Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Batı Edebiyatı Tarihi ve Sanatçıları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Batı Edebiyatı Tarihi ve Sanatçıları   Cuma Ocak 16, 2009 2:29 am

Aşağıdaki başlıklarda Dünya Edebiyatının önemli sanatçıları ve bağlı olduğu edebiyatlar sıralanmıştır.

→ Batı Edebiyatı Tarihi ve Sanatçıları
Latin Edebiyatı
İtalyan Edebiyatı
Dante Alighieri
Petrarca
Giovanni Boccaccio
Ariosto
Tasso
Eski Yunan Edebiyatı
Hesiodos
Sappho
Aisopos
Aiskhylos
Sophokles
Euripidies
Aristophanes
Homeros
Odisseia Destanı
İlyada Destanı
İspanyol Edebiyatı
Miguel de Cervantes
İngiliz Edebiyatı
William Shakespeare
Francis BACON
Daniel DEFOE
Jonathan SWIFT
Charles DICKENS
George Bernard SHAW
J. Rudyard KIPLING
Alman Edebiyatı
J. Wolfang GOETHE
Friedrich SCHİLLER
Heinrich BÖLL
Rus Edebiyatı
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Turgenyev
Dostoyevski
Ernest HEMİNGWAY
John STEINBECK
Thomas Stearns Eliot
Fransız Edebiyatı
Victor Hugo
Alexandre DUMAS PERE
Balzac
Stendhal
Gustave FLAUBERT
Emile ZOLA
Alphonse DAUDET
Guyde MAUPASSANT
Jules VERNES
Charles BAUDELAIRE
Jean Paul SARTRE
François Rabelais
Stephane Mallarme
Paul Verlaine
Arthur Rimbaud
Montaigne
Pierre Corneille
Racine
Moliere
La Fontaine
Jean de La Bruyère
Jean-Jacques Rousseau
Alphonse de Lamartine


Latin Edebiyatı

Yunan kültür ve edebiyatı etkisiyle gelişmiştir. M.Ö 2. Yüzyıldan sonra, Büyük iskender’in ölümü ve Roma’nın kurulmasıyla başlar. Yaklaşık 500 yıl sürer.
Büyük İskender’in ölümünden sonra, eski Yunan edebiyatı, bir kültür merkezi olan İskenderiye’de yeni bir döneme girmiş; Milattan önce ikinci yüzyıldan sonra da yerini Latin edebiyatına bırakmıştır. Latin edebiyatının yetiştirdiği en ünlü sanatçılar şunlardır:

Latin Edebiyatı Sanatçıları:

Plautus ( M.Ö 251-184 ), komedileriyle tanınır. Konularını Yunan şairlerinden almıştır. Önemli yapıtları ; Çömlek, İkizler, Urgan, Buğday, Kurdu ve Palavracı Askeri’dir.
Çiçero ( M.Ö.100-55 ) söylevleriyie tanınır. Cumhuriyetçidir. Önemli yapıtları; Söylevler, Cum­huriyet ve Dostluk’tur.
Lucretius ( M.Ö 100-55 ), Didaktik şiirleriyle ta­nınır. Önemli yapıtı, Doğanın Yapısıdır.
Horatius ( M.Ö. 65-8 ), lirik, didaktik şiirleri ve yergileriyte tanınır. Önemli yapıtları; Od’lar. Epod’lar, Yergiler ve Mektuplar’dır.
Ouidius ( M.Ö. 43-M.S.18 ), lirik ve mitolojik şi­irleriyle tanınır. Önemli yapıtları; Aşklar, Değişme­ler, Tristia’dır.
Titus Livius ( M.Ö 59 - M.S.19 ), tarih ve tiyatro yazarıdır. Önemli yapıtları ; Aşklar, Değişmeler, Tristİa’dır,
Seneca ( M.Ö.4 - M.S.65 ), felsefecidir. Neron’a danışmanlık yapmıştır. önemli yapıtları; Diyologlar, Ahlaki Mektuplar, Medeia, Agomennon, Oidipus”tur.
Tacitus ( M.S. 55-120 ), tarihçidir. Önemli ya­pıtları; Historiae, Germenia, Agricola’nın Hayatı’dır

İtalyan Edebiyatı


Rönesans hareketi İtalya’da doğmuştur. Rö-nesansın ilk büyük temsilcileri olan Dante, Petrer-ca ve Boccacio 14. yüzyılda halk dilini yazı dili haline getirmişler ve İtalyan edebiyatının oluşumunu sağlamışlardır. 15. yüzyılda Hümanizma akımı güçlenmiş, eski Yunan ve Latin klasikleri yeniden incelenmiştir. 16. yüzyıl İtalyan edebiyatında Ariosto, Tasso gibi destan şairleri etkili olmuş; sonraki dönemlerde Batılı akımlar bu edebiyatı etkilemiştir. Bu edebiyatın önemli sanatçıları:

Dante Alighieri
Petrarca
Giovanni Boccaccio
Ariosto
Tasso


Dante Alighieri

Yapıtlarının kahramanı, çocuk yaştayken sevdi­ği, sonradan başkasıyla evlenen, 24 yaşında da ölen Beatrice’dir. Şiirlerinde insan kişiliğini ve tut­kularını başarıyla anlatmıştır. Aristo felsefesine bağlıdır. Itaiyancayı yazı dili yapmıştır. En ünlü yapıtı, İlahi Komedya’dır. Bu yapıtta La­tin şiiri Vergilius’la birlikte, sevgilisi Beatrice’i bul­mak için ahirete yaptığı düşsel yolculuğu anlatır. Yeni Hayat’ta Beatrice için yazılmış aşk şiirleri var­dır. Bunu Lanzoniere (Türküler) adlı yapıt izler.

Dante’nin eserleri:

İtalyanca eserleri:

İlahi Komedya (La Divinie Commedia)
Canzoniere
Convivio
Vita nuova
II Fiore
Latince eserleri:

Quaestio de aqua et terra
Monarchia
De Vulgari eloquentia
Epistulae
Eclogae

Petrarca

Şiirlerinde, sevgilisi Laura’ya olan aşkını anlat­mıştır. Halk dilini kullanan sanatçının şiirleri lirik ve insancıl nitelikler taşır. Sone biçimini en iyi uygula­yan sanatçılardandır.

Latince ve İtalyanca şiirler yazmıştır. Lirik şiirlerinde aşkın her türlü görünüşü üzerinde durmuş, İtalyanca şiirlerini “Türküler” adlı kitapta toplamıştır. Dante‘nin etkisinde kalan Petrarca sone, balad, terza rima.. gibi nazım biçimlerini çok kullanmıştır. Diğer bir eseri ise Trionfi (Zaferler )’dir.


Giovanni Boccaccio

Dünya edebiyatında, küçük öykü türünün ilk ya­zarıdır. Dinsel konuları değil, doğrudan insanı an­latmış; günlük olayları işlemiştir. En ünlü yapıtı, yüz hikayeden oluşan Decameron‘dur. Bu yapıtta, veba salgını sonucu bir villaya sığınan kadın ve erkekle­rin birbirlerine anlattığı öyküler vardır. Rönesans ( yeniden doğuş ) dönemi 15. ve 16. yüzyılları kapsar. Rönesans süreci, insanın dinsel baskı ve dogmalardan kurtularak kendine dönüşü­nün bir ifadesidir. Bu dönemde Özgürleşme özlemle­ri, toplumsal ve kültürel uyanış, edebiyat, bilim ve sanatlarda­ki gelişme kiliseye geri adım attırmıştır. Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatı ürünleri Avrupa’daki ulusal dillere çevrilmiştir.


Ariosto

Rönesans devri edebiyatının en önemli sanatçılarından biri olan Ariosto, destan türünde başarı göstermiştir.
En ünlü eseri yapma bir destan olan Çılgın Orlando’dur. Bu destanda Charlemagne devrinde, Hıristiyanlarla Müslümanlar arasındaki savaşlar anlatılır.


Tasso


Rönesans devrinde, destan türünün en başarılı sanatçılanndandır. Eserlerinin konularını Ortaçağ’dan almakla birlikte, biçimsel açıdan Homeros’u taklit etmiştir.
En önemli eseri, I. Haçlı Seferi’nde Kudüs’ün alınışını anlatan Kurtarılmış Kudüs adlı yapay destandır.


Eski Yunan Edebiyatı


Milattan önce IX.yüzyıl ile milattan sonra II.yüzyıllar arasında görülür. Merkezi Atina’dır. Bu­günkü Yunanistan, Ege Adaları ve Batı Anadolu’da ürünler verilir. M.Ö. V.ve IV.yüzyıllar, Yunan edebiyatının en güçlü dönemidir. Bu dönem sanat ve düşüncede altın çağ olarak kabul edilir. Yunan edebiyatında epik, lirik, didaktik, pastoral ve satirik türdeki şiirin ilk örnekleri verilmiştir. Trajedi ve komedi türünde tiyatrolar yazılmış ve oynanmıştır. Fabl, tarih, felsefe ve hitabet türünde yapıtlar ve­rilmiştir. Yunan şiiri Homeros‘la ( M.Ö 9.yüzyıl ) başlar. Miada ve Odysseia adlı doğal destanları derlemiştir.

—————————————————————————————————————————

Batı edebiyatının temel kaynakları, eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatıdır. Milattan önce 9. yüzyıl ile 2. yüzyıl arasında ürünler veren eski Yunan edebiyatı, en parlak devrini 5. yüzyılda yaşamıştır.
Eski Yunan edebiyatının en önemli ürünü, Homeros’un ilyada ve Odysseia adlı destanlarıdır. Bu destanlarda anlatılanlar ve Yunan mitolojisi, sonradan ortaya konulan birçok eser için esin kaynağı olmuştur. Günümüz Batı edebiyatında bile söz konusu ürünler, türlü sanatçılar için kaynak olma niteliğini sürdürmektedir.

Hesiodos ( M.Ö 8.yüzyıl ), didaktik şiirin kuru­cusudur. “İşler ve Günler” yapıtı, köy yaşamını an­latır.
Sappho ( M.Ö 6.yüzyıl ) lirik şiirin ilk örneklerini vermiş, bu şiirlerde aşk temasını işlemiştir.
Aisopos ( M.Ö 6.yüzyıl ) fabl türünde yazdığı yapıtlarıyla tanınır.
Aiskhylos ( M.Ö 525-456 ) trajedi I eriyle tanınır. Trajedideki aktör ve koronun yanına İkinsci aktörü de eklemiş, gelenekleri ve ahlakı savunmuştur. Önemli trajedileri ; Persler, Thebaiye Karşı Yedi­ler, Yalvaran Kızlar, Zincire Vurulmuş Promethus’tur.
Sophokles (M.Ö. 495-406 ), trajedileriyle tanı­nır. Trajediye üçüncü aktörü de eklemiş, yapıtların­da kadere karşı çıkan, onunla mücadele eden kah­ramanları anlatmıştır. Önemli trajedileri; Kral Oidipus, Trakhisli Kadınlar, Elektra, Antigone’dir.
Euripides (M.Ö 480-406 ), trajedileriyle tanınır. Trajedilerinde diyaloga daha çok yer vermiş, koro­nun rolünü azaltmıştır. Önemli trajedileri; Andromakhe, Orestes, İphigeneia Touris’te, Hippolystos’tur.
Aristophones ( M.Ö 445-385 ), komedi türünde yazdığı yapıtlarıyla tanınır. Önemli komedileri; Eşekarılan, Kurbağalar, Bulutlar. Atlılar. Barış’tır.
Demosthenes ( M.Ö 384-322 ), hitabet ( söylev ) türündeki yapıtlarıyla tanınır. Eflatundun öğrencisi olan sanatçının, Exordia adlı yapıtının yanında konuşmaları ve mektupları günümüze ulaşmıştır.
Heredotos ( MÖ 482-425 ), tarih türünde yaz­dığı ürünlerle tanınır.

Sokrates ( M.Ö 469-399 ), felsefecidir. Yazılı yapıtı olmayan Sokrates, yenilikçi olduğu için Aristophanes’in eleştirilerine uğramıştır.
Eflatun ( M.Ö 429-347 ), felsefecidir. İdealizmin kuramcısıdır. Atina Akademisi’ni kurmuştur. Önemli yapıtları; Devlet, Kanunlar, Sokrates’in Savunması,
Ziyafet ve Kriton’dur.
Aristoteles ( M.Ö 384-322 ), felsefecidir. Eflatun’un öğrencisidir. Büyük İskender’i yetiştirmiştir. Başlıca yapıtları; Politika. Söz Söyleme Sanatı,
Organon, Nİcamakus Engi’dir.
Theokritos ( M.0.3.yüzyıl), pastoral şiirin kuru­cusudur. Yunan Çobanıl Şiirleri, en önemli yapıtıdır.

Eski Yunanistan’da aşağıda sözü edilen sanatçılar dışında; felsefe alanında Sokrates, Platon (Eflatun), Aristoteles; tarihte Herodotos; söylevde Demosthenes gibi kişiler ün
kazanmıştır.

ÖNEMLİ SANATÇILARI:

Hesiodos
Sappho
Aisopos
Aiskhylos
Sophokles
Euripidies
Aristophanes
Homeros
Odisseia Destanı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Devamı   Cuma Ocak 16, 2009 2:33 am

Hesiodos

Hesiodos, Didaktik şiir türünün kurucusudur. Yunanistan’ın Boiotia’nın Askra şehrinde yaşamıştır. Hikayeye göre, Helikon yamaçlarında koyun güderken musalar, yani ilham perileri ona şairlik bağışlamışlardır. Nerede öldüğü belli değildir. Yunan insanını şiir yoluyla eğitmeye çalışmıştır. Köy yaşamını ve insanların günlük işlerini anlatan ilk şairdir. Hesiodos‘un en önemli eseri İşler ve Günler’dir. Yunan mitolojisi ve Yunan çiftlik hayatı üzerine bilinenlerin çoğu Hesiodos’un eserlerinden öğrenilmiştir. “İşler ve Günler” yapıtı, köy yaşamını an­latır.

ESERLERİ:

İŞLER VE GÜNLER: Otantik bir şiir olan İşler ve Günler, genel olarak çiftçi hayatını anlatmaktadır. Eserde insanın beş çağı anlatılmaktadır. Eserde bazı öğütler de bulunmaktadır.

Tanrıların Doğuşu (Teogoni) : Genel kanı Teogoni`nin yazarının Hesiodos olduğu yönündedir, ancak bu kesin değildir. Üslup açısından İşler ve Günler`e yakındır. Konusu genel olarak evrenin, dünyanın ve Tanrıların kökeni, varoluşlarıdır.


Sappho


(MÖ. 6. yüzyıl)
Eski Yunan edebiyatının en büyük lirik sa-natçılarındandır. Şiirlerinde daha çok aşk temasını İşlemiştir. Bu kadın sanatçı, lirik şiirin kurucusu sayılmaktadır. Sappho’nun şiirlerinden geriye bazı küçük parçalar kalmıştır.

ŞİİRLERİ:

182 şiiri bu güne ulaşmıştır. Şiirlerin tamamı Sappho’ya yakın dönem tarihçileri, şairleri, edebiyatçıları aracılığı ile bugüne ulaşmıştır. Şiirlerin bir kısmının tamamen başkasına ait olmasından , bir kısmının ise kısmen değiştirildiğinden şüphe edilmektedir. Kaldı ki günümüze ulaşan kimi şiirler (örneğin: dikey biçimde ortadan kesilmiş gibi) hasarlı bir vaziyette ele geçmiş, çevirilerinin bir kesimi Sappho söylemine dayanılarak faraziye ile üretilmeye çalışılmıştır.

Kendi çağına kadar süregelen ion lehçesindeki Hexametron ve Attika lehçesine daha uygun olan iambos vezinlerinde yazılmış betiklerden farklı olarak, Dor öğeleri ile katışık Aiol lehçesinde; Monodikte denilen tek bir ozanın lir ile söylediği şiir biçiminde eserler vermiştir. Klasik Sappho kalıbı üç 11′lik bir 5′lik dizeden oluşur.


Aisopos

AİSOPOS (MÖ. 6. yüzyıl)
Anadolu’da, Frigya’da doğmuş, gençliğinde uzun süre tutsak kalmıştır. Özgürlüğe kavuşunca birçok ülkeyi gezmiştir.
Aisopos, fabl türünün kurucusu sayılmaktadır. Anlattığı masalların konularını, gezileri sırasında uğradığı doğu ülkelerinden aldığı sanılıyor. Fransız şairi La Fontaine, Aiso-pos’tan çok etkilenmiştir.
Aisopos’un tek eseri Fabllar’dır.


Aiskhylos

AİSKHYLOS (MÖ. 525 - 456)
İlk büyük tragedya şairidir. Tragedyanın gelişmesini sağlamış, tragedyaya ikinci bir aktör katmıştır. Eserlerinde gelenekleri ve ahlâkı savunmuş, ahlâksızların Tanrılarca cezalandırılacağını söylemiştir. Aiskhyleos’un elde kalan eserleri şunlardır:
Yalvaran Kızlar
Persler
Thebai’ye Karşı Yediler
Zincire Vurulmuş Prometheus


Sophokles


SOPHOKLES (MÖ. 495 • 406)
Aiskhyleos’tan sonraki en büyük tragedya şairidir. Tragedyayı daha da geliştirmiştir. Sophokles’in eserlerinde İnsanlar alınyazıla-rına boyun eğmezler, sürekli mücadele ederler. Onun eserlerinde seyirci baştan sona merak duygusu yaşar. Sophokles’in elde kalan eserleri şunlardır: Kral Oidipus Oldlpus Kolonos’ta Antlgone Elektra Trakhisli Kadınlar


Euripidies


EURİPİDİES (MÖ. 480 - 406) Atina’nın yetiştirdiği üçüncü büyük tragedya şairidir. Çağdaşları tarafından çok eleştirilmiş, özellikle komedya yazarlarından Aris-tophanes’in hücumlarına uğramıştır.Euripidies’in eserlerinde anlatılan kişiler tutkularına her zaman yenik düşerler. Bu eserlerde diyaloglara daha çok yer verilmiştir.
Euripidies’in en ünlü tragedyaları şunlardır:
Medeia
Hippolytos
Iphigeneia Aulis’te
Orestes
Elektra
Andromakhe


Aristophanes


İlk büyük komedya şairidir.Eserlerinde devrin tanınmış kişilerini ve bazı toplum olaylarını yermiştir. Bu eserlerde kaba şakalar, küfürler, argo sözler… bolca yer alır. Atina’da sahnelenen Kadınların Savaşı: Lisistrata adlı oyununda, kocaları savaşa giden kadınlar, savaşı durdurmak amacıyla kocalarına karşı savaş ilan ederler. İlk kez M.Ö. 423′te sahnelenen Bulutlar oyununda ise Aristofanis, düşünür Sokrates’i alaya alır.

Aristofanis komedilerinde yalnızca izleyicileri güldürmekle kalmadı, dönemin siyaset adamlarının ve düşünürlerinin yanlış ve saçma bulduğu yanlarını da sergiledi.

Aristophanes’in bilinen komedyaları şunlardır: Atlılar Eşekanları Kuşlar Kurbağalar Bulutlar Barış


Homeros


HOMEROS (MÖ. 9. yüzyıl)

Homeros’un yaşamı hakkında çok az bilgi vardır. Onun hakkındaki bazı bilgileri tarihçi Heredo-tos’tan öğreniyoruz. Homeros’un kör ve İhtiyar bir şair olduğu, oradan oraya dolaşarak şiir okuyup ekmeğini kazandığı, uzun yıllar Ege adalarında yaşadığı söylenir. Homeros’un en önemli eseri destanlarıdır, llyada ve Odysseia adlı bu destanlar, bütün Yunan kültürünün temelini oluşturmaktadır. İlk bakışta çok eskimiş ve çocuksu gelebilir Homeros’un destanları. Mitolojiden, fantastik anlatımdan hoşlanmayanlar ise onları saçma bulacaklardır. Oysa bu metinlerde, insanoğlunun yüzyıllardan beri değişmeyen pek çok temel dürtüsü, duygusu vardır. Onları tüm zamanlarla çağdaşlaştıran yani “klasik” yapan işte bu özellikleridir. Üstelik, “İlyada” ve “Odysseia, bir yandan Yunan tragedyalarının habercisidir, diğer yandan, yalın bir dille kaleme alınan daha doğrusu söze dökülen destanlardaki anlatım tarzı; geçmiş ve şimdi arasında gidip gelerek -zaman akışını kırarak- aktarılan hikayeler, modern edebiyatın bilinç akışı tekniğinin öncüsüdür. Usluptaki sadeliğin asıl nedenini ise, o çağlarda sözlü anlatımın müzik eşliğinde yapılmasında bulabiliriz. Ancak bu sadelik, bir cansızlık anlamına gelmez; tersine, çok canlı ve eğlenceli bir havası vardır Homeros hikayelerinin. Yukarıda da belirttiğim gibi, gördüğü, bildiği insanlar, mekanlar ve eşyalardır onun anlattıkları. “Homeros, sürülmüş bir tarlayı, buğday-yürekli ekmeği, kuşların uçuşunu, yontulmuş bir iskemleyi, limanda bir gece-göğüne karşı duran gemileri, derede çamaşır yıkayan kadınları anlatır. Yalındır, canlıdır, klasiktir…


Odisseia Destanı

Ünlü Yunan tarihçi Homeros’un büyük iki lirik destanından biri. Odyssey’de zeki kahraman Odysseus’un Truva savaşı sonrası ülkesine dönüşü sırasında karşılaştığı olaylar anlatılır, bu olaylar insanlara özgü tanrılarda olmayan zayıf yönler çerçevesinde anlatıldığı için bir bakıma Yunan mitolojisinde insanlığın öyküsü olarak da yorumlanır.

Odissea’nın M.Ö. 800 ila 600 yılları arasında yazıldığı düşünülmektedir. Manzum eser İlyada’nın devamı niteliğindedir ve Yunan kahraman Odysseus’un Truva’nın düşüşünden sonra vatanı İthaka’ya yaptığı maceralarla dolu uzun yolculuğu anlatır. 10 yıl süren savaştan sonra Odysseus’un İthaka’ya dönmesi 10 yılını alır, ve bu 20 yıllık uzaklığında oğlu Telemachus ve karısı Penelope ülkeyi yönetmek ve Penelope ile evlenerek (Odysseus’un öldüğü iddia edilmektedir) İthaka’nın hükümdarı olmak isteyen bir grup soylu ile mücadele etmek zorundadadırlar. Şiir batı edebiyatının ve kültürünün temel eserlerinden sayılır, ve antik Yunan kültürüne ışık tutan en önemli kaynaklardan biridir.


İlyada Destanı


Homeros’un Truva savaşını anlatan destanıdır. Yunancada Odise ile birlikte en eski edebiyat olduğu düşünülen epik bir şiirdir.Eldeki veriler ışığında Hesiod tarafından M.Ö. 7. yy yada 8. yy’da yazıldığı düşünülmektedir. Homeros, “İlyada”sında Truva savaşını ayrıntılarıyla anlatmaktadır. Sözlü gelenekten yazıya nasıl geçtiğini bilemediğimiz gibi, metinde geç dönemde yapılan değişikliklerin kesin amacını kestirmek bizim için güçtür. Ama Homeros bir savaşın ‘toprağı bereketli Truva’da geçtiğini söylüyor.

KİŞİLERİ:

Achilles (Αχιλλεύς),Myrmidons’un lideri ve Yunan Şampiyonlarının en önemlisi, hikayenin ana karakterlerinden biridir.
Briseis, Lyrnessos şehrinin rahibinin kızydı. Babasının katili Akhilleus’un sevgilisi olmuştur.
Agamemnon (Αγαμέμνων),Mycenae’in kralı, Achilles’le kan davasını tahrik eden Achaean ordularının en yüksek kumandanı; Kralın erkek kardeşi (Kral) Menelaus, Menelaus’tur.
Menelaus (Μενέλαος), Helen’in terkettiği kocası,Sparta Kralı Agamemnon’un kardeşidir.
Odysseus (Οδυσσεύς),Odise adlı epik destanın ana karakteri, kurnazlığı ile ünlüdür.
Calchas (Κάλχας), Güçlü Yunan rahip ve kehanetleri verdır.
Patroclus (Πάτροκλος), Achilles’in yardımcısıdır.
Nestor (Νέστωρ), Diomedes (Διομήδης), Idomeneus (Ιδομενεύς) veTelamonian Ajax (Αίας ο Τελαμώνιος), Yunanistan’ın başlıca şehir devletlerinin kralları, kendi ordularını yöneten fakat Agamemnon’un emri altında olanlar.
Priam (Πρίαμος), Truvalıların kralı, Truvalı kumandanlarının birçoğu, onun elli oğludur.
Hector (Έκτωρ), Kral Priam’in ilk doğan oğlu, Truva’nın lideri ve müttefik ordular kumandanı. Tahtın varisi.
Paris (Πάρις), Truva Prensi ve Hector’un kardeşi, Alexander diye de bilinir; Helen’i kaçırdı Casus belli ilan edildi. Bir bebek katili olarak görüldü. Cassandra Truva’nın yokolmasına önceden sebep olacağını gördü. Bir çoban tarafından büyütüldü.
Aeneas (Αινείας), Hector’un kuzeni ve en önemli teğmenlerden biri, Aphrodite’in oğlu, Truva savaşında sağ kalan figürlerden en önemlisi.
Glaucus ve Sarpedon, Likya’nın liderleri
Truva kadınları
Hecuba (Εκάβη), Truva Kraliçesi, Priam’ın karısı, Hector, Cassandra ve Paris’in annesi
Helen (Ελένη), Sparta Sparta Kraliçesi ve Menelaus’un karısı, Paris’i destekleyenlerden.
Andromache, (Ανδρομάχη),Apollo tarafından lanetlendi. Kendisinin ve ailesinin ölümünü daha önce görmekle cezalandırıldı.

KONUSU

Her şey, Tanrıça Kavga’nın şölen masasına üstünde “En güzele” yazan bir elma atmasıyla başlar. Hera, Athena ve Afrodit bu elmayı almak isterler. Hakem ise İda Dağı’ndaki çoban Paris olur. Paris, Afrodit’i seçer. Ödülü ise Spartalı Helena olacaktır. Hemen Sparta’ya gidip onu kocası Menelaos’tan kaçırır. Ünlü Truva savaşı bu yüzden başlar. İlk çarpışmalar kamp ile kent arasındaki Truva ovasında olmuştur. Menelaos kardeşi Agamemnon’u da çağırmıştır.Miken kralı Agamemnon’un tek derdi Truva’yı almaktır. Savaşa seve seve katılmıştır. Iolkos kralı Pelans ile Thetis in oğulları Akhilleus (Aşil), Aias isimli arkadaşıyla savaşa katılmıştır. Akhalar arasında kurnaz Odysseus da vardır. Akhilleus çok güçlüdür ve Truvalılar ondan çok korkmaktadırlar. Akhilleus ve Aias bazı köyleri yağmalamışlar, Briseis diye bir kız ve Apollon rahibi Chrises’in kızı Astynome’yi esir almışlardır. Astynome Agamemnonun payına düşmüştür. Rahip Chrises, Apollon’dan kızının intikamı için Akhalara veba göndermesini diler ve Apollon Akha düşmanı oluverir. Apollon’un veba oklarıyla birçok Akhalı can verir. Agamemnon ısrarlar üzerine Astynome’yu Chrises’e verir; Akha ordusu felaketten kurtulur. Ama Agamemnon bunu hazmedemeyip karizmasını bozmamak için Akhilleus’un payına düşen Briseis i alır. Akhilleus küser ve savaştan çekilir. Akhilleus’un savaştan çekilmesi Truvalılar için fırsattır ve saldırıya geçerler.Agamemnon yaptığı hatayı anlamıştır ama çok geçtir. Hektor ve Aineas Akha saflarını kırıp geçirmektedirler. Agamemnon ne hediye verse de Akhilleus orduya geri dönmez.. Akhilleus’un kuzeni Patroklos onun zırhını gizlice alır ve ben Akhilleus’um diye Truvalıların karşısına çıkar. Amacı Truvalıları korkutup uzaklaştırmaktır. Hektor ortaya atılır ve sahte Akhilleus ile dövüşür. Onu öldürüp zırhını alır ve giyer. Onun Akhilleus olmadığı ortaya çıkar ama Hektor öyle ya da böyle, zırhı ele geçirmiştir. Akhilleus Patroklos’un ölüm haberini duyunca hem çok üzülür hem de çok öfkelenir. En çok sevdiği akrabası ölmüştür çünkü. Derhal annesi su perisi Thetis’e yeni bir zırh yaptırmasını ister. Thetis de Heptaistos’tan tanrı elinden çıkma zırhlar ister. Zırhlar bitince onları Akhilleus’a verir. Akhilleus’un ilk işi Hektor’la savaşmak olur ve Hektor’u öldürür. Bu sırada tanrılar devreye girer. Ares, Phoibos Apollon, Artemis, Afrodit ve Xantos Truvalıların yanındadır. Ama Pallas Athena, Hera, Poseidon, Hermes ve Hephaistos da Akhaların yanındadır. Zeus keyfine göre taraf değiştirmektedir. Tanrılar da savaşa katılmışlar, cepheler canlanmıştır. Akhilleus kendinde büyük bir motivasyon hissederek Truva surlarına dayanır ama karşısına Phoibos Apollon Paris’e yardım ederek ve kaşla göz arasında paris Akhilleus’u topuğundan bir okla vurur.Aşil tendonu kavramı burdan gelir. Akhilleus kan kaybından oracıkta ölür ve Apollon tanrılar katına çıkar.Kuralı bozmuştur ama tanrılara bunun olmadığına inandırmıştır. Truvalılardan Hektor, Akhalardan Akhilleus ölmüştür. Nestor yaşlı bir kraldır. Konuşmalarıyla ünlüdür ve askerlere motivasyon vermekle görevlidir. Ne yazık ki o da ölür.Akhilleus’un arkadaşı Aias ise iftiraya kurban gitmiştir, hem de Odysseus tarafından; delirir ve canına kıyıp intihar eder. Odysseus ise bunun cezasını dönüş yolunda çekecektir. Odysseus bu kentin kurnazlıktan başka yolla ele geçirilemeyeceğini anlamıştır. Ünlü bir zanaatkara o meşhur Truva Atı’nı yaptırır. İçine gizlice askerleri yerleştirir ve Truva kentinin önüne bırakır. Truvalılar sanar ki Yunanlılar çekilmiş.Tahta atı içeriye alırlar ve şenlik yaparlar. Sonra da uykuya çekilirler. Aralarından bir Truvalı vatan haini “sözde” çekilmiş Akha gemilerine dumanla işaret verir ve attakileri uyarır. Atın içindekiler çıkıp Truva kapılarını içeriden açarlar, Akha ordusu da bu kapılardan saldırır.Paris ve Priamos öldürülür ve Helena Menelaos’a geri verilir. Helena anlamıştır ki Menelaos daha güçlü. Onun yanında yaşamaya karar verir ve yeniden evlenirler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Devamı   Cuma Ocak 16, 2009 2:42 am

İspanyol Edebiyatı


İspanyol edebiyatı dinsel ve epik eserlerle başlamış, en parlak dönemini Rönesansta yaşamıştır. 17. yüzyılın ilk yarısında roman ve tiyatro türü bu edebiyatta çok gelişmiştir.
18. yüzyılda İspanyol edebiyatı gerileme sürecine girmiş, 19. yüzyılda ise romantik ve realist akımlar sanatçılar üzerinde etkili olmuştur.

Miguel de Cervantes
Batı Edebiyatı Tarihi ve Sanatçıları
Latin Edebiyatı
İtalyan Edebiyatı
Eski Yunan Edebiyatı
→ İspanyol Edebiyatı
İngiliz Edebiyatı
Alman Edebiyatı
Rus Edebiyatı
Fransız Edebiyatı


Miguel de Cervantes

Modern romanın kurucusu olarak tanınmıştır. Hayatını kazanmak için asker olmuş, Inebahtı deniz savaşında (1571) Türklere karşı savaşmıştır. İspanya’ya dönerken Türk korsanları tarafından yakalanarak Cezayir’de hapse atılmıştır. Cervantes, İspanya’ya döndükten sonra yazdığı Don Kişot romanıyla bütün dünyada ün kazanmıştır. Romanın mizahı ve yergiii bîr anlatımı vardır. Roman kahramanlarından Don Kişot hayalci ve idealist bir tipi, Şancho Panza ise gerçekçi ve pratik bir tipi anlatır.

İngiliz Edebiyatı

İngilizce, yazı dili haline geldikten sonra, İngiliz edebiyatının yetiştirdiği ilk büyük sanatçı Chaucer (1340 - 1400)’dir. Chaucer, Canterbury Hikayeleri adlı eseriyle İngiltere’de Rönesans’ı müjdelemiştir.
16. yüzyılın ikinci yarısı, İngiliz edebiyatının altın çağıdır. Bu dönemde eser veren Shakespe-are, Bacon, Milton bütün dünyaca tanınmıştır. 18. yüzyılda ise Defoe, Svvift, Feilding gibi sanatçılar ün kazanmış; sonraki dönemlerde sanatçılar üzerinde değişik edebiyat akımları etkili olmuştur.

William Shakespeare
Francis BACON
Daniel DEFOE
Jonathan SWIFT
Charles DICKENS
George Bernard SHAW
J. Rudyard KIPLING


William Shakespeare

İngiliz edebiyatının olduğu kadar, dünya edebi­yatının da en büyük tiyatro yazarıdır. Dram ve ko­medya türlerinde yapıtlar yazmıştır. William Shakespeare bu yapıtlarında şiir ve düzyazıyı bir arada kullanmıştır. Oyunlarının tümünü beş perde üzerinden tasarlamıştır. Yapıtla­rında insanın hırs ve tutkularını, duygu ve düşün­celerini başarıyla anlatmıştır. Ölümsüz karakterler yaratan Shakespeare, insanın iç dünyasını olanca derinliğiyle betimlemiştir.

William Shakespeare Eserleri:

Hamlet, Macbeth, Otello, Romeo ve Jüliet, Kral Lear, Jullius Ceasar ( dram). Venedik Taciri; Yanlışlıklar Komedyası, Kuru Gürültü, Hırçın Kız, Windsor’lu Şen Kadınlar (komedya). Venüs ile Adonis, Soneler (şiir)

Francis BACON

(1561 -1626)

İngiliz devlet adamı ve filozofudur. Bilimsel ve felsefi nitelikli denemeleriyle tanınmıştır. Geliştirdiği tümevarım yöntemiyle yeni bir mantık kurmuştur. En önemli eseri Denemeler’dir.


Daniel DEFOE

Daniel DEFOE (1661 -1731)
İngiliz edebiyatının tanınmış bir sanatçısıdır.
Serüven dolu bir yaşam sürmüş, roman yazmaya çok geç başlamıştır. Defoe, serüven dolu yaşamındaki deneyimlerine dayanarak birçok serüven romanı yazmıştır.
En ünlü eseri, Robinson Crusoe’da, bindiği gemi batınca ıssız bir adaya çıkarak orada 28 yıl tek başına yaşama mücadelesi veren bir kişiyi anlatır.
Robinson Crusoe, bütün dünya dillerine çevrilmiş, sevilerek okunmuştur.

Jonathan SWIFT

Jonathan SWIFT (1677 -1745)
Döneminin siyaset adamlarını, parti ve din kavgalarının içyüzünü yakından görmüş, düş kırıklığına uğramış, eserlerinde bu görüşlerinin sonuçlarını yansıtmış, toplumdaki kötülükleri yermiştir.
En önemli eseri Gulliver’in Gezileri adlı romanıdır.


Charles DICKENS

Charles DICKENS (1812 -1870)

İngiliz edebiyatının gerçekçi yazarlarındandır. İnsan karakterlerini çizmede çok başarılıdır. Çocukluğundan beri yakından görüp tanıdığı yoksul kimselerin yaşamını anlatırken eşine az rastlanan bir duygulandırma gücüne ulaşır.
Önemli eserleri şunlardır:
Pickwick’in Kağıtları (roman) Oliver Twist (roman) Antikacı Dükkanı (roman) David Copperfield (roman)


George Bernard SHAW

George Bernard SHÂW (1856 -1950)
İrlanda kökenli olan Shaw, İngiliz tiyatrosunun önemli bir sanatçısıdır. Düşünsel yönü ağır basan eserlerini komedi biçiminde yazmıştır. Ahlâki ve fikri çatışmalara ağırlık veren bir tiyatro geliştirmiş ve töre komedisini yeniden canlandırmıştır. 1925′te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış
ancak bu ödülü reddetmiştir.

Önemli eserleri şunlardır:

Candida (oyun)
Sezar ve Kleopatra (oyun)
Kara Kız (roman)

J. Rudyard KIPLING

J. Rudyard KIPLING (1865 -1936)
İngiliz edebiyatının ünlü bir sanatçısıdır. Şiir, hikaye ve roman türlerinde yazmış, gazetecilik yapmıştır. Çocukluğunu Hindistan’da geçirmiş, bütün eserlerinde sömürgeci İngilizlerin dünyaya egemen olma isteklerine yer vererek, İngiliz milliyetçiliğini işlemiştir. 1907′de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

Önemli eserleri şunlardır:
Kim (roman) Sönen Işık Cengel Kitabı


Alman Edebiyatı


Alman edebiyatının ilk ürünleri Ortaçağ’da görülen Nibelungen destanı ve “romans”lardır. Alman halk türkü ve masallarının çoğu 19. yüzyılda Grimm Kardeşler tarafından derlenmiştir.
Alman edebiyatı 18. yüzyılın ikinci yarısından sonra parlak bir döneme girmiştir. Bu dönemde, Goethe, Schiller gibi sanatçılar romantik akıma zemin hazırlamış, önemli eserler vermişlerdir. Sonraki dönemlerde Avrupa’nın diğer ülkelerinde ortaya çıkan edebiyat akımları Alman edebiyatını da etkilemiştir.

J. Wolfang GOETHE
Friedrich SCHİLLER
Heinrich BÖLL


J. Wolfang GOETHE


J. Wolfang GOETHE (1749 -1832)

Alman romantizminin kurucularındandır. Şiir, tiyatro, roman türlerinde yazmıştır. Şiirlerinde aşk duygusuna geniş yer vermiş, lirik bir anlayışı benimsemiştir. Çok sonraları felsefi şiirler de yazan Goethe, hayat felsefesini Faust adlı büyük dramında açıklamıştır.
Shakespeare’den, Schiller’den ve İranlı şair Hafız’dan etkilenmiştir.

En önemli eserleri şunlardır:

Faust (oyun)
Genç VVerther’in Acıları (roman)
Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları (roman)


Friedrich SCHİLLER


Friedrich SCHİLLER (1759 -1805)
Romantik tiyatronun önemli sanatçılarındandır. Dramlarında daha çok özgürlük tutkusunu işlemiştir. Tarih ve felsefe konulan üzerinde geniş araştırmalar yapmış, estetik ve ahlâkla ilgili denemeler yazmıştır.
Tiyatro, şiir, tarih, felsefeyle ilgili eserleri vardır.

En önemli dramları şunlardır.
Haydutlar, Don Carlos, VVilhelm Tell


Heinrich BÖLL


Heinrich BÖLL (1917 -1985)
Çağdaş Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. II. Dünya Savaşı’na bizzat katılmış, esir düşmüş, eserlerinde savaş yıllarının yoksullukları, acıları üzerinde durmuştur. Alman sanayi toplumunu da eleştiren H. Böll, 1972′de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

Önemli eserleri şunlardır:
Trenin Tam Saatiydi (roman)
Babasız Evler
Âdemoğlu Neredeydin? (roman)



Rus Edebiyatı


Rus edebiyatının ilk önemli eseri, kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen Igor destanıdır.
18. yüzyılın ikinci yarısında Rus edebiyatı asıl ürünlerini vermeye başlamıştır. Batılı akımlar Rus edebiyatını da derinden etkilemiş, birçok Rus şair ve yazarı dünyaca tanınmış eserler ortaya koymuştur.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Turgenyev
Dostoyevski
Ernest HEMİNGWAY
John STEINBECK
Thomas Stearns Eliot



Aleksandr Sergeyeviç Puşkin


Aleksandr PUŞKİN (1799 - 1337)

Rus edebiyatında Romantizm akımının en önemli şairidir.Fransız romantizminin etkisiyle yazan Puşkin Rus edebiyatına yerli, ulusal değerlere bağlı eserler kazandırmıştır. Şiirlerinde coşkulu bir söyleyişi benimsemiş; romanlarında gerçekçi davranmıştır.

Önemli eserleri şunlardır:

Çingeneler (şiir)
Boris Gudonov (oyun)
Yüzbaşının Kızı (öykü)


Nikolay Vasilyeviç Gogol


N.V. GOGOL (1809 -1952)

Rus edebiyatının ilk büyük roman, öykü ve tiyatro yazarıdır. Realizmin etkisindedir ve Rus realizmininkurucusudur. Rusya’nın küçük kasabalarında yaşayan halkın sorunlarını başarıyla anlatmıştır. Mizahta da usta bir sanatçıdır.

Önemli eserleri şunlardır:
Ölü Canlar (roman)
Müfettiş (oyun)
Petersburg Hikayeleri (öykü)


Turgenyev


TURGENYEV (1818 -1883)

Rus edebiyatının en büyük realist yazarlarındandır. Kendisi toprak sahibi bir asilzade olmasına rağmen, toprak sahipleri ile yoksul köylüler arasındaki çelişkilere dikkat çekmiştir. Bütün eserlerinde döneminin düşünsel akımlarını, toplumsal çelişkileri, Rus asilleri ile köleler arasındaki uyuşmazlığı çok gerçekçi biçimde yansıtmıştır. Edebiyatı sosyal gelişmenin bir aracı olarak görmüş; roman, öykü, tiyatro türlerinde yazmıştır.

Önemli eserleri şunlardır:

Babalar ve Oğullar (roman)
Rudin (roman)
Bir Asilzade Yuvası (roman)


Dostoyevski


Dostoyevski, Rus edebiyatının en önemli realist yazarlarındandır. Gençlik yıllarında rejim karşıtı çalışmaları nedeniyle tutuklanmış, ölüme cezası almış ancak son anda Çar’ın emriyle Sibirya’ya sürgün edilmiştir. Dostoyevski‘nin Suç ve Ceza adlı romanı Rus edebiyatının en önemli realist eserlerinden biridir. Yazar, olayların insan ruhu üzerindeki sonuçlarını çözümlemede çok başarılı olmuştur. Suç ve Ceza’da Dostoyevski, vicdan azabına yenik düşen bir insanın psikolojisini ele alır.


Ernest HEMİNGWAY

Ernest HEMİNGWAY (1898 -1961)

On beş yaşındayken evden kaçarak Kızılderililer arasında yaşamış, I. Dünya Savaşı’nda Kızılhaç’ın sağlık yardım koluna gönüllü yazılarak İtalyan cephesine gitmiş, ağır yaralanmış, Amerika’ya dönünce gazeteciliğe başlamıştır. Ernest HEMİNGWAY, gazete muhabiri olarak Yunanistan, Fransa, İspanya, İngiltere, Çin… gibi birçok ülkeyi dolaşmıştır. Eserlerinde hep görüp tanık olduklarını anlatmış, gerçekçiliği benimsemiştir. İhtiyar Adam ve Deniz Adlı eseriyle 1954 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

Sanatçının diğer önemli eserleri şunlardır:

Silahlara Veda (roman)
Çanlar Kimin İçin Çalıyor (roman)


John STEINBECK

John STEINBECK (1902 -1968) Modern Amerikan edebiyatının en önemli sanatçılarındandır. Yaşamı boyunca birçok meslek değiştirmiş, yazarlıkta karar kılmıştır. Realist bir yazardır. Eserlerinde Califomia’daki insanların sıkıntı ve acı dolu yaşamlarını başarıyla anlatmıştır.Öykü ve roman türünde eserler vermiştir.

Steinbeck’in en tanınmış romanları şunlardır:

Kenar Mahalle
Fareler ve İnsanlar
Gazap üzümleri
Sardalya SokağI
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Devamı   Cuma Ocak 16, 2009 2:48 am

Thomas Stearns Eliot

T.S.ELIOT (1888-1965)

Çağdaş Amerikan edebiyatının en ünlü yazarlarındandır. Şiir, tiyatro, eleştiri türündeki eserleriyle tanınmıştır. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Fransa ve Almanya’da felsefe ve edebiyat okumuş, İngiltere’de Yunan felsefesiyle uğramış, 1927′de İngiliz vatandaşlığına geçmiştir. Eliot, kendini edebiyatta klasik; politikada krallık taraftarı; inançta ise Anglo-Katolik olarak tanıtır. Şiirde sınırlı temaları işleyen sanatçı, eleştiri dalındaki eseriyle 1948 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır..

Önemli eserleri şunlardır:

Toplu Şiirler
Katedralde Cinayet (oyun)
Aile Toplantısı (oyun)
Eski ve Çağdaş Denemeler (deneme)



Fransız Edebiyatı


Fransız edebiyatının ilk örneklerini de destanlar oluşturur. 12. yüzyıla kadar pek varlık göstermeyen Fransız edebiyatında en önemli ürün Chansen de Röland destanıdır.
Rönesans döneminde gelişmeye başlayan Fransız edebiyatı, sonraki dönemlerde birçok sanat akımının doğuşuna tanıklık etmiş, bu akımların gücüyle beslenmiştir.

Dönemin En öenmli Sanatçıları Şunlardır:

Victor Hugo
Alexandre DUMAS PERE
Balzac
Stendhal
Gustave FLAUBERT
Emile ZOLA
Alphonse DAUDET
Guyde MAUPASSANT
Jules VERNES
Charles BAUDELAIRE
Jean Paul SARTRE
François Rabelais
Stephane Mallarme
Paul Verlaine
Arthur Rimbaud
Montaigne
Pierre Corneille
Racine
Moliere
La Fontaine
Jean de La Bruyère
Jean-Jacques Rousseau
Alphonse de Lamartine


Victor Hugo


Fransız romantizmin en ünlü sanatçılarındandır. Roman, tiyatro, şiir türlerinde eserler vermiştir. Cromvvell adlı dramının önsözünde, Romantizmin kurallarını belirtmiştir. Victor Hugo, çok parlak ve canlı bir üslupla anlattığı aşk vb. kişisel duygulardan başka doğa, özgürlük, vatan sevgisi gibi temalar üzerinde durmuştur.
Önemli eserleri şunlardır:
Sefiller (roman)
Nötre Dame de Paris (Roman)
Hernani (oyun)
Kral Eğleniyor (oyun)
Ruy Blas (oyun)
Cromvvell (oyun)
Yüzyılların Efsanesi (şiir)



Alexandre DUMAS PERE


Alexandre DUMAS PERE (1802- 1870)
Romantik Fransız edebiyatının önemli sanatçılarındandır. Romanları ve oyunlarıyla tanınmıştır.Romanlarının sanatsal bir değeri yoktur; ancak anlatımdaki canlılık, sürükieylcilik onların çok okunmasını sağlamıştır. Tarihi konuları işlemiş, polis ve serüven romanları yazmıştır.

En önemli eserleri şunlardır:
Üç Silahşörler (roman) Monte Kristo Kontu (roman)


Balzac

H. de BALZAC (1799 -1850)

Balzac, realizmin Fransız edebiyatındaki öncüsü kabul edilmekle birlikte eserlerinde romantizmin özellikleri de hissedilir. Çağının toplum yaşamını ve her tabakadan insanlarını ele alıp işlemekte üstün başarı elde etmiş ve ölümsüz kahramanlar yaratmıştır.

Balzac’ın en önemli eserleri :

İnsanlık Komedyası (dizi romanlarının genel adı) Bugenie Grandet (roman) Goriot Baba (roman) Vadideki Zambak (roman)


Stendhal

STENDHAL (1783 -1842) Fransız edebiyatının en büyük realistlerinden sayılır.Romantizmin en güçlü olduğu dönemde yazmasına rağmen, açık, sağlam bir üslupla yazılmış eserlerinde psikolojik çözümlemelere geniş yer vererek gerçekçi anlayışı benimsemiştir. Stendhal’ın değeri ölümünden sonraki dönemlerde anlaşılmıştır.
Gezi, anı, deneme, hikaye roman türünde eserleri vardır.

En önemli eserleri şunlardır:
Kızıl ile Kara (roman) Parma Manastırı (roman)


Gustave FLAUBERT


Gustave FLAUBERT (1821 - 1880)

Realizmin kurucusu ve en büyük temsilcisidir. Gustave Flaubert, Eserlerinde dil ve anlatıma, biçim kusursuzluğuna büyük önem vermiştir. Anlattıkları gözlem ürünüdür, gerçekçi tipler yaratmıştır. En önemli eseri Madam Bovary‘dir.

Madam Bovary, Realizm akımının kurucusu ve en büyük temsilcisi sayılan Gustave Flaubert’in başeseridir. Bu roman, Realizmin başarılı ilk örneği sayılmaktadır. Konusunu gerçek yaşamdan alan bu roman, Fransız edebiyatının olduğu kadar dünya edebiyatının da önemli eserlerindendir.

Önemli eserleri şunlardır:
Madame Bovary (roman) Salambo (roman)


Emile ZOLA

Emile ZOLA (1840 -1902) Naturalizmin kurucusudur. “Deneysel roman” anlayışının öncüsüdür. Eserlerinde, kişileri soyaçeki-min, içgüdülerin ve sosyal koşulların etkisine bağlı olarak anlatmıştır. Olumsuzlukların, çirkinliklerin, sefaletin tasvirini başarıyla yapmıştır.
20 ciltlik Rougon- Macquart roman dizisinin en önemli eserleri şunlardır:
Meyhane, Germinal, Nana, Gerçek


Alphonse DAUDET


Alphonse DAUDET (1840 -1897)

Naturalizmin önemli temsilcilerindendir.Eserlerinde çok güçlü gözlemler vardır. Nükteli, şiirli, açık ve kolay anlaşılır bir üslupla yazmıştır.
Önemli eserleri şunlardır:
Değirmenimden Mektuplar (öykü) Pazartesi Hikayeleri (öykü) Tarasconlu Tartarin (roman) Jack (roman)


Guyde MAUPASSANT


Guyde MAUPASSANT (1850 -1893) Naturalist akıma bağlıdır. Küçük öykü türünün en önemli sanatçılarındandır. Öykülerinde “olay” öğesine büyük önem vermiş, öyküye “Maupassant tarzı’nı getirmiştir.
Başlıca eserleri şunlardır:
Tombalak (öykü) Ay ışığı (öykü) Bir Hayat (roman) Güzel Dost (roman)


Jules VERNES

JULES VERNES (1828 -1905)

19. yüzyılda bilimkurgu romanları yazmış bir sanatçıdır.

Zamanındaki bilimsel buluşlardan ve icatlardan esinlenerek, hayali olayları anlatan romanlar yazmıştır.
J. Vernes, daha insanoğlunun ay’a gitmeyi hayâl bile etmediği bir dönemde “Aya Yolculuk” adlı romanını yazmış, denizaltının icat olunmadığı bir zamanda roman kahramanlarını denizler altında dolaştırmıştır.

Jules Vernes’in eserleri özellikle çocuklar tarafından bütün dünyada sevilerek, okunmuştur. Bazı romanları şunlardır:
Dünyanın Merkezine Seyahat Denizler Altında Yirmi Bin Fersah Balonla Beş Hafta Seyahat Seksen Günde Devri Âlem Kaptan Grant’ın Çocukları İki Sene Mektep Tatili


Charles BAUDELAIRE


Charles BAUDELAIRE (1821 -1867)

Fransız şairi. Sembolizm akımı ortaya çıkmadan önceki dönemde, şiirleriyle bu akımın müjdecisi olmuştur. Şiirlerinde anlamın kapalı olmasına, biçim yönünden kusursuzluğa, izlenimlerini anlatmaya büyük önem vermiştir. Victor Hugo, Baudelaire‘i “şiire yeni bir ürperti getiren şair” olarak nitelemiştir. En önemli şiir kitabı “Kötülük Çiçekleri” dir.

——————————————————————————————————————

Kapalı anlama yönelerek, gerçeğin insan üze­rindeki izlenimlerini yansıtmış, biçim kusursuzluğu­nu önemsemiştir. En önemli şiir kitabı “Kötülük Çiçekleri” toplumun ahlak ve töresine karşı gel­mekten kovuşturmaya uğramıştır. Yalnızlık, karam­sarlık ve melankoli şiirinin başlıca öğeleridir. ‘Yapma Cennetler” ve ‘Küçük Mensur Şiirler” diğer şiir Kitaplarıdır. Charles Baudelaire, Sembolizmin en önemli temsilcilerinden biridir.

Jean Paul SARTRE


Jean Paul SARTRE (1905 -1980)
Egzistansiyalizm (varoluşçuluk) akımının edebiyattaki en ünlü temsilcisidir.

Çağımızın ana sorunları üzerine görüş bildiren, bunları tartışan, özgürlük düşkünü bir sanatçıdır. Felsefeyle de uğraşmıştır.

J.P. Sartre, insanın kendi değerlerini kendisinin yaratacağını söyler ve insanın kendi seçimiyle var olduğunu savunur.

Deneme, hikaye, roman ve oyun türünde eserler vermiştir.
En ünlü eserleri şunlardır:
Duvar (hikaye) Bulantı (roman) Sinekler (oyun)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Devamı   Cuma Ocak 16, 2009 2:53 am

François Rabelais

Fransız romanının kurucusu sayılır. Gargantua ve Pantagruel adlı romanlarında güçlü gülmece yeteneğinin yansımaları vardır. Papaz olmasına karşın kilisenin sansürüne uğramıştır. Rabelais, çoğunlukla vahşi fiziksel komedilerin anlık değişimlerle birleştirildiği bir şekilde eserlerini yazdı. Bu tür yazıları, dönemin yasal, politik, toplumsal ve dini kurumlarını eleştirmekteydi.


Stephane Mallarme


( 1862-1898)
Sözcükleri, bilinen anlamlarının dışında kullan­mıştır. Stephane Mallarme her sözcüğün bir sembol olduğunu düşüne­rek, yorum ve anlam kişiden kişiye değişebilecek şiir oluşturmayı düşünmüştür. Fransız edebiyatı şairi Mallarme, nesneleri değil de nesnelerin insan üzerindeki İzlenimlerini anlatmıştır. Sembolizmin en önemli temsilcilerindendir. Kendine özgü bir şiir dili ve sözlüğü vardır. “Antik Tanrılar” ve Seçmeler başlıca yapıtlarıdır.


Paul Verlaine


(1844-1896 )
Şiirlerindeki müziksellik ve kapalı üslubu, ön plandadır. Duygunun derinliği, görüntünün bütün inceliği şiirlerinde yansımıştır. Eski sözcüklere yeni anlamlar veren Paul Verlaine, Fransız edebiyatı şiirine canlılık kazan­dırmıştır. “Aşıkların Bayramı” ve “Sözsüz Romanlar” başlıca yapıtlardır. Verlaine, Sembolizm akımının öncülerindendir.


Arthur Rimbaud

(1854-1891 )
Adı Verlaine gibi empresyonizm sanatçıları arasında da geçmektedir. Arthur Rimbaud‘a göre şiir ileri doğru akan bu ırmak gibi canlı olmalıdır. Duyguların düzenini değiştirme­li, eski ve geleneksel sanat anlayışların yıkmalıdır. İnsanı olanca karmaşasıyla yansıtmalıdır, “Sarhoş Gemi” ve “Cehennemde Bir Mevsim”, başlıca ya­pıtlarıdır.


Montaigne


Yazar deneme türünü edebiyata kazandırmıştır. Bu tü­rün en usta sanatçısıdır. “Denemeler” adlı yapıtıyla ortaçağın dogmatik düşünce kalıpların kırmıştır. Bu yapıtta birey ve toplumla ilgili her konunun üzerinde durmuş, gelenek ve görenekleri, inançları sorgulamıştır. Fransızcayı yabancı etkilerden kurtararak, yazı dili durumuna getiren sanatçı, özgür düşünce­nin öncüsü olmuştur.

Rönesans’ın ve Fransız edebiyatının en önemli sanatçılarındandır. Serbest düşünmenin öncülerinden sayılmaktadır. Montaigne, deneme türünün kurucusu ve ilk büyük ustasıdır. Denemeler adını taşıyan ve üç cilt olarak yayımlanan eserinde birey ve toplumla ilgili her konu üzerinde durmuş, Ortaçağ’a alt düşünce ve inanç kalıplarının dışına çıkarak hemen her konuyu yeni baştan düşünmüş ve yazmıştır.



Pierre Corneille


(1606 -1684) 17. yüzyıl Fransız edebiyatının ilk büyük klasik tragedya şairidir. Fransız tragedyasının kurucusudur.
Corneille’nin kahramanları tutkularını yenmeyi bilen, iradeli kişilerdir. O insanları oldukları gibi değil, olmaları gerektiği gibi anlatmıştır.

En önemli tragedyaları şunlardır:
LeCid
Horace
Cinna



Racine


17. yüzyıl Fransız edebiyatında Klasisizmin en büyük temsilcilerindendir. Trajedi türündeki eserleriyle tanınmıştır. Racine ( 1639-1699 ), konularını mitolojiden al­mış, yapıtlarında tutkularına yenik düşen insanları anlatmıştır. Başlıca yapıtları; Andromakhe, İphinegenie ve Phedre’dir.


Moliere


Çok ünlü bir komedya, yazarıdır. Komedyalarında, güldürürken düşündürmeyi amaçlamış, eserlerini gülünç gelenekler ve karakterler üzerine kurmuştur. Fransa’da kendisinin açtığı töre ve karakter komedyasının en büyük eserlerini vermiştir. Moliere’in eserlerinde sonradan görme zenginler, gülünç burjuvalar, züppeler, hastalarını soymaya çalışan doktorlar, bilgiçlik taslayan cahil kadınlar, dini çıkarlarına âlet eden ikiyüzlüler, cimriliği huy edinmiş kişiler büyük bir başarıyla anlatılır.

Moliere’in en önemli eserleri şunlardır:

Gülünç Kibarlar Kocalar Mektebi Kadınlar Mektebi Zoraki Evlilik Tartuffe Zoraki Tabip Cimri
Kibarlık Budalası Scapin’in Dolapları Hastalık Hastası Bilgiç Kadınlar


La Fontaine


Fransız edebiyatında fabl türününen tanınmış sanatçısıdır. Konularının çoğunu, diğer klasik sanatçılar gibi eski Yunan ve Latin yazarlarından, özellikle de Aisopos’tan almıştır.
Hikaye, roman ve oyunda yazmış olan La Fontaine’in en ünlü eseri Fabller’dir. La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hasıl olduğu da bir gerçektir.

Masalları toplam olarak 238 adet olup, 12 kitapta toplanmıştır. 1668′de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır ve bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678′de basılan beş kitaptır. En son 1694′de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.

La Fontaine, roman ve piyes de yazmıştır. Nakaratlı uzunca şiirleri ve şiirli mektupları vardır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes (Kont) isminde şiirli hikayeler eserinden dolayı Fransız Akademisine kabul edildi. 1695′te Paris’te öldü.



Jean de La Bruyère


Klasik Fransız edebiyatının önemli sanatçılarındandır. Portre (insanları fiziksel, ruhsal yönleriyle anlatan yazı) türünde çok başarılı olmuştur. Kusursuz bir üslupla yazmış, biçim olgunluğuna büyük önem vermiştir. Amacı, insanları daha iyi hâle getirmektir. En önemli eseri Karakterler adını taşır.



Jean-Jacques Rousseau


Fransız Ihtilali’ni hazırlayan düşünürlerden biridir. 18. yüzyılın en büyük yazarlarından biri olan Rouesseau, halk egemenliği, eşitlik ve özgürlük temellerine dayalı yeni bir toplum düzeni tasarlamıştır. Doğaya karşı duyduğu derin sevgi ile edebiyatta Romantizm akımına yol açanlar arasındadır.

İnsan doğasına ilişkin çözümlemesiyle, insanın uygarlık tarafından değiştirilmemiş doğal halinin birçok açıdan daha üstün olduğu fikri ve modern demokrasi anlayışına temel oluşturan toplumsal sözleşme öğretisiyle ün kazanmış olan ünlü Fransız düşünürdür. Kendisi filozof sıfatını her zaman reddetmiştir.

En önemli eserleri şunlardır:
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev Toplum Sözleşmesi Emile (Çocuk eğitimi) İtiraflar (anı)


Alphonse de Lamartine


Romantizmin ilk Fransız şairidir. Şiir ve roman türlerinde eserler vermiştir.

Şair ve yazarlığının yanısıra idam cezasına karşı oluşu,köleliğin kaldırılmasıyla ilgili düşünceleri politik bir duruşunun da varlığını gösteriyor.

Önemli eserleri şunlardır:
Şairane Düşünceler (şiir) Graziella (roman) Raphael (roman)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
Batı Edebiyatı Tarihi ve Sanatçıları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Taşların Sınıflandırılması
» Kırık Saç Uçları
» gözyaşları
» Lara Yeliz Sar Yapımcıların Gözdesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: EDEBİYAT :: EDEBİYAT TARİHİ-
Buraya geçin: