Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 MADIMAKLA İLĞİLİ AĞIT VE ŞİİRLER

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: MADIMAKLA İLĞİLİ AĞIT VE ŞİİRLER   Çarş. Mart 25, 2009 1:07 am

ATEŞTE SEMAHA DURANLAR İÇİN
Ateş vardı. Can vardı. Canlar vardı.
Yangın ve Ölüm vardı.
Onlar ateşte semaha durdular.
Benim Kabem insandır diyerek
Dost senin derdinden
Ben yana yana
Ali Ali Ali
Ben yana yana diyerek
Canlar katledildiler
2'Temmuz'da
Madımak'ta, Sivas'ta
Öldüler!
Canlar "ölümü güzel kıldılar."
Ali Yıldırım ("ATEŞTE SEMAHA DURMAK" kitabından alınmıştır)
.................................................. .............

OY MADIMAK MADIMAK
ölüler dirilirdi
çıkamazdım ki otelden
ben otelden hiç cıkamazdım ki
her şeyi bilen bir adam gibi gelip geçerdi
kış
ve hayaletler halinde yaz sürüleri
gündüz ve gece
gece desem gece, gündüz desem gündüz
ve desem ki sonuncu günü
dünyanın insan eliyle yaratılmasının
sonuncu günü
Cansever ("ATEŞTE SEMAHA DURMAK" kitabından alınmıştır)
.................................................. ......

"TAHRİK"
biz kırıldık daha da kırılırız
doğudan batıya bütün dünyaya
ama kardeşin kardeşe vurduğu hancer
iki ciğer arasında bağlantı kurar
büyür, bir gün, zenginleşir orada
çünkü Ali'yi dirilten iksirde saklı
Hasan'a sunulmuş ağuda
granitin de olur bır okyanus diriliği
nehirler daha uysal akar
bir çiçek nasıl uçuyorsa
öyle sever, çalışır insan
kıraçlar çarptıkca dağlara
gül göçürür şafağından
doğanın altın şafağından
insanın altın şafağından
tarihin altın şafağından

biz kırıldık daha da kırılırız
Cemal Süreya
.................................................. .....

Geliyor... Geliyor
Pir Sultanlar geliyor...
geleceğim bazan uykudayken sen
beklenmedik, uzak bir konuk gibi
sokakta bir başıma koyma beni
kapıyı sürgüleme üstümden

usulca girecek, bir yere ilişeceğim
bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne
görüntün doyasıya dolunca gözlerime
seni kucaklayacak ve gideceğim
N. VAPTSAROV
.................................................. ...

DERİN BİR KATLİAM
bir gecedir gecelerden
yıldızlar uyanmıştır
kara kanatlı yarasa
karanlığı kuşanmış
kapımıza dayanmıştır
OZAN TELLİ
------------------------------------------------
SİVAS'TA


Bulutmu kaplamış acep Sivas'ı
Tüm dünya ağlıyor milletim yasta
Teknoloji çağı insanlık zamanı
Diri diri insan yakıldı Sivasta

Hayvanlar yürüdü ağzı salyalı
Gazanız mübarek dedi çobanı
Cehennemden korkan mervanın tornu
Cehennem yaratı bak Sivasta

Otuz yedi canın dinmez feryadı
Kerbela dan yanı bilmem bu kaçıncı
Zeki yüreğine işleyen bir acı
Pir Sultan'nı da astılar Sivas'ta
-----------------------------------------------
2 TEMMUZ

2 Temmuz 93'te Sivas'ta
Madımak'tan göğe yükseliyor kızıl yalımlar
Seyre çıkmış polisler jandarmalar
İçinde Ozanlar yazarlar sanatçılar
Cayır cayır türküler şiirler
Tutuştu yandı sazların telleri
Şeytan diyor ki,
Saçlarından yakalayıp aynı ateşe doğru sürmeli
Çok şükür dışardaki vatandaşlara birşey olmamıştır diyen Çiller'i
2 Temmuz 93'te Sivas'ta
Madımak'tan kara dumanlar yükseliyor gökyüzüne
Madımak'tan kızıl yalımlar yükseliyor
Ama içindekilerden tek çığlık yok
Edibe'nin saçları yandı
Kirpikleri kaşları yandı
Sonra ateş tüm bedenini sardı
Yetiş ya Ali! dedi sustu
Dışarıda itler kurtlar ulurken
Onlar nefes söyleyerek
Onlar semah dönerek
Onlar şiir okuyarak
Ve onlar saz çalarak yandılar
Hasret'in önce sazı tutuştu
Elinden bırakmadı onu
Merhaba çocuk la karşıladı alevi
Ah Dört Kurşun olsaydı dedi
Bu canı sana vermezdim
Koca Nesimi'nin
Bıçak vurulmamış Kızılbaş bıyıkları
Tutuşmuş yanıyordu
Üç telli curasını bırakmamış
Hala Olef Palma'ya ağıt söylüyordu
Asım Bezirci
Yeni kitabının başında yakalandı alevlere
Kağıtları yanıp kül olunca
Kömürleşmiş kalemiyle duvara
Beni okuyun diye yazdı
Parmakları yanmadan önce
Akarsu sazına düzen vermekteydi
Dumanlar gözlerine dolduğunda
Alevlere dolanmış eşini farketti bir an
Kırmızı ne de yakışmıştı
Tutup öpmek istedi onu
Elleri kavruldu
Birden o türküsü
Yanacağını söylediği türküsü aklına düştü
Hüzünlendi
Akarsu'yum yansam da
Kül olup kavrulsam da dedi
Sonunu getiremedi
Yanıp kül oldu, kavruldu.
2 Temmuz 93'te Sivas'ta
Pir Sultan sevdalıları gencecik semahçılar
Uçarak alevlere karıştılar
Pir Sultan'ı dar'a çeken yezit soylulular
Onları ateşe atmışlardı
Otuz yedi can yanıp kavruldu
Kömür oldu kül oldu
Düşlerinde hep yananlar ise
Kurtarılanlardı...
-----------------------------------------------
Tarih 93, Temmuz’un 2’si,
Can pazarı Sivas,
Elim,yüzüm kan içinde,
Gözlerim yırtılacak gibi,
Yüreğimde korkunç bir çığlık…
Kelime-i şahadet sesleri her dilde,
Bir taraftan Azrail’in eli kolu bağlı,
Çaresiz, takatsiz,
Alıyor canları isteksiz.
Camilere ulaşıyor 37 canın çığlıkları,
Acıyor tanrının içi,
37 kez ölüyor insanlık üst üste,
37 damla yaş gözlerde,
Hüzünlü bir öğlen sonrası her şey…
Tanrı şahidimdir; utandı Muhammed,
Kahroldu Pir Sultan,
Anka dirilmek istemedi bu sefer.
Kabe’de durmuş,
Dönmüyor insanlık etrafında,
Bakma Konya’da dönene,
Kahrından dönüyor Mevlana,
10 bin katilin tövbesini ediyor tanrıya,
Zikrinde 37 canın…
Ne dilim varıyor isimlerini saymaya,
Nede hatırlamaya yüreğim…
Halbuki;
Hasret’in sesi hala kulağımda,
Güzeldi, dalardım yüzüne;
O düzgün sakalı,
Bilge duruşlu gözlüğü ile,
Hele elinde sazı,kapanırken gözleri…
Ya Nesimi?
O olmamışıydı Pir Sultana ses,
O kulaklarda eski bir ezgi,
O değimliydi içimizdeki son nefes…
Şimdi bende ölmek istiyorum,
Yüreğim kadar yanmak,
37 can kadar mağrur ve zamansız…
Ölmek istiyorum bir öğlen sonrası,
Kerbela’da Hüseyin,
Hasan olmak istiyorum…
İstiyorum,
Yezidim olsun Sivaslılar,
Sebebim olsun…
Ölünce;
Her Sivas’ın gün batımında,
Her türkünün en güzel nakaratında,
En çokta Pir Sultanın duasında,
Anılmak istiyorum ben;
Zamansız ve onurlu her gidişte…
Şimdi ölme değil,
Yaşatma,
Şimdi yanma değil,
Yeşertme,
Türkülerle yürüme,
İnançla koşma zamanıdır dostlar…
Şimdi insanca yaşam için savaşırken,
37 canı diriltme zamanıdır …
Onurlu ölümleri onurlu yaşamlarla,
Onurlu dünleri onurlu yarınlarla,
Yad etme,
Kutsama günüdür dostlar…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 1:10 am

TÜRKÜLER YANMAZ

Güneşin ak yüzüne bir duman çöktü
Bir türkü çığlıkla ateşe düştü
Kuytu bir köşede bir çiçek küstü
Döktü yaprağını boynunu büktü

Şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz
Güllerim yandı yüreğim dayanmaz

Kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
Bilmez misin ki türküler yanmaz
Günü gelir sanma hesap sorulmaz
Dayanır kapına pir sultan ölmez

Şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz
Güllerim yandı yüreğim dayanmaz

Edip AKBAYRAM
---------------------------------------------------
Umut olduk biz her güne
Yol olduk geldik bugüne
Adlarimiz türkülerde
Unutulmasinlar diye

Yol yol yol yol eyledik
Biz aciyi bal eyledik
Yikalsin kanli Sivas
Söyle biz sana neyledik

Yol yol yol yol askina
Bir dolu ver Pir askina
Yakarmi insan insani
Bu cagda Allah askina

Yol yol yol yol askina
Bir dolu ver Pir askina
Adimiz 37 can
Biz yandik senin askina


Bu yol bu ad gider sana
Semah döndük yana yana
Bir damlacik su ver bana
Imam Hüseynin askina

Yol yol yol yol eyledik
Biz aciyi bal eyledik
Yikilasin kanli Sivas
Söyle biz sana neyledik

Yol yol yol yol askina
Bir dolu ver Pir askina
Adimiz HASRET GÜLTEKIN
Biz yandik snin askina

Yol Yol yol yol askina
Bir dolu ver Pir askina
Adimiz MUHLIS AKARSU
Biz yandik senin askina

Yol yol yol yol eyledik
Biz aciyi bal eyledik
Bizi yakan kavim gardas
Söyle biz sana neyledik

Yol yol yol yol askina
Bir dolu ver Pir askina
Yakarmi insan insani
Bu cagda Allah askina

Yol yol yol yol askina
Bir dolu ver Pir askina
Adimiz 37 can
Biz yandik senin askina
-------------------------------------------------
Varip Pir Sultan’i, analim dedik
Askin dolusuna, kanalim dedik
Meydanda bir semah, dönelim dedikm
Kahpe tuzaklarda, vurulduk halkim..



Salyali agizlar, kirli yürekler
Elde ates, dilde Allahu-Ekber
Insan yakmak icin, olmus seferber
atesli dumanlara, savrulduk halkim



Hasret Gültekin´im, Serkan Dogan´im
Huriyem, Yesim´im, özbe öz Özkan´im
Metin ölüm, Sait, Handan´im
Hep birlikte yan, yana serildik halkim



Yüzbin yobaz, bir Akarsu eder mi?
Öldürülen, bu kacinci Nesimi,
Özlem, Nurcan, Serpil, Belkis Gülsüm´ü
Verdik, birer birer, kirildik halkim



Metin, Asaf, Behcet, Asim Bezirci,
Menekse, Sehergül, Gülender,
Asuman, Yasemin, Erdal Ayranci,
Et kemik bir yerde, derildik halkim



Yandi özyurdun da, Özyurt Ahmet´im
Kaynar ateslerde Ugur Mehmet´im
Güpe gündüz isikti, Gündüz Murat´im
Cem olduk günese, verildik halkim



Koray Kaya´m, onbirinde dal fidan
Ahmet Öztürk ile adasi alan
Din icin yakildik 33 can
Kara topraklara, karildik halkim



Madimak´ta yanan 33 can
Artik her birisi bir Pir Sultan
Hizir´in dölleri yazsin bin ferman
Gönüller icinde yer aldik halkim



Muhlis´ine muhip olan, Muhibe´m
Sulari’den arda kalan Edibe´em
Cümlesi insana derki, Kabem
Kanli kefenlere sarildik halkim



Karinna Cuanna, Hollanda´li can
Yaninda Muammer Hakan ve Kenan
Bin beterdi Sivas, Ol Kerbela’dan
Hüseyin´ce ölüp dirildik halkim



Kizilgül’üm, söz düsürse dilime
Mizrabim isyankar, vurur telime
Bir gün olup hesap sorsam zalime
Yobazlar elinden zar olduk halkim....
------------------------------------------------------------
MADIMAK

İki temmuz derin yara
Yobazın kin kusmasıdır
Ankaranin yüzü kara
Sesiz durup susmasıdır

Devlettir tezgahı kuran
Dost görünüp gizli vuran
Köşe kapıp sinsi duran
Söyle bu neyin nesidir

EZELİ bekle gün gele
Dayan yürek dayan hele
Uzaklardan gelse bile
Umudun ayak sesidir

EZELİ DOĞANAY
-------------------------------------------------
KANLI SIVAS!

Hasret koydular canlara
Yaktılar sivas elinde
Lanet olsun yakanlara
Astılar sivas elinde
Kanlıdır sıvasın düzü
Devletinde kirli özü
Kırıldı pirlerin sazı
Çalmıyor sıvas elinde
Yobazlar yaktı canları
Akıttı mazlum kanları
Pir sultanı sevenleri
Yaktılar sıvas elinde
Her dönemde hınzır paşa
Karga olup döndü leşe
Düşermi kardeş kardeşe
Düştüler sıvas elinde
Edibe sulari darda
Asef bazericiler nerde
Pir sultanlar doğru yolda
Asıtılar sıvas elinde
Nesimi Gültekin canı
Akarsuyum nerde hani
Gelir bir gün hesap günü
Kalender sıvas elinde
Kalender ŞAHİN
----------------------------------------
SİVASTA SİLAHLAR NERDEYDİ BEYLER


Kurşuna dizdiniz masum canları
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Akıttınız al kırmızı kanları
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Git gide bozuldu sizin yapınız
Sağcılara desteksiniz topunuz
Bizim için silahınız copunuz
Sivas'ta silahlar neddeydi beyler
Alevi canların yeri arandı
Gözünüz önünde kahve tarandı
Gerici yobazdı yakan vurandı
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Size vur emrini kimler veriyor
Kadın kız demeden halkı tarıyor
Kamuoyu merak edip soruyor
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Laikleri savunmuyor bu düzen
Şeriat ülkenin temelini kazan
Diri diri yandı ozanla yazan
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Gazi mahallesi kan gölü oldu
Bir yanı kayıpta çoğuda öldü
Hastahanede yer yok yaralı doldu
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Tunceli'nde belli köyler yanıyor
Günbe gün artıyor yare kanıyor
Dünya alem bütün sizi kınıyor
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Keller meydan aldı maskeniz düştü
Sizin yaptığınız haddini aştı
Yeter artık beyler sabrımız taştı
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Omuzuna bastı otele çıktı
Senden destek aldı canları yaktı
Gördüm mahkemeyi başına yıktı
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler
Hüseyin Gazi'yim tanıdık sizi
Sazlar susmayacak vursanda bizi
Kör değil bu halkın görüyor gözü
Sivas'ta silahlar nerdeydi beyler.
Hüseyin Gazi Metin
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 1:11 am

MİRAS

Şeyh Bedreddınden Pir Sultan'a

Anadolum
Onlarca uygarlığın
Yüzlerce bilgenin
Milyonlarca canın doğrugan anası
Anadolum

Yarmak istedim tarihini bir baştan bir başa
Uygarlıklarına giden yolun toprağını
tırnaklarımla eşeledim

Bulmak için Şeyh Bedreddin'i
Torlak Kemali
Börklüceyi

Tipiye boran aboğulmuş gündüzler
Soğuk ayaz geceler yaşadım
Tarihin sayfaları arasında

Yüreğim okuyanus gibi
Dalgaları bedenimi yırtarak vuruyor sahile
Beyaz güvercinler uçurmak istedim
-----------------------------------------------------
Bütün everene
Her elimde onlarca binlerece
Hace Bektaşı anarak

Sonra mı?
Doğa savaşımında üstün gelmiş ermişler gördüm
Adına Şah kulu denen adına İshak denen
Hepiside mis kokulu taze ve gonca idiler
Hakça çalışır hakça bölüşür bolca idiler

Sonra mı?
Kavga doğuran sevdası ile
Pir Sultan'ı tanıdım
Bir kızıl ışık gibi düştü yüreğimin derinliklerine
Taşıdım günümüze sevdasını
Dilden dile gönülden gönüle

Bir dost selamı gibi
Bir yenilmezliğin türküsü gibi

Ezeli Doğanay
-------------------------------------------------
AĞIT..

adım Koray,

daha oniki yaşındayım

ve ben hiç büyümeyeceğim

Sivas Madımak'ta yandım

ak günler bekleyen ülkemin

karanlık düşünceleri tarafından

naklen yakıldım...



bir yaz günüydü

Temmuz sıcağında

babam ozan İsmail,

tuttu ablamla benim ellerimizden

"haydin çocuklar,

Sivas'a, baba ocağımıza

Pir Sultan Abdal şenliklerine

Semah dönmeye gidiyoruz" demişti...



ne bilirdim ki!

"Ateşte Semaha dönmek"

olacaktı kaderimiz

ve otelde dinlenirken

bir anda binlerce insan

"yakın" diye haykırıyordu

ve ölümden ötesi yoktu görünürde.....



adım Koray,

daha oniki yaşındayım veee

ben hiç büyümeyeceğim

ve benim Dikmen'den aşağıya

salınarak ****** Bulvarı'nda

güzel Ankara'da

sevinçle inip te

elimde çiçekle

Gima'nın önünde beni bekleyen

bir sevgilim olmayacak....



adım Koray,

siz şimdi kimbilir

kaçıncı kadehi

kaçıncı yalanlara içerken

ve arasırada cancana derken

benim ellerim yan mezardan

Hiroşima'dan gelen yaşıtıma takılır

sol tarafımda da Halepçe çocuğu

sözde medeni ülkelerde

Solingen’de yanan ben olurum

Möln’de yanan ben olurum

sizin elleriniz kızlarda

sizin elleriniz erkeklerde

sizin elleriniz bardaklarda

ben en son canlı olarak

semahta tutmuştum bir kızın elini

şimdi ise;

bizim ellerimiz yılan, çayan arasında

kemikli topraklarda....



ne din nedir anlamıştım

ne de din uğruna adam yakılmayı

suçum semah dönmekti

suçum babamı dinlemekti

suçum bana göre İNSAN olmaktı

adım Koray daha oniki yaşındayım

ben hiç baba olamayacağım

ben hiç oğlumu okşayamayacağım

ben hiç annemin dizlerinde

saçlarımda parmakları dolaşan

mutlu çocuk rolü bile yapamayacağım

ve ben sizin adınıza

ben mutlu gelecek adına

bir değil bin kez daha yan deseler

yine yanacağım, yanacağım, yanacağım...



bir annenin kokusunu düşünsene,

çocuğuna yani bana sarılmak

işte ben o kokuyu artık içime alamayacağım

anneme doluca sarılamayacağım

Eeeyy benim akrandaşlarım,

arkadaşlarım, yaşıtlarım

siz kimbilir kaç kızla dansederken

türküler dinleyip halaylar çekerken

hergece feneri kimbilir kaç alemde

nerelerde söndürürken

ve hatta kimbilir hangi türkü barda

devletler kurup,

halk kurtaracaksınız

kimbilir kaç biradan sonra solculuk oynayacaksınız

işte ben sizin gibi türküler dinleyemeyeceğim

halaylar çekemeyeceğim

ben bir kıza sarılıp dans bile edemeyeceğim

uuuuyy anam uuuyy

Babam anlatırdı

benim doğduğum köylerin yokluk ve sefaletten

başka hiç bir özelliği yokmuş

altı ay dünyadan uzak

kar ve karanlığa mahkum bir yurt

sonrası çamur,

çamurda kalmış tek ayakkabılar



kalsaydı tek ayakkabılarım sakız gibi çamurlarda

kalsaydı diz boyu karlarda

görmeseydim değil altı ay

bir ömür boyu köyümün dışını

görmeseydim medeniyet dedikleri yerlerde

çirkeflikleri, kahpelikleri, ölümleri

ama olsaydım o karlı yerlerde yaşayan ben

bende dünyada olsaydım yeterdi...



adım Koray benim duyuyormusunuz??

daha oniki yaşındayım

bazen ozan Nesimi oluyorum burada

alıyorum elime sazımı

bazense Hasret Gültekin

hasret türküleri yazıyorum

duyarım ki Köln’de

Hasret abimin oğlu olmuş

adını Hasret koymuşlar

söyledikçe Muhlis baba

ben burada bile

Ateşte Semaha dönüyorum

görüyormusunuz??......



adım Koray benim heyy dünyalılar

en son sizin aranızdayken

ateş camları sarmışken

insanlar yanıyordu Madımak'ta

ve annem geldi gözümün önüne

babam geldi,

Ankara geldi

o yüzden ölünce ben

Anneme götürdüler

Ankara'ya götürdüler..

gelirken elimden tutan babam,

dönüşte tabutumdan tutmuştu.

ben yanmıştım tabutta

babam kahrolmuştu tabut omzunda.

zavallı babam,

canım annem

şimdi yeni doğan kardeşime

adımızı koymuşsunuz

canlarım......

ölsem bile unutmayın

ben Koray'ım

sizin Korayınız........



adım Koray benim

bilmediğim din uğruna

bilmediğim din adamları tarafından

ayrı düşünceden yakılan.

devletin gözü önünde

sizlerin gözü önünde

siz naklen izlerken tv.lerinizde

yanan bendim orada

en küçükleri otuz yedinin.

otuz yedi canın

otuz yedi karanfilin

özü bende ANLIYORMUSUNUZ???........

ölümden ötesi yokmuş

DUYUYORMUSUNUZ???........

ERDAL İRFAN..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 1:56 am

ŞANLI SİVASIM

On yılı doldurmuş kederim, gamım
Korların söndü mü, kanlı Sivas’ım
Kerbela çölünü sardı dumanım
Turnalar döndü mü kanlı Sivas’ım

Bir Temmuz akşamı şafak kızıldı
Madımak tarihe külle yazıldı
Dumanlar bürüdü, mevsim bozuldu
Poyrazın dindi mi kanlı Sivas’ım

Türküler, şiirler, sazlar tutuştu
Halaylar, semahlar, canlar uçuştu
Nesimi, Banaz’da Pirle buluştu
Hınzırlar gördü mü kanlı Sivas’ım

Akarsu, sır oldu kurudu deren
Yok mu Hasret’imi Asaf’ı gören
Ağıtlardan başka, yok merhem süren
Yaranı sardı mı kanlı Sivas’ım
.....
Ay, güneş kızarsın, gökler al olsun
Zülfükar tepende çift hilal olsun
Sana kanlı diyen dilim lal olsun
Kafire indi mi şanlı Sivas’ım

Hıdır ÇAM
----------------------------------------------------------
UNUTMAM SİVAS

Seneler değil de asırlar geçse
Unutamam Sivas, unutmam seni
Yobazın tırpanı boynumu biçse
Unutamam Sivas, unutmam seni

İki Temmuz bin dokuz yüz doksan üç
Sende semah dönmek oldu bize suç
Beni yaksan, assan, eylesen de linç
Unutamam Sivas, unutmam seni

Uzaktan seyretti yine hainler
Gözlerinde vardı o eski kinler
Bu gün on bin geldik yarin yüz binler
Unutamam Sivas, unutmam seni

İnine girecek korkak yobazlar
Türküden, semahtan hiç anlamazlar
Şiirler okunup çalacak sazlar
Unutamam Sivas, unutmam seni

Yobazı ateşe ben atmadım ki
İnsan olanlara kin tutmadım ki
Dedem Pir Sultanı unutmadım ki
Unutamam Sivas, unutmam seni

Kul Sefili, Sivas, çorum, Maraş'lı
Üstüme gelseler sopalı, taşlı
İki temmuz günü gözlerim yaşlı
Unutamam Sivas, unutmam seni.

1 temmuz 2006
SARIGAZİ
-----------------------------------------
YANDIK BİZ

Çekildik göklere bir duman olup
Yağmur yüklü bulutları sandık biz
Saatlerce kor ateşte kavrulup
Yobazların ellerinde yandık biz

Hortladı şu Hınzır paşa zalim tor
Madımak oteli alevden bir kor
Dışarıya canlı çıkmamız çok zor
Orda yananlar 35 candık biz

Çaldıranda çıktı kara yüzleri
Pir Sultanı astı onun izleri
Kinle dolu kör olası gözleri
Görmezden gelerek nasıl kandık biz

Bu kaçıncı oyun ey Sivas sende
Bitip tükenmeyen acı yas sende
Yobazlık sendedir, bu infaz sende
Yanarken de Pir Sultanı andık biz

Kul Sefili türkü olduk dillerde
Çalınır söylenir olduk tellerde
2 Temmuz yanar bu gönüllerde
Yinede barışa semah döndük biz.

KUL SEFİLİ
SARIGAZİ
---------------------------------------------------
YOBAZI YOK ET

Kerbela, Çaldıran, Maraş ve Çorum
Sivas'ın üstüne yapamam yorum
İstanbul-Gazi de aynıydı durum
Ben yezit tanımam yobazı yok et

Beyinleri kara örümcek ağı
Abbasi, Emevi, Osmanlı bağı
Kana buladılar bu güzel çağı
Ben yezit tanımam yobazı yok et

Enel hak deyince Mansur vuruldu
Bedreddin'e darağacı kuruldu
Pirim Pir Sultan zincire sarıldı
Ben yezit tanımam yobazı yok et

Nesimi'yi diri, diri yüzdüler
İkilik yaratıp düzen bozdular
Salyaları aka, aka azdılar
Ben yezit tanımam yobazı yok et

2 Temmuzlara gelindi ordan
Yavuz Selimlerden, Çaldıranlardan
Aydınlar korkar mı ateşten kordan
Ben yezit tanımam yobazı yok et

Kul Sefili sözü fazla uzatma
Elinden geldikçe içine katma
Yere düştü ise elinden tutma
Ben yezit tanımam yobazı yok et.

KUL SEFİLİ
Sarıgazi
------------------------------------------------------------
KANLI SİVAS’TA

Şu kahpe yobazlar kanlı Sivas’ta,

Nasıl anlatayım canlar ben sizi,

Yaktılar sizleri hem de Temmuz’da,

Unutur mu dostlar hiç halkım sizi.


Nesimi curayla sarhoş ederdi,

Akarsu çağlayıp akar giderdi,

Edibe Sulari ikrar güderdi,

Unutur mu dostlar hiç halkım sizi.


Hasret Gültekin’in gülü açmıştı,

Kokusunu tüm dünyaya saçmıştı,

Bu törende ozan, yazar taşmıştı,

Unutur mu dostlar hiç halkım sizi.


Asım bezirci de durdukça durur,

Metin altı okda vurdukça vurur,

Asaf Koçak Behçet beraber yürür,

Unuturmu dostlar hiç halkım sizi.


Cumhuriyet laik, laik kalacak,

Bak NAÇARİ sizin için çalacak,

Daha nice Pir Sultanlar doğacak,

Unutur mu dostlar hiç halkım sizi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 1:56 am

adım Koray,

daha oniki yaşındayım

ve ben hiç büyümeyeceğim

Sivas Madımak'ta yandım

ak günler bekleyen ülkemin

karanlık düşünceleri tarafından

naklen yakıldım...



bir yaz günüydü

Temmuz sıcağında

babam ozan İsmail,

tuttu ablamla benim ellerimizden

"haydin çocuklar,

Sivas'a, baba ocağımıza

Pir Sultan Abdal şenliklerine

Semah dönmeye gidiyoruz" demişti...



ne bilirdim ki!

"Ateşte Semaha dönmek"

olacaktı kaderimiz

ve otelde dinlenirken

bir anda binlerce insan

"yakın" diye haykırıyordu

ve ölümden ötesi yoktu görünürde.....



adım Koray,

daha oniki yaşındayım veee

ben hiç büyümeyeceğim

ve benim Dikmen'den aşağıya

salınarak ****** Bulvarı'nda

güzel Ankara'da

sevinçle inip te

elimde çiçekle

Gima'nın önünde beni bekleyen

bir sevgilim olmayacak....



adım Koray,

siz şimdi kimbilir

kaçıncı kadehi

kaçıncı yalanlara içerken

ve arasırada cancana derken

benim ellerim yan mezardan

Hiroşima'dan gelen yaşıtıma takılır

sol tarafımda da Halepçe çocuğu

sözde medeni ülkelerde

Solingen’de yanan ben olurum

Möln’de yanan ben olurum

sizin elleriniz kızlarda

sizin elleriniz erkeklerde

sizin elleriniz bardaklarda

ben en son canlı olarak

semahta tutmuştum bir kızın elini

şimdi ise;

bizim ellerimiz yılan, çayan arasında

kemikli topraklarda....



ne din nedir anlamıştım

ne de din uğruna adam yakılmayı

suçum semah dönmekti

suçum babamı dinlemekti

suçum bana göre İNSAN olmaktı

adım Koray daha oniki yaşındayım

ben hiç baba olamayacağım

ben hiç oğlumu okşayamayacağım

ben hiç annemin dizlerinde

saçlarımda parmakları dolaşan

mutlu çocuk rolü bile yapamayacağım

ve ben sizin adınıza

ben mutlu gelecek adına

bir değil bin kez daha yan deseler

yine yanacağım, yanacağım, yanacağım...



bir annenin kokusunu düşünsene,

çocuğuna yani bana sarılmak

işte ben o kokuyu artık içime alamayacağım

anneme doluca sarılamayacağım

Eeeyy benim akrandaşlarım,

arkadaşlarım, yaşıtlarım

siz kimbilir kaç kızla dansederken

türküler dinleyip halaylar çekerken

hergece feneri kimbilir kaç alemde

nerelerde söndürürken

ve hatta kimbilir hangi türkü barda

devletler kurup,

halk kurtaracaksınız

kimbilir kaç biradan sonra solculuk oynayacaksınız

işte ben sizin gibi türküler dinleyemeyeceğim

halaylar çekemeyeceğim

ben bir kıza sarılıp dans bile edemeyeceğim

uuuuyy anam uuuyy

Babam anlatırdı

benim doğduğum köylerin yokluk ve sefaletten

başka hiç bir özelliği yokmuş

altı ay dünyadan uzak

kar ve karanlığa mahkum bir yurt

sonrası çamur,

çamurda kalmış tek ayakkabılar



kalsaydı tek ayakkabılarım sakız gibi çamurlarda

kalsaydı diz boyu karlarda

görmeseydim değil altı ay

bir ömür boyu köyümün dışını

görmeseydim medeniyet dedikleri yerlerde

çirkeflikleri, kahpelikleri, ölümleri

ama olsaydım o karlı yerlerde yaşayan ben

bende dünyada olsaydım yeterdi...



adım Koray benim duyuyormusunuz??

daha oniki yaşındayım

bazen ozan Nesimi oluyorum burada

alıyorum elime sazımı

bazense Hasret Gültekin

hasret türküleri yazıyorum

duyarım ki Köln’de

Hasret abimin oğlu olmuş

adını Hasret koymuşlar

söyledikçe Muhlis baba

ben burada bile

Ateşte Semaha dönüyorum

görüyormusunuz??......



adım Koray benim heyy dünyalılar

en son sizin aranızdayken

ateş camları sarmışken

insanlar yanıyordu Madımak'ta

ve annem geldi gözümün önüne

babam geldi,

Ankara geldi

o yüzden ölünce ben

Anneme götürdüler

Ankara'ya götürdüler..

gelirken elimden tutan babam,

dönüşte tabutumdan tutmuştu.

ben yanmıştım tabutta

babam kahrolmuştu tabut omzunda.

zavallı babam,

canım annem

şimdi yeni doğan kardeşime

adımızı koymuşsunuz

canlarım......

ölsem bile unutmayın

ben Koray'ım

sizin Korayınız........



adım Koray benim

bilmediğim din uğruna

bilmediğim din adamları tarafından

ayrı düşünceden yakılan.

devletin gözü önünde

sizlerin gözü önünde

siz naklen izlerken tv.lerinizde

yanan bendim orada

en küçükleri otuz yedinin.

otuz yedi canın

otuz yedi karanfilin

özü bende ANLIYORMUSUNUZ???........

ölümden ötesi yokmuş

DUYUYORMUSUNUZ???........
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 2:03 am

Varip Pir Sultan’i, analim dedik
Askin dolusuna, kanalim dedik
Meydanda bir semah, dönelim dedikm
Kahpe tuzaklarda, vurulduk halkim..



Salyali agizlar, kirli yürekler
Elde ates, dilde Allahu-Ekber
Insan yakmak icin, olmus seferber
atesli dumanlara, savrulduk halkim



Hasret Gültekin´im, Serkan Dogan´im
Huriyem, Yesim´im, özbe öz Özkan´im
Metin ölüm, Sait, Handan´im
Hep birlikte yan, yana serildik halkim



Yüzbin yobaz, bir Akarsu eder mi?
Öldürülen, bu kacinci Nesimi,
Özlem, Nurcan, Serpil, Belkis Gülsüm´ü
Verdik, birer birer, kirildik halkim



Metin, Asaf, Behcet, Asim Bezirci,
Menekse, Sehergül, Gülender,
Asuman, Yasemin, Erdal Ayranci,
Et kemik bir yerde, derildik halkim



Yandi özyurdun da, Özyurt Ahmet´im
Kaynar ateslerde Ugur Mehmet´im
Güpe gündüz isikti, Gündüz Murat´im
Cem olduk günese, verildik halkim



Koray Kaya´m, onbirinde dal fidan
Ahmet Öztürk ile adasi alan
Din icin yakildik 33 can
Kara topraklara, karildik halkim



Madimak´ta yanan 33 can
Artik her birisi bir Pir Sultan
Hizir´in dölleri yazsin bin ferman
Gönüller icinde yer aldik halkim



Muhlis´ine muhip olan, Muhibe´m
Sulari’den arda kalan Edibe´em
Cümlesi insana derki, Kabem
Kanli kefenlere sarildik halkim



Karinna Cuanna, Hollanda´li can
Yaninda Muammer Hakan ve Kenan
Bin beterdi Sivas, Ol Kerbela’dan
Hüseyin´ce ölüp dirildik halkim



Kizilgül’üm, söz düsürse dilime
Mizrabim isyankar, vurur telime
Bir gün olup hesap sorsam zalime
Yobazlar elinden zar olduk halkim...
-----------------------------------------------------------
Tarih 93, Temmuz’un 2’si,
Can pazarı Sivas,
Elim,yüzüm kan içinde,
Gözlerim yırtılacak gibi,
Yüreğimde korkunç bir çığlık…
Kelime-i şahadet sesleri her dilde,
Bir taraftan Azrail’in eli kolu bağlı,
Çaresiz, takatsiz,
Alıyor canları isteksiz.
Camilere ulaşıyor 37 canın çığlıkları,
Acıyor tanrının içi,
37 kez ölüyor insanlık üst üste,
37 damla yaş gözlerde,
Hüzünlü bir öğlen sonrası her şey…
Tanrı şahidimdir; utandı Muhammed,
Kahroldu Pir Sultan,
Anka dirilmek istemedi bu sefer.
Kabe’de durmuş,
Dönmüyor insanlık etrafında,
Bakma Konya’da dönene,
Kahrından dönüyor Mevlana,
10 bin katilin tövbesini ediyor tanrıya,
Zikrinde 37 canın…
Ne dilim varıyor isimlerini saymaya,
Nede hatırlamaya yüreğim…
Halbuki;
Hasret’in sesi hala kulağımda,
Güzeldi, dalardım yüzüne;
O düzgün sakalı,
Bilge duruşlu gözlüğü ile,
Hele elinde sazı,kapanırken gözleri…
Ya Nesimi?
O olmamışıydı Pir Sultana ses,
O kulaklarda eski bir ezgi,
O değimliydi içimizdeki son nefes…
Şimdi bende ölmek istiyorum,
Yüreğim kadar yanmak,
37 can kadar mağrur ve zamansız…
Ölmek istiyorum bir öğlen sonrası,
Kerbela’da Hüseyin,
Hasan olmak istiyorum…
İstiyorum,
Yezidim olsun Sivaslılar,
Sebebim olsun…
Ölünce;
Her Sivas’ın gün batımında,
Her türkünün en güzel nakaratında,
En çokta Pir Sultanın duasında,
Anılmak istiyorum ben;
Zamansız ve onurlu her gidişte…
Şimdi ölme değil,
Yaşatma,
Şimdi yanma değil,
Yeşertme,
Türkülerle yürüme,
İnançla koşma zamanıdır dostlar…
Şimdi insanca yaşam için savaşırken,
37 canı diriltme zamanıdır …
Onurlu ölümleri onurlu yaşamlarla,
Onurlu dünleri onurlu yarınlarla,
Yad etme,
Kutsama günüdür dostlar…
---------------------------------------------------------
Bu Kaçıncı Temmuz Hey...
Öküzün boynuzunda dünya
Kuyruğunda sinekler
Koca dünya durmuş
Öküz dönüyor

Beyinleri yürekleri
Kaç bin yıl sonra
Tozları dökülmüş
Bir yalan

Anası karanlık yobazın
Gözlerini boyamış kışkırtmış yüreğini
Sırıtmış sivri dişleri
Salyası akıyor
Elinin köründe din iman
Ateş çakıyor
Öfkesi dönüyor duman içinde
Bir yılan

Kırılıp dökülmüş - Çekilip asılmış
Ne güzel insan
Koca Pir Sultan
Şeh Bedrettin
Nesimi, Mansur
Yüz yılların ötesinden
Yalanın çukurunda
Yanmaya gelmiş

Madımak oy.. Madımak can pazarı
Yobazın elinde kantar
Yangın alıp yangın satar

Koca bir çınardı
Elinde kalemdi can - Yandı

Dalında tomurcuk
Açarken
Elinde saz
Çalarken - Yandı

Candı 37 si
Bir sevdanın içinde
Yaşarken - Yandı

Kara bir duman almış Sivas'ın üstü
Çamlıbel de bölük bölük
Duyar mı... duymadı dağlar
Yıldızlar...
Duymadı ağalar paşalar
Yandı.. yandı canlar

Öküzün boynuzunda dünya
Kuyruğunda sinekler
Koca dünya durmuş
Öküğz dönüyor

Akıl süpürgeye binmiş ateş elinde
Ankara bakıyor
Yobaz çakıyor
Ankara bakıyor
Yobaz çakıyor
Yanarken bahtı kara
Ankara
Yüzün kara

Alev kanatların çırptı canlar
Semah döndü gök yüzünde

Dökülen kan
Asılan
Yakılan can
Öfkesini alıp döndü geri
Bu ne derin sevda böyle
Aramıza indi
Yanımıza durdu
Yakılmak için dikildi
Bu nasıl din iman dedi
Kahpeliğin yüzüne tükürdü
Biz dedi yanmayız
Yakılsak da
Yansak da tükenmeyiz

Bu kaçıncı Temmuz hey....


Hüseyin Gül
--------------------------------------------------------
2 TEMMUZ DA MADİMAK
Bir ayrılık öyküsüyle dumana bürünmüştü gökyüzü.
Paylaşmanın dayanılmaz sabırsızlığındaydı tel ve mızrap.
Madımak kurban sunmayacak kadar masum...
Dinmeyen bir inanç rüzgarıydı yüreklerindeki.
Ve ölüm kuşandı cellat İKİ TEMMUZ’da,
Utancın yok olduğu ülkemde o dönemde,
Eşkiyalar cirit atarken kuytularında.

Sonrası çelişkilerle dolu çıkmaz bir sokak.
Ve hatırlanmak istenmeyen yaşanmışlıklar...
Herşey kayıptır böyle zamanlarda.
Böyle zıtların böyle yaşandığı dünyada...
Kahpe yangınlara akarsu gibi çağlayıp,
Otuzyedi canla barışa semah dönen hasretlere,
Nesimi’nin yüreğiyle beste olmak isterdim.

Bir insanın bir dünya olduğu yaşamda,
İnsanca ve kardeşçe yaşamak dururken,
Kendi içimizde kendimizi yok etmek niye?
Hangi kitapta yazmış canlıya ateş çakmak?
Öfkeyle yaradanın verdiği cana kıymak...
Ve hangi yüreğe sığdı diri diri insan yakmak!
Sen insanlık tarihinin yüz karasısın MADIMAK!!!

Murat Yanç
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 2:20 am

HA KERBELA HA SİVAS

Yıldızlar sevişirken gökyüzünde,
Semaya saldık barış güvercinleri..!
Kara dumanlar sardı önce semayı,
Güvercinlerimin kanatları yandı.
Kızıllığa karıştı dumanlar
Birer birer düştü güvercinler
Feryadım yükseldi semaya
Ha Kerbela ha Sivas
Duyuyor musunuz beni
Ben Muhibe Akarsu ben Gülender Aka,
Ben Edibe Sulari
Kerbeladan beri süre gelen davadır bu.
Canlar cana kıyar olmuş.
Maraş’ı ve Çorum’u unutmadan..
Hicret eylediler Sivas’ı kana bulamaya,
Bir toz bulutu sardı ortalığı....
Sanki savaş meydanı .
Hicret eylediler kendini bilmezler,
Sivas’ı kana bulamaya.
Uçurduk canlara barış güvercini,
Bilemeden üstümüze gelen ateş toplarını.
Biz yanmakla biter miyiz.!
Ben her gün Asım Bezirciyim bazen Nesimi Çimen
Sazım tellerine dokundukça
Hasret Gültekin oluyorum bazen de Muhlis Akarsu
Hak için semah dönerken saplanır ciğerime.
Zalimin hançeri.!
Ha Kerbela Ha Sivas
Hakka semah dönen gencecik fidanlar.
Saklamadı canları,saklamadı...
Sivas dağları koynunda.
Ben yandım canlar yandı,
Duyuyor musunuz beni görüyormusunuz beni?
Hak için semah dönüyorum, kırmızı güllerle bezendi üzerim,
Sandıkta kaldı çeyizim...
Ben Özlem Şahin’im ben Nurcan Şahin
Ben Menekşe’yim Yeşim’im
Adımın önemi var mı,
Bende bir insanim.
Yanmak mıydı kaderimiz,
Ha Kerbela ha Sivas
Korkmuyorum ben korkmuyorum
Ben bir yansam da bin doğarım
Ben Metin Altıok ben Murat Gündüz’üm
Serkan Doğan’ım
Ben bir yansam da inadına bin doğarım.
Korkmuyorum korkmuyorum ,semaha durduk ateşte hak için
Ha Kerbela ha Sivas.
Sorarım size suçum ne?
Suçum saz çalıp semah dönmek mi?
Suçum insan olmakmı..!
Çarpar ateşin kızıllığında sesim duvarlara
Yankılanır döner geri..
Hayaller de mi kalacağım,
Solmuş resimlerde mi küçük Koray olarak
Büyümiyeceğim mi ben,
El ele tutuştuk ablalarla ağabeylerle..
Pir Sultan olup semah dönecektik..!
Hak için...!
Şimdi kaldı küçük bedenim alevlerde.
Suçum semah dönmek,
Cezam ateşte yanmak,
Saklamadın Sivas biz saklamadın
Korkuyorum, korkuyorum..!
Sarıklı amcalardan, çember sakallı ağabeylerden..
Korkuyorum korkuyorum..
Ha Kerbela ha Sivas...!

KİRKLAR CEMEVİNDEN TÜLAY ANAMİZİN gönlünden dökülenler
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Pir Sultan Abdal'a gönül verenler
Derviş dergahında semah edenler
Sazlar dile gelmiş bizim erenler
Senin de tellerin kırılsın Sivas

Temmuz sıcağında havada kar var
Zalim pusu kurmuş elinde har var
Madımak yanıyor içinde nen var
Senin de küllerin savrulsun Sivas

Şenlik olacaktı kanlı Sivas'ta
Kafir kına yakar erenler yasta
Feryadım yetişmez yoldaşa,dosta
Senin de soluğun kesilsin Sivas

En büyük askermiş seyir duruyor
Alevler boy almış Çimen yanıyor
On bir yaşındaymış duman boğuyor
Tuttuğun ateşle yanasın Sivas

Dumanlar yükseldi birden havaya
Akarsu tutunmuş bur bağlamaya
Fırat bulamamış can ağlamaya
Evinde baykuşlar ötüşsün Sivas

Halk galeyana gelmiş coşturan kimdir
Bu eski yarayı açtıran kimdir
İnsan olan sevinçte,kederde birdir
Senin de yolların bağlansın Sivas

Kendini gösterdi kin Madımak'ta
Düşman oldu kardeş kardeşe orda
Nasıl kıydın hain bu kadar cana
Senin de yüreğin dağlansın sivas

Allah,Muhammed'i biz de biliriz
Pirimiz uğruna yine ölürüz
Kafir bilsin bir ölür,binbir geliriz
Bizi bitiremez yangının Sivas.
-----------------------------------------------------------
YAKMA SİVAS

Cennet mi desem cehennem mi sana
Ne yaptığın bilinmiyor Sivas'ım
Ateşler atılıp boyandın kana
Adın zalimlere kaldı Sivas'ım

Sadrazamlar çıkıp başlar kestiler
Celaliler ters rüzgardı estiler
Köyün kasaban hep sana küstüler
Adın katillere kaldı Sivas'ım

Savaşlarda kahramandın yiğittin
Cephelerde can vermeye sen gittin
Sınırlarda düşmanlara seğirttin
Adın korkaklara kaldı Sivas'ım

Kurtuluşta lider oldun Ülkeme
Mustafa Kemal sende açtı kongre
Düşünmedin sen kendini bir kere
Adın yolsuzlara kaldı Sivas'ım

Kardeş olmuştu şehirle köyleri
Yüz yıllarca kucakladın dinleri
Madımakta yaktırdılar Çimeni
Adın Cehenneme kaldı Sivasım

Bak bir kendine çevren boşaldı
Katliamın hepsi sende yaşandı
Madımakta otuz üç can yandı
Adın kalleşlere kaldı Sivasım

Çokmu geldi halkınla mutlu olmak
Yollarında bitmez oldu madımak
Zormuydu sana konuk ağırlamak
Adın kötülere kaldı Sivasım

Mursaloğlu sende orada doğdun
Soranlara Sivaslıyım diyordun
Temmuz ateşinde Kerbelayı gördün
Adın katliamla kaldı Sivas'ım

Batık son gemi kitabımdan MURSALOĞLU
-------------------------------------------------------
SEVME ARTIK SİVAS'I

Dedilerki sevme artık Sivası
Severim orda doğdum ilimdir
Ozansın sanada gelir yanma sırası
Yakar beni zaten Sivas zalimdir
,
Yüreğimde yanar Sivas ateşi
Bilmezsiniz ne güzel doğar güneşi
Yoktur onun bu dünyada bir eşi
Evladını yakar Sivas zalimdir

Ne güzeldir dereleri çayları
Yem yeşildir yüce yüce dağları
Yaz gelince dolar taşar bağları
Bağlarını yakar Sivas zalimdir

Şehiri var durmadan el değişir
Köylüleri tarlalarda çalişir
Kış boyunca keklikleri ötüşür
Keklikleri avlar Sivas zalimdir

Bazı bazı kahramanca savaşır
Savaş yoksa halkına bulaşır
Ozan asar ünü yurtta dolaşır
Asmazsada yakar Sivas zalimdir

Ben severdim sizde onu sevmeyin
Kışları soğuk olur gelmeyin
Ozansanız içindende geçmeyin
Kalırsanız boğar Sivas zalimdir

Çayırlarda ot yetişir yazları
Ceylan gibi yaylalarda kızları
Onlar yandı biz çekeriz ahları
Heykelleri yıkar Sivas zalimdir

Mursaloğlu sen Sivası severdin
Yatar kalkar şehirini överdin
Bir tohumdun sen orada güvedin
Sevme artık senin ilin zalimdir

Batık son gemi şiir kitabımdan MURSALOĞLU
------------------------------------------------------
ÖLÜ OZANLAR KENTİ


Geçen gün MUMCU'ya ağladın
Dün Deniz'e Yusuf'a İnan'a
Bu gün iki Temmuz
Ağlıyorsun otuz üç cana
Etin ne budun ne
Be kadın
Hep ağlıyorsun hep ağladın

Ölü ozanlar kentinden
Selam getirdim sana
Hani canım
Pir sultanı astılardı ya
Şimdide kıydılar otuz üç cana
İşte o şehirden
Selam getirdim sana
Ağlamasın diyorlar
Madımakta yananlar
Ağlamanın zamanı değil
Alsınlar bizi ellerine
Birer meşaleyiz
Birer ışık biraz güneş

Kurtuluşun ilk kıvılcımı
Burada çakmıştı
Mustafa Kemal ile
Biz daha güçlüyüz
Biz birer meşaleyiz
Sönmeyeceğiz Dünya durdukca
Yanan Madımak değildi
Madımak yanmaz gülüm
Yanan ülkemin özgürlük ateşi

Sana selam getirdim
Ölü ozanlar kentinden
Ağlamasın diyorlar ağlamasın
Zamanı değil ağlamanın
Sil gözyaşlarını lütfen
Yoksa ben geleceğim
Elimde mendil olmadan
Silmeye gözlerini

Kele kız Madımak bittimi
Kele kız Madımaklar bitti
Dal budak salıyor ülkemde
Yeşilleniyor tüm yurdum
Madımağın filizlerinde

Geçen gün Onat'a ağladın
Dün Aksoy'a Üçok'a Aziz'e
Bu gün iki Temmuz
Ağlıyorsun otuzüç cana
Etin ne budun ne
Be kadın
Ama hayranım
Senin çelik yüreğine
Hayranım hayranım
Devrilere desteğine


Batık son gemi adlı kitabımdan alıntı MURSALOĞLU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Çarş. Mart 25, 2009 2:27 am

Ben Kızılbaşım
Yanıyorum dört yanım ateş
Sivas’ta semah dön döne on binlere karşı otuz beş
Dersim’de deyis söyleye söyleye binlerce kez
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum...

Ben Kızılbaşım
Dara dururum hak divanında
Pir Sultan olurum kadı huzurunda
Şeyit Riza olurum efendiler katinda
Ben Kizilbas evladı kerbelayım
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım
Kızıbas demiş bana gidi yezit
Önünde bas eğmediğim it oğlu it
Tarih olsun ki bana şahit
Ben kızılbas evladi kerbelayım
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım Erenler dilinde türkü olur söylenirim
Bin defa kerbelada kum olurum
Susuz kalır divane olurum
Kellemi ortaya koyup yezide nalet okurum
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum
...
Ben Kızılbaşım
Sesim çığlık çığlık faşiste etmem kulluk...
Bin yanar binbir anadan doğarım...
Ali den geldim Pir Sultan Abdal askina semah dönerim ...
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum...

devrim
--------------------------------------------------------------------
2 temmuz sıcagında

vatanın cennet bagrında

anadolu kucagında

düstüler fasist agına

düstüler yobaz agına

sivas madımakta canlar

daha cagında fidanlar

kimi asar kimi yakar

bunlar ZÜLFİKARDAN anlar



calıp söyler asık murat

dünya alem etti nefret

edibe akarsu hasret

yanarak can verdiler


sivas madımakta canlar

daha cagında fidanlar

kimi asar kimi yakar


bunlar ZÜLFİKARDAN anlar




ŞAHVERDİ





993 iki temmuzu

sivasın gercegi görülür birgün


35 cagdas aydınımızı


yakanlar carmıha gerilir birgün


pirsultanlar ölmez dirilir birgün


gültekin nesimi yaslıyım acı


asaf behcet metin canımın ici


muhlis akarsuyla edibe bacı


kanayan yaralar sarılır birgün


pirsultanlar ölmez dirilir birgün


sahir erdal asaf can ugur kaynar


kıydılar yobazlar yatıyor canlar


titredi yüregim yerinden oynar


elbette sırrına erilir birgün


pirsultanlar ölmez dirilir birgün


takiyim yobazın gözünde perde


can telas olunca düsüyor yerde


hic dökülen kanlar kalırmı yerde


hak edenden hesap sorulur birgün


pirsultanlar ölmez dirilir birgün

DEYİSLERLE MUHABBET 2009 ALBÜMÜNDEN


sivasın üstünde kara bulut var


ne yagmur yagdırır canım ne birtane kar


hesap soracak bizden yakılan canlar


bulutlar dagılır birgün can size kalmaz


kulagımda hala onların sesi


hasreti nesimi asım bezirci


yaktı yüregimi sevdan atesi


düstügüm yerlere savur küllerimi


gelecek birgün o gün gelecek


cekilen acılar canım soan erecek


sivasın üstünden bulut kalkacak


yanan her can bin can olup gelecek


kulagımda hala onların sesi


hasreti nesimi asım bezirci


yaktı yüregimi sevdan atesi


düstügüm yerlere savur küllerimi


GRUP ÖZGÜRLÜK



sivası unutma unutturma -------------------------- sivası unutmak ihanettir
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
MADIMAKLA İLĞİLİ AĞIT VE ŞİİRLER
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: ALEVİLİK :: ALEVİLİĞİN TEMELİ :: ALEVİ KATLİAMLARI-
Buraya geçin: