Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Düz Yazı Türleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Düz Yazı Türleri   Cuma Ocak 16, 2009 1:39 am

Düzyazı türlerini, düşünce yazıları ve yaşantıya - kurguya dayalı yazılar olmak üzere iki ana başlıkta toplayabiliriz:

Yaşantıya - Kurguya Dayalı Yazılar
Öykü (Hikaye)
Roman
Tiyatro
DİĞERLERİ:

→ Düzyazı Türleri
Günlük (Günce)
Biyografi (Yaşam Öyküsü)
Otobiyografi (Öz Yaşam Öyküsü)
Mektup
Gezi Yazısı
Fıkra
Deneme
Makale
Eleştiri
Röportaj
Anı (Hatıra)

ÖYKÜ (HİKAYE)
Bugüne kadar öykünün değişik tanımları yapılmıştır. Bunlardan en yaygını, “olmuş ya da olması mümkün olayları anlatan kısa yazı” biçiminde yapılmış olanıdır.



Bir başka deyişle:



Yaşanan ya da gerçekmiş gibi tasarlanan olayla­rı yer ve zaman bağlayarak anlatan, yazılara öykü (hikaye) denir. Ro­mana göre daha kısadır.



Kişi sayısı romandan daha azdır. Kişilikler, ay­rıntıya İnilmeden çizilir. Bir olayın da ancak çarpıcı yönleri anlatılır. Bu anlattıklarımız, klasik diyebileceğimiz öykü­nün özellikleridir. Belli bir olaya dayanmayan uzun öyküler de vardır günümüz edebiyatında. Batı edebiyatındaki ilk hikayeler “Boccacio’nun Decameron” adlı yapıtında yer alır.

ÖYKÜNÜN (HİKAYENİN) ÖĞELERİ

Öykünün dokusu içinde yer alan öğeler dört öbekte toplanabilir.

a) Öyküde (hikayede) Olay ve Durum :
Yazarın öyküde anlattıklarına olay ve durum denir. İnsan yaşamıyla ilgili her konu bir olaydır. Öyküdeki her olay, insanın eyleme dönüşmüş tutkuları, özlemleri, düşleri veya istekleridir. Öyküde her olay giderek bir soruna dönüşür; yazar okuyucunun ilgisini bu sorun üzerinde odaklaştırmaya çalışır.
b) Öyküde (Hikayede) Anlatıcı:
Öyküyü anlatan kişi (yazar), çeşitli anlatım yöntemleri kullanabilir. Anlatıcı, anlattıklarını kendi benine indirgeyerek anlatabilir. Bu durumda çevresindeki kişileri, bu kişilerin duygu ve düşüncelerini anlatıcının gözüyle görürüz. Bu yönteme “birinci kişili anlatıcı” denir. Kimi zaman yazar öyküden kendisini çıkarır; bir gözlemci gibi davranır. Öykü ile okuyucu arasına girmez. Buna da “üçüncü kişili anlatıcı” denir.

c) Öyküde (Hikayede) Kişi ve Karakterler :
Yazınsal ürünlerin temel amacı insanı anlatmaktır. Bu yüzden insansız bir öykü düşünülemez. Öykü kişileri genellikle tek boyutlu olarak ele alınır; kişilik özelliklerine ayrıntılı olarak değinilmez.
e) Öyküde (Hikayede) Zaman ve Mekan :
Öyküdeki olaylar belli bir yerde ve zamanda geçer. Olay ve durum, yer ve zaman öğesinden bağımsız düşünülemez. Olay değiştikçe yer ve zamanda da değişmeler olur.

ÖYKÜ (TÜRLERİ) ÇEŞİTLERİ
Öyküler çeşitli açılardan sınıflandırılabilir. Öyküyü oluşturan öğelerin düzenlenişi yönünden öyküler iki türlüdür:

Olay Öyküsü

Bu tür öyküde yazar okuyucuyu “çarpıcı” bir olayla öyküye bağlamaya çalışır. Öykücü, giriş, gelişme ve sonuç bölümleri içinde olayı aktarır; önce gerilimi artırır, sonra düşürür.
Olay öyküsünün dünya edebiyatındaki öncüsü Fransız sanatçı Maupassant’tır. Bizim edebiyatımızda olay öyküsünün önde gelen bazı sanatçıları şunlardır: Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Y. Kadri Karaosmanoğ-lu, Sabahattin Ali vb…

Olay Öyküsüne (Hikayesine) Örnek



Durum / Kesit Öyküsü

Bu tür öyküde yazar, ya yaşamdan okuyucuya bir kesit sunar ya da bir insanlık durumunu belli bir ortam içinde aktarır. Kesit öyküsünde “olay”ın ve “gerilim”in yerini belli bir ortamdan kaynaklanan izlenimler, çağrışımlar almıştır. Konular günlük yaşamın içinden gelişi güzel çıkarılır. Sıradan insanlar kendi ortamı içinde, değişik açılardan yansıtılır. Bu tür öykülerde serim, düğüm, çözüm gibi bölümlere rastlanmaz.
Durum / Kesit öyküsünün dünya edebiyatındaki öncüsü, ünlü Rus sanatçı A. Çehov’dur. Bizim edebiyatımızda Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal gibi sanatçılar bu türün başarılı örneklerini vermişlerdir.
Günümüzde olay öyküsünün sınırları iyice daralmış, durum ve kesit öyküsü ağırlık kazanmıştır. Her öyküyü “olay” ya da “kesit” öyküsü diye nitelemek her zaman doğru olmaz; çünkü kimi öykülerde iki türün nitelikleri de bulunabilmektedir.

Durum (Kesit) Öyküsüne Örnek


ROMAN

Yaşanmış veya yaşanma olasılığı bulunan olayları mekan ve zamana bağlayarak anlatan yazı türüdür. Öykülerden daha oylumlu olan bu yazı türünde insan yaşamı genişliğine ve derinliğine işlenir.

Boyuttan elverişli olduğu için, olaylar ayrıntısıyla işlenebilir; kişilikler çevre ve doğa ilişkileri de göz önüne alınarak kapsamlı olarak çizilebilir Romanda bir ana olay ile ana olaya bağlı olaylar dizisi vardır.

Öğeleri açısından romanla öykü arasında fark yoktur. Romanda da anlatıcı, olay, kişi, yer ve zaman öğeleri vardır. Ancak bu öğeler romanda daha ayrıntılı, kapsamlı biçimde yer alır. Olaylar zincirleme gelişir, belli olaylar çeşitli zaman dilimlerinde geçer ve değişik mekanlarda ortaya çıkar. Roman kişileri çok ayrıntılı biçimde tasvir edilir; ruh çözümlemelerine romanda daha geniş yer verilir.

Bazı romanlarda hayvanların da romanın konusu olduğu, romanın ana kahramanlarıyla birlikte romanda yer aldığı bilinmektedir. Sözgelimi Amerikalı yazar Herman Melville’in ünlü Moby Dick romanında beyaz bir balinanın serüveni anlatılır.

Romanda anlatım birinci ya da üçüncü kişinin ağzından yapılabilir. Olay dizisi ve kişilikler oluştu­rurlarken de gözleme dayalı anlatımın yanında iç konuşma, günlük tutma ya da mektup gibi yöntem­ler kullanılabilir.

Romancı mektup, anı, günlük, deneme, gezi yazısı gibi türlerin olanaklarını kullanabilir.

Roman hakkında genel bir bilgi verdikten sonra aşağıdaki başlıklara da göz atabilirsiniz.

Romanda Tipleştirme ve Karakter Çizme

Türk Edebiyatında Roman

Roman Türleri

Temalarına ve Konularına Göre Romanlar

Sosyal Romanlar
Tarihsel Romanlar
Macera (Serüven) Romanları
2. Akımlara Göre Romanlar

Naturalist (Doğlacı) Romanlar
Realist (Gerçekçi) Romanlar
Romantik (Duygusal) Romanlar
Klasik Romanlar
→ Roman
ROMANDA TİPLEŞTİRME VE KARAKTER ÇİZME
Türk Edebiyatında Roman
Roman Türleri
Temalarına ve Konularına Göre Romanlar
Macera (Serüven) Romanları
Tarihsel Romanlar
Sosyal Romanlar
Akımlara Göre Romanlar
Klasik Romanlar
Romantik (Duygusal) Romanlar
Realist (Gerçekçi) Romanlar
Naturalist (Doğlacı) Romanlar

SOSYAL ROMANLAR

Toplumsal sorunlan işleyen romanlar bu gruba girer. Bu tür romanlarda sosyal olay ve olguların (ihtilaller, sınıfsal kavgalar, ırkçılık, köyden şehre göç, yoksulluk…) nedenleri üzerinde durulur.
Sosyal romanlar töre romanlan ve tezli romanlar olmak üzere iki gruba ayrılır. Sözgelimi Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal romanı, töre romanıdır. Bu romanda, bir dönem Türk toplumunun gelenek, görenekleri üzerinde durulmuştur. Tezli romanlarda yazar, bir görüşü savunur ve bunun doğruluğunu kanıtlamaya çalışır. Hüseyin Rahmi’nin Naturalizm akımı doğrultusunda yazdığı Ben Deli Miyim adlı eseri bir tezli roman örneği sayılabilir.
Aşağıdaki eserler de sosyal romanlara örnektir :
Sefiller (Victor Hugo) Meyhane (Emile Zola) Gazap Üzümleri (JohnSteinbeck) Bereketli Topraklar Üzerinde (O. Kemal) ç) Psikolojik Romanlar:
Bu tür romanlara “tahlil romanı” da denir. Psikolojik romanlarda roman kahramanlarının ruh çözümlemeleri yapılır; onların insanlara, olaylara ve topluma bakışı yansıtılır.
Psikolojik roman türünün ilk örneği M. de la Fayette’in La Princesse de Cleves adlı eseridir.
Türk edebiyatında bu türün ilk örneği ise Mehmet Rauf’un Eylül adlı romanıdır.
Aşağıdaki eserler psikolojik roman türünün diğer örnekleridir.
Genç VVerther’in Acılan (Goethe)
Suç ve Ceza (Dostoyevski)
9. Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)
Bir Tereddüdün Romanı (Peyami Safa)

TARİHSEL ROMANLAR

Tarihsel romanlar, tarihin değişik dönemindeki olayları işler. Kahramanlar gerçek veya düşsel olabilir. Ancak anlatılanlar tarih gerçeklerine çoğu kez uygundur.
Bu roman türü aslında, Romantizmin bir ürünüdür. Dünya edebiyatında bu türün ilk örneğini ingiliz yazar VValter Scott vermiştir. Türk edebiyatında ise tarihi romanın ilk denemesi Ahmet Mithat’ın Yeniçeriler adlı romanı sayılabilir. Batılı anlamda ilk tarihsel romanımız, Namık kemal’in Cezmi’sidir.
Aşağıdaki romanlar da tarihsel romanlara örnek gösterilebilir:

Deli Kurt (Nihal Atsız)

İvanhoe (VValter Scott)

Waver1ey (Walter Scott)

Taraş Bulba (Gogol)

Monte Cristo (Alexandre Dumas)

Salambo (S. Flaubert)

Devlet Ana (Kemal Tahir)

Küçük Ağa (Tank Buğra)

MACERA (SERÜVEN) ROMANLAR

Günlük yaşamda her zaman rastlanmayan, şaşırtıcı, değişik ve esrarlı olayları konu edilen romanlardır. Bu tür romanlarda olaylar, okuyucuyu şaşırtacak ve heyecanlandıracak biçimde gelişir. Kahramanlar çok hareketli, kurnaz, cesur ve kuvvetlidir. Macera romanlarında olaylann geçtiği çevre de sık sık değişir. Macera romanlarına şu örnekler verilebilir:
Kim (Rudyard Kipling)
İki Sene Mektep Tatili (Jules Verne)
Robinson Crusoe (Daniel Defoe)
Define Adası (Stevenson)
Hasan Mellah (A. Mithat Efendi)
Polisiye romanlar ve egzotik romanlar da macera romanları kapsamında düşünülebilir. Polisiye romanlarda hırsızlık, soygun ve cinayet olayları işlenir. İngiliz yazar A. Christie’nin Nil’de Ölüm, Şark Ekspresinde Cinayet gibi eserleri bu türe örnektir. Egzotik romanlarda ise Avrupa’ya uzak ülkelerin manzaralarını, oralarda yaşayanların töre ve geleneklerini anlatmak esastır. Piyer Loti’nin İzlanda Balıkçısı adlı romanı, egzotik bir roman örneğidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: Devamı   Cuma Ocak 16, 2009 1:46 am

NATURALİST (DOĞALCI) ROMANLAR

Olayları ve kişileri bir bilim adamı gözüyle inceleyen naturalist romancılar gerçekçiliği ileri boyutlara götürmüşlerdir. Emile Zola’nın Meyhane’si, Alphonse Daudet’in Jack’i naturalist roman örnekleridir.

REALİST (GERÇEKÇİ) ROMANLAR

Olayları, insanları ve toplumları gerçekçi açıdan yansıtan romanlardır. Kuru ve kuşkucu bir anlatım şekline sahiptir. Stendhal’in Kızıl ile Kara’sı Tolstoy’un Savaş ve Barış’ı, Halit Ziya’nın Mai ve Siyah’ı realist akımın etkisindedir.

ROMANTİK (DUYĞUSAL) ROMANLAR

İnsanların arzularını,duygularını, düşüncelerini sadece kendilerine ait, içten gelen doğal ve gerçek olgular gibi görür.Özellikle duygu, aşk, hayal gibi düşünceler işlenir. Klasisisiz akımına tepki olarak doğan Romantizm akımı, olayların duygusal yönden yansıtılmasına öncelik verir ve kuralcılığı inkar eder. Namık Kemal’in Intibah’ı, Victor Hugo’nun Sefilleri bu akıma uygun örneklerdir.

KLASİK ROMANLAR

Tarihin eski zamanlarından günümüze ulaşmış, dünya çapında ünlü yazarlar tarafından kaleme alınan eserlerdir. Klasik akımda roman türü çok az gelişmiştir. M. de La Fayette’in Princesse de Cleves adlı romanı, klasik romanın önemli bir örneği olarak verilebilir.

ROMANDA TİPLEŞTİRME VE KARAKTER ÇİZME

Geleneksel romanlarda, tipleştirme ve karakter çizme önemli kavramlardır. Tipleştirme, geleneksel romanın başvurduğu anlatım yollarından biridir. Tipleştirmede yazar, bir roman kahramanını aşağılayan ya da yücelten eğilimleri ön plana çıkarır; bunlara büyüteçle yaklaşır. İnsana özgü bir niteliğin doruknoktasına çıkarılarak anlatılması, tipleştirmenin özünü oluşturur. Sözgelimi “evlat sevgisi”, insanda bulunan eğilimlerden biridir. Ünlü romancı Balzac, Goriot Baba adlı yapıtında kızlarına aşırı sevgi duyan bir babayı tipleştirmiştir. Yine Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü adlı yapıtında Ali Rıza Efendi evlat sevgisiyle yoğrulmuş bir tiptir. Orhan Kemal, Murtaza adlı romanında görevinden başka bir şey düşünmeyen, göreve bağlılığı her şeyin üstünde tutan bir mahalle bekçisini tipleştirir. Geleneksel romanda tipleştirmenin yanı sıra insanı anlatmak için karakter çizme yoluna da başvurulmuştur. Tipleştirmede görülen bir özelliği abartma, sivrileştirme., gibi yönler karakter çizmede yoktur. Bunun yerine romancı insanı bütün boyutlarıyla anlatmaya çalışır. Romancı, insanın bedensel, ruhsal ve toplumsal yapısı üzerinde durur; karakterin oluşumunda rol oynayan etmenlere dikkati çekmeye çalışır. Karakter bireysel ve ulusal, tip ise evrensel bir görünüm taşır.

TÜRK EDEBİYATINDA ROMAN

Türk edebiyatına roman Tanzimat’la girmiştir. İlk yerli roman denemesi Şemsettin Sami’nin “Taaşuk-ı Talat ve Fitnat” (1872) adlı eseridir. Edebiyatımızda ilk roman çevirisini ise Yusuf Kamil Paşa, Fransız yazar Fenelon’dan “Telemak” adıyla yapmıştır (1859). Batılı anlamda modern Türk romanının kurucusu ise Halit Ziya Uşaklıgil sayılır. Türk romanı, teknik açıdan Servet-i Fünun döneminde güçlenmiş, Cumhuriyet döneminde iyice gelişmiştir.

TEMALARINA VE KONULARINA GÖRE ROMANLAR

Türk edebiyatında romanlar konularına ve tamalarına göre sınıflara ayrılmıştır. Bu sınıflandırma yapılırken romanların genel olarak hangi konu üzerinde durduğu ve ana teması nedir? sorusu sorulmuştur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
Düz Yazı Türleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» GAZETEYE YAZI YAZMA
» Gafletten uyan

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: EDEBİYAT :: EDEBİYAT TARİHİ-
Buraya geçin: