Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KOÇGİRİ OLAYI

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: KOÇGİRİ OLAYI   Çarş. Mart 25, 2009 3:15 am

KOÇGİRİ OLAYI

Koçgiri Olayı'na Katılan Aşiretler
Koçgiri, bir aşiretler topluluğudur. Birçok aşireti içinde barındıran bir aşiret konfederasyonudur. Aşiretlerin Kürt kökenli oldukları söylenmesine karşın, bu sav tartışmalıdır. İnanç olarak tümü Alevidir. Hafik, Zara, İmranlı, Refaiye, Suşehri, Kangal, Divriği ve Ovacık ilçelerinin köylerinde yaşarlar. Tümüyle Dersim kökenli aşiretlerdir. Bu yörede 135 köy vardır. Bunlar içerisinde, yalnızca 16 köy halkı Koçgiri aşiretindendir. 2000 km2'lik bir alana dağılan yörenin nüfusu bu tarihlerde 40.000 dolayındadır. Çoğunluk Kürtçe (Kurmancı) konuşmakla birlikte, Koçgiri halkı Türkçe de konuşmaktadır. İçlerinde Türkçe konuşan aşiretler de vardır. Oturdukları köy adları, çoğunlukla Tükçedir. Ekonomileri tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Koçgiri, beş büyük kabileden oluşur: İbolar, Sarular, Zazalar, Palular ve Kerteliler. En güçlüsü İbolar'dır. Bu kabilenin başkanı (reisi), Koçgiri aşiretinin en etkin olanı ve başkanıdır. Koçgiri Ayaklanması'nın düzenleyicileri ve öncüleri de bu kabile olmuştur.

Koçgiri aşiretinin bu dönemki başkanları, II. Abdülhamid'in paşalık verdiği Mustafa Paşa'nın oğullarından Alişan ile Haydar Bey kardeşlerdir. Bunlarla birlikte Koçgiri kabilelerini kayınbabaları Hacı Rasim, amcaları Mahmud ile İzzet, ayrıca Gülağaoğulları'ndan Mehmed İzzet, Naki, Hasan Askeri, Kazım ve Alişir yönetmektedirler. Haydar bey, İmranlı bucak müdürü; Alişan Bey'se, Refaiye kaymakam vekilidir. Ankara yönetimince Sivas milletvekilliğine aday gösterilirse de, aşiretleri hazırlanan ayaklamayı bölmek olarak değerlendirerek kabul etmez. Ali-şir (=Alişer)ise, Mustafa Paşa'nın ve daha sonraları da ailenin katipliğinde bulunmuş, Koçgiri ve Dersim aşiretleri içerisinde saygınlığı olan biridir. Türkçe şiirleri vardır. Çoğu, Dersim aşiretlerini ayaklanmaya özendirici şiirlerdir. Aşiret reislerinin çoğu, okumuş ve iyi yetişmişlerdir.

Koçgiri Olayı'nda Milliyetçilik Etkeni
Koçgiri Olayı, "Milliyetçi" bir temele dayanır. Kürt bağımsızlık hareketidir. Bağımsız Kürdistan devleti amaçlamıştır. Kürt bağımsızlık hareketinin ilk aşaması, Koçgiri Ayaklanması'yla denenmiştir. Koçgiri ayaklanması olarak başlayan ve yayılan bu eylem, giderek Dersim sorununa dönüşmüştür. Hareketin önderlerinden Nuri Dersimi'ye göre;

"Koçgiri Kürt bağımsızlık savaşı, Kürdistan bağımsızlık savaşının bir aşamasıdır. Onunla bir meydan savaşı yitirilmiştir; ama savaş bitmemiştir." (Dersimi 1986: 105)

Koçgiri Olayı, İngiliz destekli ve yönlendirmeli "Kürt Teali Cemiyeti'nin ürünüdür. Haydar Bey Mondros Mütarekesi sıralarında "Kürt Teali ve Teavün Cemiyeti"ne yazılmış, bu örgütün bir kolunu kendi yöresi olan İmranlı'da kurmuş ve başına geçmiştir. Bütün aşiret başkanlarını bu örgüte üye yapmıştır. "Jin" (Hayat) gazetesi yörede dağıtılmış ve "Jepin" adlı bir gazete çıkarılmıştır. Gazetede Kürt bağımsızlığına ilişkin yazılar yer almaktadır. Derneğin sekreterliğini üslenen Alişir, gazetenin dağıtımını ve okutulmasını da yürütmektedir. Dernek, İstanbul'daki genel merkezle ve Seyyid Abdülkadir Bey'le de ilişki içerisindedir.

Alişir de İstanbul'daki "Kürt Teali Cemiyeti" ve başkanı Seyyid Abdülkadir'le doğrudan ilişkidedir. Ermeni Mıgırdıç yoluyla Seyyid Abdülkadir'den talimat getirtmiş, 1920'lerde Refaiye'nin Şadıllı aşireti başkanlarından Paşa Bey'i on kadar insanla Ovacık ve Hozat'a göndererek ve "Hilafet Ordusu Müfettişi" sanını takınarak propaganda yaptırmış, "Avrupa'nın Kürtler'e verdiği özerkliği Ankara hükümeti'nin tanımasını, aksi durumda ayaklanacaklarını" duyurmuş ve bu alanda Kürtçe konferanslar vermiştir. Amaçlarının bağımsız Kürdistan olduğunu dile getiren bir muhtırayı "Kürt Teali Cemiyeti" aracılığıyla İtilaf Devletleri temsilciliğine iletmiştir.

Genel Kürt hareketi ve Koçgiri hareketinin öncülerinden ve düzenleyicilerinden Nuri Dersimi, "Kürdistan'ın bağımsızlığını resmen ilan etmek istediklerini" açıkça belirtir. Dersim'e geçerek aşiretleri olaya çekmeye çalışmıştır. Ovacık aşiretleri tümüyle katılmasına karşın, Seyyid Rıza bu anda katılmamıştır. Burada oluşturulan birlik sonucu Ankara Hükümeti'ne bir ültimatom gönderilmiş (15.11.1920) ve Kürt devletini kurma doğrultusunda ulusal isteklerde bulunmuşlardır. Ankara Hükümeti'nin Kürdistan özerkliğini tanımasını, Kürt çoğunluğu olan yerlere Kürt memurlarının atanmasını ve Koçgiri'deki askeri biriliğin çekilmesini istemişlerdir. Elazığ ili yoluyla da TBMM Başkanlığı'na bir telyazı çekerek (25. 12. 1920) Sevr Antlaşması'nın gereği olarak Doğu bölgesinde bir Kürdistan kurulmasını, aksi durumda bu hakkın silah yoluyla alınacağı bildirilmiştir. Koçgirili aşiretler de Koçgiri'ye bir Kürt valinin atanmasını istemişlerdir (08.04.1921). Miralay (Albay) Halis Bey öldürülmüş, askerleri esir alınmıştır. Bu, zafer kabul edilerek İmraniye merkezine "Kürdistan bayrağı" çekilmiştir. Seyyid Rıza'nın bölgesi olan Ağdat'ta da "Kürdistan bayrağı" sürekli çekili kalmıştır.

Bu tutum ve davranışlara bakıldığında; Koçgiri eyleminin doğrudan ulusal isteklerle ortaya çıktığı, bir Kürt devleti kurulmak istendiği, Koçgiri'nin kendisini Kürdistan'ın bir parçası olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Eylemi, bölgesel aşiret başkanları aracılığıyla "Kürt Teali Cemiyeti" yönetmiş ve yönlendirmiştir. Bu bir Kürt hareketidir. Etkin olan öğe Kürtlük'tür. Bu nedenle, olaya bir Kürt niteliği kazandırılmıştır. Ayaklanmacılar ayrı bir Kürt devleti için çalışmakla birlikte, Osmanlı içerisinde bir özerk yönetime de kısmen yakınlık duymuşlardır. Önce İstanbul Hükümeti'ni, gelişmeler sonucunda da Ankara Hükümeti'ni muhatap almışlardır. Hükümetten "özerklik" isteğinde bulunmuşlardır.
Koçgiri Olayı'nın Alevilik Yanı
Koçgiri aşiretleri, tümüyle Alevidir. Eylemleri sırasında, zaman zaman politik davranarak, halkı bu yanıyla da eylemin içine çekmeye çalışmışlardır. Alişan Bey Dersimlileri eyleme kazandırmak için, Hozat'ta yaptığı toplantılarında Alevi inanç motiflerine başvurarak, "Zülfikar Murtaza"ya ve parçalayıp Fatma Zehra niyazına yedikleri elmaya" and içmişlerdir. Böylece aşiretler, çoğunlukla birliğe katılmışlardır. Yalnız Seyyid Rıza, Hozat aşiretlerine güvenmediğinden, bu anda ve birliğe katılmamıştır. "Kürt Teali Cemiyeti"nin çalışmalarına, "Türkçe konuşan Alevi köylüler" dahi çekilmiştir. Nuri Dersimi, 1920'lerin başlarında Kangal ilçesinin Yellice bucağında Hüseyin Abdal Tekkesi'nde bir toplantı yapar. Toplantıya Canbegan, Kurmeşan ve diğer aşiretler katılır. And içilir. Sevr antlaşması gereği, Doğu illerinde bir bağımsız Kürdistan'ın kurulması için, "silaha sarılmaya ve bu uğurda sonuna dek savaşmaya" karar verilir. Batı Dersim'de 45.000 kişilik askerin oluştuğunu, buna Doğu Dersim'in de katılacağını bildirerek, aşiretler eyleme özendirilir. Aleviler, doğrudan olayın içine çekilmeye çalışılmıştır. Zara'nın Panza köyünden Mısto, Kürtlerden oluşan bir çete kurar ve silahlandırır. "Alevi Türkleri de bu çeteye sokmaya çalışır." 1920'lerin Temmuz'unda, Zara'nın Çulfa Ali köyündeki jandarma karakoluna saldırır ve bir bakıma Koçgiri Olayı'nı başlatır. Türk Alevilerin çekilmesinde kısmen de başarılı olunur.

Çevreye, "devlet Alevileri kırıyor" söylentisi yayılır. Kürt hareketinin ünlü propagandisti Alişir, "Aleviler'in tümünü öldürmek için Türk subaylarının ceplerinde talimat olduğu"nu belirterek, ayaklanmaya yeni içerikler katmak ve daha geniş boyutlara taşımak ister. Amaç, inanç etkeninden yararlanmaktır. Dersim, Erzincan Tercan ve Çayırlı yörelerinin Alevi aşiretlerinden yardım umulur. Merkez Ordusu Komutanı Nureddin Paşa'nın eylem karşısındaki aşırı tutumu ve olayı "Alevi kırımı"na dönüştürmesi, ayaklanmacılara Alevi-Türk kesimlerin eğilim duymasına ve katılmalarına yol açmıştır. Hatta Nureddin Paşa'nın olayı bastırma yönteminin "Alevi kırımı"na dönüşmesi, TBMM'de Erzincan Milletvekili Emin Bey'in eleştirilerine dahi neden olur.

Aşiretlerin Alevi oluşları nedeniyle, Alevilik öğesinden yararlanılmak istenmiş ve tüm Kürt, Türk ve Zaza Alevileri olaya çekilmeye çalışılmışsa da başarılı olunamamıştır. Alevi aşiretleri, çoğunlukla olaya soğuk bakmış ve katılmamışlardır. Alevilik öğesi pek etkin olmamıştır. Çünkü, olay bir Alevi hareketi değil, bir Kürt hareketidir. Doğrudan ayrılma ve ayrı bir Kürt devleti amaçlamaktadır. Dersim aşiretleri olaya pek ilgi duymadıkları gibi Erzincan, Tercan ve Çayırlı aşiretleri de kendilerine gelen destekleme önerilerini tümüyle reddetmiş, dahası bu eylemi engelleme yoluna gitmişlerdir. Balaban aşireti başkanı Paşa Ağa (gerçek adı Hüseyin'dir.) Ankara Hükümeti'ni destekler. Koçgirililerin bölgeye sızmasını engeller. Diğer Balaban aşiret başkanlarından ve Sansa deresinde küçük bir müfrezenin başında olan Mehmet Ağa (kaynaklarda Muhsin Ağa olarak geçiyorsa da yanlış yazılmış olmalıdır), Mutu ve Sansa yöresinde Fırat köprülerini tutarak Haydar Bey'in Dersim'e geçmesini ve Dersim aşiretleriyle bağ kurmasını önler. Çayırlı yöresinin büyük aşiretlerinden Kureyş aşireti de Haydar Bey'e engel olur. Kureyş aşiretinin başkanlarından Paşa Ağa ile Boybeyi Ağa, Karataş köyüne kadar gelmiş olan Haydar Bey güçlerinin Tercan'a inmesine izin vermez ve geri çekilmesini sağlar. Böylece Haydar bey, Tercan yolu ile de Dersim'e geçemez. Geri dönmek zorunda kalır. Sipikor dağına doğru çekilir. Jandarma ve Kureyş aşireti birlikleriyle çarpışması sonucu, yitik verir ve güçleri çözülür.

Bu veriler gösteriyor ki, olay bir Alevi olayı niteliği alamamıştır. Bu biçime dönüştürülmek istenmişse de başarılı olunamamıştır. Olay, bir Kürt ve Kürt bağımsızlığı olayı olarak başlamış ve sonuçlanmıştır.

Koçgiri Olayı, 06.03.1921'de başlar; 17. 06. 1921'e dek, iki aşamalı olarak sürer. Zara'daki karakol baskını ile Yıldızeli Ayaklanması'nın da elebaşılarından olan Zalim Çavuş'un çevrede yürüttüğü baskınlarla, Koçgiri Olayı olup bittiye getirilerek başlatılır. Çevrede Kızıltepeli Kor Rıfat ve Karamanlı Nuri'nin çeteleri ile asker kaçakları da vardır. Bu gruplar, 05.03.1921'de İmranlı'daki Süvari Alayı'nın çekilmesini ister ve Zara-İmranlı (Ümraniye) telgraf hatlarını çeker. 06.03.1921'de İmranlı'ya saldırarak, 90 eri tutsak alır ve Albay Halis Bey'i öldürürler. Bucak müdürü ve aşiret başkanı Haydar Bey, olanlara seyirci kalır. Elaltından yönlendirir. Hozat'tan Haydar Bey'in isteğiyle, yaklaşık 500 kişi Koçgiri'ye gelir. 08.03.1921'de Alişir, Kemah yöresine baskın düzenleyerek Kemah kaymakamını ve jandarma komutanını tutsak alır. Öğüt vermek için gelen Kuruçay kaymakamı ve memurlar, tutsak edilerek götürülür. Alişan, Beyzade İzzet Bey Koçhisar ilçesinde oturan Kormançlı aşiretini ayaklandırır. 10.02.1921'de Elazığ, Erzincan ve Sivas illeri ile Divriği ve Zara ilçelerinde sıkıyönetim ilan edilir ve Sivas'ta bir sıkıyönetim mahkemesi kurulur. 12.03.1921'de Divriği'nin Hamo bucağındaki vergi memurlarını tutsak alır ve yörenin Sünni-Alevi köylerini ayaklanmaya zorlarlar. 13. 03. 1921'de İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu), Merkez Ordusu Komutanlığı'na geniş yetkiler verir. 14.03.1921'de Merkez Ordusu Komutanı Nureddin Paşa ayaklanmacıları hükümete ve yasalara bağlılığa çağırır. 15.03.1921'de jandarma ile ayaklanmacılar arasında, Zımara bucağında çarpışmalar olur. Kemah halkı, çetelere karşı direnişe hazırlanır. Topal Osman'ın yönetiminde "Giresun Milli Alayı", hükümet güçlerine destek amacıyla Koçgiri bölgesine gelir. 17.03.1921'de Refaiye'nin Taşdibi köyünden Bekooğlu Hüseyin, Tahir ve Mahmud, 200 kadar adamıyla çevre Türk köylerini basar. Bu arada Şadıllı aşireti de ayaklanmaya katılır. 18.03.1921'de temyiz Mahkemesi üyesi Şefik Bey'in başkanlığındaki bir "Öğüt Kurulu", Haydar Bey'e gelerek huzuru sağlamaya çalışırlar. Haydar Bey, ikili oynayarak durumu idare eder. Zamarik Bucağı Kürtleri de ayaklanır. Aşiretler, Erzincan-Kemah arasını keser. Seyyid Rıza da Aşuranlı aşiretiyle birleşerek, Erzincan'ı basmaya çalışır. Ateş'in başkanlığındaki 300 kişilik bir çete, Ergekan köyünü işgal ederek, Erzincan-Kemah yolunu kapar. Erzincan'daki 11. Alay'ın 2. Taburu, Erzincan'ı çetelerden temizler ve ayaklanmacılar Fırat'ın güneyine çekilmek zorunda kalır. Refaiye'de Mahmud Bey çetesi egemendir. Bu aralar Divriği, Kemah, Kangal Dersimli ve Koçgirili çetelerin sürekli saldırıları altındadır. 29.03.1921'de Kuruçay'ın köyleri yağmalanır, Divriği kaymakamı, mal müdürü ve jandarma teğmeni tutsak alınır. 05.04.1921'de Alişir, Refaiye köylerini basar, önemli ölçüde kayıp vererek çekilir. Zara ve Suşehri'nde çarpışmalar olur. Bunlar üzerine Zara, Koçhisar, Kangal ve Divriği'de "Gönüllü Hal Asayiş Bölüğü" kurulur. Bu örgütleniş Şebinkarahisar, Suşehri ve Refaiye'de yapılır. Merkez Ordusu, 11.04.1921'de Koçgiri Olayı'nı bastırma işine girişir. Bölgede şiddetli çarpışmalar başlar. Erzincan müfrezesinin Kemah'taki saldırıları sırasında, Alişan ile Haydar Bey'lerle ve Alişir'in Dersim'de topladığı 500 kişi, önemli yitikler verir. Giresun müfrezesi de Merkez Ordusu birlikleriyle birleşerek Koçgiri içlerine doğru ilerler. 18.04.1921'de Alişir'in evi yakılır. 19.04.1921'de İmranlı alınır. Telgrafhane haberleşmeye açılır. 45 gün sonra ancak İmranlı'nın yönetimi hükümete geçebilmiştir. Alişan ile Haydar Bey'in hayvanlarına el konularak Zara'ya gönderilir. 22. 04. 1921'de , Koçgiri Olayı'nı bastırma hareketinin birinci devresi bitmiştir. 23. 04. 1921'den sonra, askeri güçler, yeniden toparlanarak, bölgeyi denetim altına almaya çalışırlar. Erzincan aşiretlerinin de yardımıyla Haydar bey Dersim'e geçemez. Alişan'ın oğlu ile eşi tutuklanarak Zara'ya gönderilir. 24.-28. 04. 1921'de Çıragediği çarpışması olur. Ayaklanmacılar, önemli yitikler verir. Süvari tugayının da yitiği olacaktır ve tugay, ayaklanmacılar karşısında ilk kez geri çekilir. Tugay, bu çarpışmada beş subay 77 erini yitirmiştir. 29.04.1921'de Giresun müfrezesi, ayaklanmacılara yitik verdirir. 01. 05. 1921'de Haydar Bey ile ayaklanmanın 56 ileri geleni, affedilmek ister. 24.05.1921'de Nureddin Paşa, 500 dolayında
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 3:16 am

ayaklanmacıyı öldürttüğünü rapor eder. 17.06.1921'de Alişan Bey ile ayaklanmanın ileri gelenlerinden 32 kişi teslim olur. Teslim olan 500 kişi, yargılanmak için Sivas'a gönderilir. Nureddin Paşa, ayaklanmacı köylülerin ülkenin başka yörelerine göçürülmelerini önerir. Öneri, özellikle Doğulu milletvekillerinin tepkisiyle karşılaşır. Nureddin Paşa'nın görevini yapmakta "aşırıya kaçtığı" ileri sürülür. Yargılanması istenir. Mecliste ateşli tartışmalar olur. Sonuçta Nureddin Paşa görevinden ayrılır.
Yargılama, Sivas Harp Divanı'nda yürütülür. Haydar Bey, Seyyid Aziz ve diğer 15 kişiye vicahen; Alişir, Nuri Dersimi, Mustafa Paşa oğlu Mahmud, Tarbazlı Memo, Dilo, Sabri'ye gıyablarından idam cezası, birçok kişi de durumlarına göre ömürboyu, beş ile 15 yıl arasında çeşitli cezalar verilir. 400 tutukludan 110'unun sorumsuzluğuna karar verilir. Yalnız hepsi sürgüne gönderilir. Doğulu milletvekillerinin baskısı üzerine, Alişir'le Nuri Dersimi'nin dışında tümü affedilir. Sivas Harp Divan'ı kaldırılır. Ölüme mahkum tüm tutuklular bırakılır. Yalnız, Haydar Bey'in Koçgiri'ye girmesi yasaklanır. Sivas'ta oturmaya zorunlu tutulur. Seyyid Aziz, Celallı mahallesinde gözetim altında tutulur. Daha sonra Alişan ile Haydar Bey İstanbul'a çağrılarak oturmaya zorunlu tutulur. 1931'de çıkarılan genel afla tüm sürgünler memleketlerine dönebilirler. Alişan ile Haydar Bey İmranlı'ya dönecek,daha sonra bir suikastta Alişan Bey ölecek, Haydar Bey yaralı kurtulacaktır.

Koçgiri eyleminin Alevi aşiretlerce çıkarılması, Sünni inançlı aşiretlerin katılmamasına neden olmuştur. Türk Alevi aşiretleri de bu olaydan uzak durmuşlardır. Aşiretler arası çelişkiler ve anlaşmazlıklar, Dersimli aşiretlerin çoğunun kalmasına neden olmuştur.

Koçgiri eylemi, aşiret ağalarının önderliğinde yürütülmüş bir köylü hareketidir. Feodal bir harekettir. Aşiret ve var olan köylülük yapısı, korunmaya çalışılır. Bu yanıyla devrimci bir hareket değildir. Aşiretler Alevi inancında olmalarına karşın hareketin Alevi niteliği yoktur. Milliyetçilikten ve etnik hareketlerden esinlenmiştir. İngiliz yönlendirmesindeki "Kürt Teali Cemiyeti" tarafından desteklenmiş ve yönlendirilmiştir. Hareketin, milliyetçilik ve Kürt etnikliği özelliği ön plandadır. Dahası, bu özelliğine dayanır. Ulusal Kurtuluş Savaşı'na karşıdır.

BAKİ ÖZ
-------------------------------------------
KOÇGİRİ
6 Mart 1921'de başlayan Koçgiri isyani, Kürdistan'in dar bir cografyasinda etkili olur. Dersim ve Koçgiri'li aşiret reisleri,isyandan önce Elaziğ da toplanip TBMM Hükümeti'ne bir nota vermeyi kararlaştırırlar. Mustafa Kemal'e gönderilen notada yeni hükümetin, Kürdistan'daki Türk memurlarin ve Koçgiri bölgesine giden askerlerin geri çekilmesi ,Kürt mahkumlarin derhal serbest birakilmasi istenir.

Osmanli Devleti'nin 1. Dünya Savaşından Sevr'i imzalayarak çıkmasından sonra, Mustafa Kemal Anadolu'ya gönderilir. Erzurum ve Sivas ta Kongre düzenleyerek Anadolu'da yeni bir oluşumun temellerini atar. Buralarda Kürt ileri gelenlerini toplayip, ortak hareket etmeye çağirir. Rus ve Ermeni tehlikesini Kürtlere karşı kulanarak her yerde, Kürt ve Türklerin kardeş olduğundan , ayni dine inanan insanlar olarak, böyle bir tehlikeye karşı ortak hareket etmenin gerekli olduğundan söz eder.

Bu çalısmalarda kısmen başarılı olan Mustafa Kemal aralarında Koçgiriler in de olduğu, kendisiyle anlaşmaya yanaşmayan bazi aşiretleri de yanlızlaştırmayı planlıyordu. Mustafa Kemal 1919'da Sivas'ta görüşmelerini sürdürüken, Sivas valisi Reşit Paşa aracılığıyla, Koçgiri ve Dersim'in önde gelenlerini çağırır.Bu gelişmeleri Koçgiri ve Agrı isyanlarının önderlerinden Nuri Dersimi anılarında şöyle anlatiyor:"Bu arada Mustafa Kemal Erzurum'dan Sivasa geldi. Alişan Bey ve beni Sivasa istedi. Benim Dersim mebusu ve Alişan Beyin Zara mebusu Sifatiyla kendisi ile tesriki mesaimizi talep etti. Mazeret beyan ettim gitmedim. Alişan Beyi gönderdik."

Mustafa Kemal, Alişan Bey'e gerçi ne maksatla çalıştığınızı biliyorsam da bizzat sizden ögrenmek isterim demiş.

Alişan Bey Wilson prensiplerine göre Vilayeti Sarkiyenin Kürt yoğunluklu çoğu vilayetlerinin, Ermenilere verilmiş olduğu anlaşılmış olmakla, bu karara karşı olmak üzere Sark Vilayetlerinde teşkilat yapmak ve Kürt nüfusunun yoğunluğunu meydana koyarak vatanımızın Ermenilere verilmesini ret etmek esasına binaen çalışmakta olduğumuzu bildirdi. Alişan Bey mebus olma önerilerini reddetmiş ve Meclis teki Kürt milletvekillerini de eleştirmişti.

Erken Patlayan Volkan
Iste bu ortamda Koçgiri ayaklanmasi patlak verir ve Ankara Hükümeti ile Kürtler ilk kez karşı karşıya gelirler.

Kemalizmle ilk buluşmadir bu isyan ama son olmayacaktır. Koçgiri aşireti çoğunlugu Alevi olan 5. Büyük kabileden oluşmuştu. Bunlar Ibolar, Zazalar, Sarular, Kerteller ve Balular'di.

Koçgiri, 10 Kaza ve 135 bölgeden oluşmaktaydı. Hafik, Zara, Imranli, Susehri. Rrefahiye, Kemah, Divrigi, Kangal, Ovacik ve Kiniçay ilceleriyle birlikte Hamo ve Zirra bucaklarini kapsayan bir alana yayilmışlardi.

Bir süre sonra Kangalin Yellice nahiyesindeki Hüseyin Abdal Tekesinde ,Canbegan,Kurmesan ve diger Koçgiri aşiretleriyle halkın katıldığı bir toplantı yapilir. Toplantıda Diyarbakır,Van, Bitlis, Elaziğ, Dersim ve Koçgiri bölgelerini icine alan bağımsız bir Kürdistan kurulmasi için silaha sarılmak gerektiğine karar verilir. Bu çalışmalarla hazir hale gelen aşiretler ilk olarak temmuz ayinda Zara da Çulfa Ali Karakolunu basar, Daha sonra Sadan aşireti reisi Paşo komutasindaki güçler, Kuruçaya cephane taşıyan bir birliğe baskın düzenler. Bir kaç karakol basılarak cephanelerine el konulur. Refahiye ele geçirilerek Hükümet Konagına bayrak asılır.

Bu gelişmeler karşısinda telaşa düşen Ankara Hükümeti Haydar Bey'i Umraniye Bucak Müdürlüğüne, Alişan Bey'i Refaiye'ye kaymakam olarak atanir. Tipki bu günkü Kürt kökenli miletvekillerinin devletin önemli yerlerine getirilmesi gibi onlara da mevki verilir. Bölge ileri gelenlerinin ve nüfuz sahiplerinin isyan ettikleri yerlere memur olarak atanmaları olumsuz sonuçlar doğurmuştu. İste son alinan tedbir de öncekiler gibi aşiret reislerinin etkinliğini ve nüfuzunu daha da artırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Alişerin 150 kısılık bir kuvvetle Kemah'ta soygun ve yağmacılığa başlaması üzerine Dersimde bulunan Haydar Bey'den bu olayi engellenmesi istenir. O da göstermelik bir Koçgiri müfrezesi ile hükümet adına harekete geçer. Fakat Alişerin etkisiz hale getirilmesi bir tarafta olayın üstüne dahi gidilmez ve durum böylece kapatılır. Alişan Bey beraberindeki adamlarıyla Ovacika geçer orada yanına bazi aşiret reislerinide alarak Hozat'a gider. Hozat'ta toplanan Kürt ileri gelenleri Ankara Hükümetine bir nota verilmesini karara baglar. Nuri Dersimlinin babasi Ibrahim efendi'nin kaleme aldığı mektupta şu hususlara yer verilir.

1. Kürdistan Muhtariyet idaresine muvafakat eden Istanbul saltanat Hükümetinin bu babdaki kararini Mustafa Kemal Hükümetinin de resmen kabul edip etmiyeceginin açiklanmasi.

2. Kürdistan Muhtariyet idaresi hakinda Mustafa Kemal Hükümetinin görüş noktası hususunda Dersimlilere acele cevap verilmesi.

3. Elazig, Malatya, Sivas, Erzincan mıntıkaları hapishanelerinde mevcut bütün Kürt mahkumlarının serbest bırakılması.

4. Kürt çoğunlugun bulundugu noktalardan Türk Hükümeti memurlarının çekilmesi.

5. Koçgiri mıntıkasına gönderdiği haberi alınan askeri müfrezenin derhal geri alınması.

Bu bildiri Abbasan aşireti reisi Meço Aga tarafından Ankara hükümetine verilmek üzere Dersim mutasarifi Riza Beye verilir. Bu sert notayi alan Hükümet Koçgiri'ye bir ögüt kurulu göndererek ayaga kalkan halki yalanlarla kandırmaya çalışır. Bunun üzerine Meclis Başkanlığına Garbi Dersim asairruesasi imzasıyla sert bir telgraf çekilir. Telgrafta Sevr mubadelesi mucibinde Diyarbakır, Elaziğ, Van ve Bitlis vilayetlerinde müstakil bir Kürdistan teşekül etmesi lazım geliyor binaenaleyh bu teskil edilmelidir aksi takdirde bu hakki silah kuvvetiyle almağa mecbur kalacağimızı beyan eyleriz denmekteydi. Nuri Dersimli hatıralarında ayaklanmanın amaçlarını şöyle açıklamaktadır, önce Dersimde Kürdistan'in istiklali ilan edilecek Hozat ta Kürdistan bayrağı dalgalanacak Kürt milli kuvetleri Erzincan, Elaziğ ve Malatya istikametinden Sivasa doğru hareket ederek Ankara Hükümetine Kürdistanin bağımsızlığı için baski yapilacak. Ankara Hükümetinin bunun önüne geçebilmek için Dersim aşiretleriden Meço ve Diyap agalar ile Ahmet Ramız ve Hasan Hayri'yi mebus olarak Ankaraya çağırır
Olaylar Buyuyor
Alişan Bey 45 bin kişilik bir kuvvetle Ankara Hükümetinin Wilson ilkeleri dogrultusunda Kürdistanın bağımsızlıgının kabul edileceğini düşünüyordu. Bu amaçla Dersime gelir. Fakat Koçgiride büyük bir heyecan başlamıştır. Her tarafta bir sabırsızlık bas göstermıştır. Ancak mevsim kıştır Koçgiri aşiretleri bir an evvel harekete geçmeyi isterken Dersim aşiretleri zamanın henüz olgunlasmadığıni söylemektedirler 6 Mart 1921'de Kızıltepeli Rifat ve Karmanlı Nuri önderligindeki bir gurup köylü asker kaçaklarını yakalamak isteyen bir süvari bölüğüne Koçgiri yakınlarında baskın düzenler. Baskında Binbaşı Halis iki Subay ve dört Er öldürülür, Imranlı'da tamamen ele geçirilir. 8 Mart 1921 de Haydar Bey, Alişan Beye haber göndererek yardim alıp Koçgiriye gelmesini söyler. Bunun üzerine başlarında, Pezgavir aşiret reisi Bıra ibrahim, Maksudan aşiret reisi Polis Munzur, Arslanan aşiret reisi Mahmut ve Alişer ayaklarında hedik ve lekanlarla 2500 kisilik bir kuvvetle Munzuru geçerek Kemaha varırlar. Yapilan sidetli çarpışmalar sonucu kaymakam ve jandarma komutanı esir alınır. Gitikçe genişleyen harekete Drejan, Atma ve Perçikan aşiretleride katilir. Sivas valisi tarafindan Dersim aşiretlerine haber gönderilerek ayağa kalkan halki sakinlestirmek için yardim istenir. Dersim aşiret reisleride ordu bir süreden beri bölgemizde müslümanların ve müslüman olmayanların sayıları hakında sorusturma yapmaktadır. Bu bilginin elde edilmesi Hükümetin belki de Kürtleri vurup yok etmek niyetinde olduğu, Koçgiri aşiretlerinin de nefsi müdafa için ayaga kalktiği belirtilerek olumsuz cevap verilmiştir. Hükümet 10 Mart 1921 de Sivas bölgesinde sıkıyönetim Mahkemesi kurulmasi kararı alır. 13 Marta merkez ordu komutani Nuretin pasa isyani bastırmakla görevlendirilir. Nuretin Pasa –zo- diyenleri temizledik şimdi-lo-diyenleri de ben temizleyecegim demektedir
Diger Kurtlerin Durumu
Koçgiri isyani başladığı zaman şimdi Iran ve Irak haritaları içinde yer alan Kürdistan parçalarına da Kürtler ulusal taleplerle ayaga kalkmıştır. Güney Kürdistanda Şey Mahmud-e Berzenci bağımsız bir Kürt devleti kurdugunu ilan etmişti. Kürt Kıralı olarak Kürt yönetiminin esaslarını kurmuştu. Doğu Kürdistanda Sikakan aşireti reisi Ismail Aga(simko) bir ayaklanma baslatmışti.

Ikinci Tavsiye Kurulu
Bitlisli Sefik başkanlığında gönderilen ikinci bir tavsiye kurulu ilk başta Haydar Bey'i ikna ettiyse de Haydar Bey'in oynanan oyunun farkına vararak tekrar savasa baslaması ile bu cabaları da bosa çıktı. 20 Mart 1921 de hareket Kızılırmak hattından kuzey doğuya kaymıştır. Bu sırada Topal Osman adındaki bir çete reisi adamlarıyla beraber Refahiye üzerinden Koçgiri ye cephe açar. Geçtigi her yeri kan içinde birakan bu çete Koçgiri'li Beko tarafindan kusatılınca kaçmak zorunda kalır. 25 Marta Egin ve Erzincan dan gelen bu Hükümet birliği pusuya düşürülür.Ankaradan gelen Ovacık aşiretleri Kemah'ı teslim alır.

Sona Dogru
Kurmesan aşiret reisi Güzel Aga bir çatismada vurulduktan sonra hareket darbe alır. Kürt kuvvetleri Koçhisardan doguya dogru çekilmeye başlar Zara'da çarpısan güçlere yardım gönderilemeyince oradakiler yenilgi alir ve hareketin askeri önderlerinden Bahri ve Sabit Bey de vurulunca hareket öndersiz kalir. Kürt Kuvvetleri geri çekilerek cepheyi terketmeye baslarlar. Haydar Bey 2 bin kişi ile 24. Nisanda Erzincan-Pülümür üzerinden Dersim'e çekilirken Türklere hos görünmek için Kureşan aşireti reisi Kör Paşa bir kaç bin kisilik bir kuvvetle yolunu keserek Dersime geçmesine engel olur. Haydar Bey onlarla savaşmayı redederek tekrar Koçgiri'ye geri döner. Daha sonra Sivas beylerine kanarak bin kisilik gurubuyla Hükümete teslim olur. Durumu firsat bilen Topal Osman da geri dönerek cinayetlerine başlar.Dersim den hemen bir kısım destek gönderilir. Carpışmalar sonucu çeteye büyük zarar verdirilir Topal Osman da yarali olarak kaçar. Haydar'dan boşalan yere amcasi Mahmut Bey gelir. Mahmut Bey, Cığız Mehmet Ali, Nuri Dersimi, Tarbazli Memo, Kimil Aziz, Dilo, Abbas, Aliser ve Paso döğüşe döğüşe Arapçayı geçerek Dersim'e varirlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 3:51 am

Isyan Sonrasi
Haydar Pasa ve isyan esnasında Kurmesan aşireti lideri Murat Pasa'nın yakalattığı Seyit Aziz Sıkıyönetim mahkemesinde yargılanır haklarında verilen idam kararı girişimler sonucu sürgüne çevrilir. Ankara Hükümeti baskilara dayanamayip peşpeşe iki af kararı çıkararak Dersime Haci Osman Fevzi başkanlığında yeni bir ögüt kurulu gönderilir. Alişan Bey bu heyetle görüstükten sonra Erzincan'a gidip teslim olmayi kabul eder.

TBMM ordusu 11 Nisan 1921'de ayaklanmadan geriye kalanları da yok etmek için harekete geçer. Nuretin Pasa 29 Mayista Erkan-i Harbi Umumi ye gönderdığı bir yazida Kemah ve Erzincan'da asayış ve sükunun teşisi Dersim ve Ovacık'a karşı tedbir ittihazinda görülmektedir. Bunun için:

1. Dersim ve Ovacik ta neticeli vekat-i tedibat-i sedide ister.

2. Bila tedip, idari ve siyasi tedbirler alinmasidir iş siddetli tedbirle halledilecekse hiç bir makamdan müdahaleye meydan birakmamak için, gereken talimatın hükümet-i merkeziyece, ihzar-i harekati idare edecek kumandana tebliği zorunludur demektedir. Ayrica Meclise çektigi bir telgrafta da saliere yeterince sert davranilmadığından şikayet eder. Koçgiri hareketinin kanla bastirilmasi o sirada TBMM deki bazi kürt Mebuslaru tarafindan da sidetle elestirilir. Erzincan mebusu Emin Bey Orada öyle bir mezalil icra edilmiştir ki tüyler ürperticidir demekte.

Muş mebusu Haci Ahmet Efendi ayni oturumda hakikaten buraya gelirken ugradığım yerlerde bizi de Ermeniler gibi keseceklermiş diye dalgalanan bu havadis Dersime kadar gitmiştir demektedir. Ama onlarin bu çabalari sonuç vermemiştir hatta Nuretin Pasa elde bulunan bilgilere göre Dersim ve Erzincan mebuslarindan bazi kişilerin özel alaka ve ilişkileri olan sahislarin isyan reislerini kurtarmaya çalıştikları anlaşılmıştır diyerek bu mebuslara olan tepkisini ifade etmiştir. Nuri Dersimi isyanin sonucunu şöyle değerlendiriyordu. Koçgiri Kürt istiklal savasi Kürdistan istiklal savaşının bir merhalesiydi onunla bir meydan muharebesi kaybetmiştik fakat harp bitmemişti. Biz son zaferi kazanacagımıza inanmış ve iman getirmiştik Arzu ve inancimiza hiç bir sekilde helal gelmemişti. Aliser Bey mütesir, aile efradi esi hanumari imha edilmiş Kardesi Haydar ve 4-5 yüz aşiret efradının Sivas ta Divan-i Harpte idama mahkum edilmeleri muhakak görülüyordu. Alişan Bey in cezalandırılmasını önlemek maksadi ile Ankara Hükümetine Mustafa Kemal Pasa ya ve Türk Millet Meclisi ne Dersim aşiretleri namina telgraflar ve mazbatalar yazmaya ve göndermeye başladım. Bu müracatlarım neticesinde Mustafa Kemal Dersimli Baytar Nuri ve Koçgirili Aliser müstesna olmak üzere Sivas mevkuflarini Tamamen af ve tahliye etmiştiç İkinci bir af ile de Dersim den çikmak üzere Alişan Beye ve mahiyetindeki Koçgirilileri af etmişti. Bu arada Dersime geçen Koçgirililer Dersim kuvvetleriyle ile işbirliği yaparak Erzincan, Erzurum, Trabzon, Sivas kollarindan Türk merkezlerine baskın yaparak Türk hükümetini rahatsiz etmekten de geri durmuyorlardi. 1924 te Alişan ve Haydar Beylerin tekrar yerlerine dönmelerine izin verilmiş ise de Koçgirinin ümraniye merkezinde Aliser Bey evine bomba atilarak öldürülmüstür.

Adil Gülsoy
Koçgiri Yöresi yani diğer deyimle Kuzey Batı Dersim genellikle Koçgiri soyunun hakim olduğu bir bölgedir..

Yukarıdaki makalede hata var.. 16 Köy koçgiri aşiretine mensup değil İmranlıda en az 50-70 Köy Koçgiri Aşiretine mensup... Düşünün sırf İmranlıda 50-70 Köy Koçgiri aşiretine mensup..Köy isimlerinide verebilirim sizlere.. Daha Zara Hafik Divriğide var.. Adana Kayseri Maraş Erzincan Tunceli Elazığ de de Koçgiri köyleri var..Hatayı düzeltmek istedim.

Koçgiri Aşiretinin, soyundan gelen oymaklar; Laçinanlar, Pewruzanlar, Zerikiler, Sefikiler, Gerniyanlar, Cefolar, İbikanlar, Sarolar, Kerteliler, Zazalar vs.. Bunlar koçgiri soyunun oymaklarıdır..
Bazıları iç çatışmalardan zamanla Koçgiriden kopmuşlardır.

Ama koçgiri Aşiretinin yanısıra bölgede azda olsa Çarekanlılar, kurmeşanlılar vs vardır...


Koçgiri Tunceliden gelen bir Aşirettir..Kanuni tarafından 1536da Sivasa alınmışlar..

Çarekanlılar çok çok az olmakla birlikte Erzincandan gelmeler.

Hormeklilerde Muş Varto.
İmranlıdaki bilindik Koçgiri Köyleri ( Liste eksiktir ve bildiğim oymakları);

Zara ve diğer ilçeleri bilmiyorum.. Diğer illerde de en az bu kadar köy var..Muş vs..

Aksu
Yaylacik
Altinca
Yagmuralan
Atmaca
Güven
Aydin
Kavalcik
Baslica
Kocgedigi
Borular
Yazili
Bulgurlu
Yünören
Demirtas
Karakuzulu
Asagibogaz
Kekliktepe
Dogancal
Evrencik
Ekincik
Abdaloglu
Eskidere
Kapikaya
Eskikeslik
Kürkcü
Gelenli
Topardic
Torpast
Gelintarla
Arik
Kabaktepe
Toklucak ( Laçinler)
Karatas
Kiliclar
Kempeli
Körabbas
Koruköy
Çalıyurt( Zeriki oymağı)
Karacahisar( Zeriki oymağı)
Kuzköy ( Zeriki oymağı)


Bazı oymaklar zamanla iç kavgalardan ayrılmıştır kopmuştur. Sefiki, zeriki gibi



Çarekanlılar, Hormekliler vs koçgiri aşiretinden değildir.
Koçgiri Olayı'nda Milliyetçilik Etkeni
Koçgiri Olayı, "Milliyetçi" bir temele dayanır. Kürt bağımsızlık hareketidir. Bağımsız Kürdistan devleti amaçlamıştır. Kürt bağımsızlık hareketinin ilk aşaması, Koçgiri Ayaklanması'yla denenmiştir. Koçgiri ayaklanması olarak başlayan ve yayılan bu eylem, giderek Dersim sorununa dönüşmüştür. Hareketin önderlerinden Nuri Dersimi'ye göre;

"Koçgiri Kürt bağımsızlık savaşı, Kürdistan bağımsızlık savaşının bir aşamasıdır. Onunla bir meydan savaşı yitirilmiştir; ama savaş bitmemiştir." (Dersimi 1986: 105)

Baki Öz ve Adil Gülsoy'un makalelerinde yatan en önemli nokta Koçgiri olayının (ayaklanmasının) bir Kürt-Zaza ayaklanması olduğudur. Bu noktadan baktığımızda 1921 de gelişen bu oalyı bir Alevi katliamı olarak algılamak ve değerlendirmek yanlış olur.

Olaylar zinciri o gün için Dersim olarak adlandırılan bir bölgede feodal düzenin unsurlarından olan aşiret ve önderlerinin bir açıdan eski durumlarını korumak, bir açıdan oluşumu gittikçe belirginleşen ulusal devlet kavramı içerisinde yer almamak için Ankara hükümetine karşı giriştikleri bir ayaklanmadır.

Bu tür ayaklanmaları din ve inanç eksenine getirmek, o din ve inanç içerisinde yer alan ancak etnik kimliği veya değişik nedenlerle ayaklanmaya katılmayanlara haksızlık olur.

1921 de gelişen olayın benzeri 1937 yılında meydana gelen ve Dersim olayı (ayaklanması) içinde geçerlidir. Bu iki olayda inançtan dolayı değil etnik kökenden dolayı oluşturulmuş, meydana getirilmiş ve sonuçlanmışlardır. Bu olayları 1980 öncesi olan Maraş, Çorum ve Malatya olayları ile karşılaştırdığımızda durum daha iyi gözlemlenecektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
KOÇGİRİ OLAYI
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: ALEVİLİK :: ALEVİLİĞİN TEMELİ :: ALEVİ KATLİAMLARI-
Buraya geçin: