am

Sağlığımızı koruyabilmek için çevre şartlarına uygun şekilde giyinilmelidir. Sağlıklı giyeceklerin ter emme özelliği de olmalı ve alerji yapmamalıdır. Ayrıca giyecekler soğuğa ve diğer iklim şartlarına karşı vücudu koruyacak özelliklerde olmalıdır. Giyinirken iklim şartlarına dikkat edilmelidir. Soğuk iklim şartlarında kalın ve koyu renkli giysiler giyilirken; sıcak iklimde ince, hafif ve açık renkli giysiler giyilmelidir. Ayrıca iklim şartlarına göre sıcak ve soğuktan başı korumak için şapka giyilmesi gerekir. Kısaca, iklim şartlarına göre sağlığımıza uygun giyinmeye sağlıklı giyim veya uygun giyim denir.

Sağlıklı giyinmede iç çamaşır ve gece giysilerinin sun'i maddelerden olmamasına özen gösterilmelidir. Sentetik kumaştan yapılan iç çamaşırlar doğrudan vücutla temas ettiğinden çeşitli rahatsızlıklara neden olur. Bu nedenle hem iç çamaşırlar hem de diğer giysilerin doğal ham maddelerden yapılmış olmasına dikkat edilmelidir. Su geçirmeyen maddelerden yapılan giyeceklerin sürekli giyilmesi vücut sağlığı için zararlıdır.


Islak ve nemli giyecekler mümkün olan en kısa sürede çıkarılarak değiştirilmelidir. Vücudun rahat hareketini önleyen dar giysilerden kaçınılmalıdır. Giyecekler seçilirken dış görünümden çok sağlık kurallarına uygun ve temiz olmasına dikkat edilmelidir. Sağlıklı giyeceklerde aranılan özellikleri kısaca aşağıdaki gibi açıklayabiliriz.

* Vücudu dış ortamın etkilerinden korumalıdır.
* Ter emme özelliğinde olmalıdır.
* Vücudun deri solunumu önleyecek özellikte olmamalıdır.
* Giysiler doğal maddelerden yapılmış olmalıdır.
* Büyümeye ve rahat harekete engel olmamalıdır.
* Sağlığa uygun ayakkabı seçilmelidir. Seçilecek ayakkabıda aranılan özellikler aşağıdaki gibi olmalıdır.

- Ayakkabı alınırken her iki ayak da denenerek alınmalıdır.
- Ayakkabı ayakta denenmelidir.
- Ayakkabı giyildiğinde ayak parmakları ayakkabı içinde rahat hareket etmelidir. Ayak parmağı ile ayakkabı burnu arasında 1 veya 1,5 cm lik aralık bulunmalıdır.
- Dar, yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabılardan kaçınılmalıdır. Bu tür ayakkabılar ayak iskeletinin bozulmasına neden olur.
-Ayakkabı seçimi yapılırken iklim şartlarına dikkat edilmelidir.
- Ayakkabılarda aşınan topuk yürümeyi ve dengeyi bozduğunda zamanında tamir edilmelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Sağlıkla İlgili Uyulması Gereken Kurallar   C.tesi Ocak 17, 2009 2:17 am

Sağlık bölümümüzde okuduklarınızın çoğunda yapılan açıklamalarda sağlıklı bir hayat için uyulması gereken kuralların bir çoğu açıklanmaya çalışıldı. Yapılan Açıklamaların Yanında uyulması gereken başta kurallar da vardır. Bu kuralları aşağıdaki gibi inceleyebiliriz.

* Kitap okurken veya yazı yazarken ışık yeterli olmalı ve ışık sol arka yukarıdan gelmelidir. Diğer bir ifadeyle kitap okurken veya yazı yazılırken ışık, yazı yazan elin ters tarafından arkadan gelmelidir.

* Gözlerin sağlığı için otobüs gibi titreşimi olan hareketli taşıtlarda kitap gazete vb şeyler okunmamalıdır. Okuma mesafesini azaltacağından yüzükoyun yatar durumda kitap, gazete okumak göz sağlığı için iyi değildir.

* Kitap okurken sayfa ile göz arasında en az 40 cm uzaklık olmalıdır.

* Ara sıra gözleri kapatarak veya uzağa bakara gözler dinlendirilmelidir


* Güneş ve parlak ışık kaynaklarına doğrudan bakılması zararlıdır. Bu nedenle denizde, kumda parlak güneş altında uygun özellikte camları olan gözlükler kullanılmalıdır.

* Gözler kaşındığında veya sulandığında, ovuşturmamalı ve bastırılmamalıdır. Arkadaş arasında gözlere bastırarak şaka yapılmamalıdır.

* Televizyon ve bilgisayara çok yakın oturulmamalıdır. Uzun süre televizyon seyredilmemeli, bilgisayar kullanılmamalıdır. Televizyon çok karanlık veya çok aydınlık olmamalıdır.

* Kulağa iğne, çöp vb sert şeyler sokulmamalıdır.

* Alınan havanın nemlenmesi ısıtılması ve temizlenmesi için burundan soluk alıp verilmelidir.

* Hapşırırken, öksürürken ağız ve burun mendille kapatılmalıdır.

* Yüksek tonda ve kulaklıkla müzik dinleme işitme kaybına neden olabileceğinden dikkat edilmelidir.

* Sivilcelerin sıkılması iltihabın yayılmasına ve kalıcı derin izler bırakacağından bu davranıştan kaçınılmalıdır.

* Yerlere tükürülmediği gibi tükürenler de uyarılmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Sağlıklı Hayatın Korunmasında Uyulması Gereken İlkeler   C.tesi Ocak 17, 2009 2:18 am

Sağlıklı hayatın korunması için yapılması gereken bazı uygulamalar vardır. Bunları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

* Kızamık, verem tetanos ve çocuk felci gibi bazı önemli bulaşıcı hastalıklardan korunmak için aşı yaptırılarak bağışıklık kazanılmalıdır.

* Kişiler sağlıklı oldukları zamanlarda da düzenli aralıklarla sağlık kontrolünden geçmelidirler. Düzenli sağlık kontrolünden geçmekle hastalıkların erken tanısı yapılır. Böylece tedavideki başarı artmış olur.



* Sağlığın korunması için yeterli ve dengeli beslenilmelidir.

* Anne, çocuk, aile ve toplum sağlığının korunması açısından aileler bakabilecekleri sayıda çocuk sahibi olmalıdırlar. Bunu sağlıklı bir şekilde uygulamak için aile planlaması hizmeti veren kurum ve kuruluşlardan yeterince faydalanılmalıdır. Aile planlaması ile ilgili açıklamalar ilerleyen ünitelerde yapılacaktır.

* Sağlıklı hayatın korunması için tedai hizmetlerinden yararlanma yolları ve sağlıklı bir çevre oluşturulması için kişilere olumlu davranışlar kazandırmayı yönelik sağlık eğitimi verilmelidir. Bu amaçla verilen sağlık eğitimi ile toplumun sağlık düzeyi yükseltilmiş olur. Sağlık düzeyi yüksek toplumlarda bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı daha bilinçli mücadele verilmektedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» TEMİZLİK

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: SAĞLIK :: SAĞLIKLI YAŞAM-
Buraya geçin: