Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 OZAN NOKSANİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: OZAN NOKSANİ   Salı Mart 24, 2009 3:50 am

Asıl adı Ahmet Kaynar olan 1899'da Sivas'ın Kangal ilçesinde doğan ayaklarından özürlü bulunduğu için Ruhsati tarafından Noksani adı verilen ozan, Erzurumlu Noksani'den ayrı bir kişi olup, 5 Mayıs 1972 de Kangal'da ölmüştür.

Bu kitaba aldığımız Erzurum'lu Noksani medrese öğrenimi gördükten sonra 30 yaşlarındayken Sadık Dede'nin müridi oldu. Bir bakkal dükkanı açarak geçimini sağlamaya çalıştı. Karısı yüzünden ''İtibarını'' yitirdiği, şeyhinin ona bu nedenle Noksani mahlası verdiği belirtilir. Şiirleri, Alevi-Bektaşi edebiyatı geleneğine bağlıdır. XIX. yüzyılın ilk yarısında 1872 de öldü. Doğum tarihi bilinmiyor.

Rahmetli Sadettin Nüzhet Ergun'un ve Rahmetli Vasfi Mahir Kocatürk'ün üç dört şiirini yayınlayıp bilgi olarak da "19. yy. ozanıdır" dedikleri Noksani, Hasankale'li Rahmetli Şinasi Koç'un 1943-45 yılları arasında derleyip toparladığı ve yayınlanması için Adil Atalay'a verdiği defterdeki bilgiye göre 18. yy. ozanıdır.

18. yüzyılın sonlarında Erzurum'da doğmuştur. Asıl adı İsmail’dir. Dönemin koşullarına uyarak babası ona medrese öğrenimi yaptırır. Bu yıllarda İnce Molla olarak ünlenir.

Noksani'nin babası İsmail, Ağuçan Ocağından Sadık Dede'ye bağlıdır. Sadık Dede ise Elazığ'ın Sün köyünde Koca Seyyid oğullarındandır. Bu ocağın adı Ağuçan'dır. Ocağın kökü İmam Hasana varır.

Günlerden bir gün Sadık Dede, taliplerinden İsmail'i görmek için Erzurum'a gelir. Ev halkı büyük bir sevinçle kendisini karşılar. İçlerinde İsmail yoktur. Sadık Dede, İsmail’i sorar. Babası da "Buralardaydı. Nerede ise şimdi gelir" yanıtını verir.

Biraz sonra İsmail içeri girer. Onu yakından izleyen Sadık Dede, İsmail'deki değişikliğin hemen farkına varır. O duruma göre İsmail, Alevi geleneğine göre "Zahir ilmine" kapılmıştır. Kibirlidir. Kendinden üstün kimse olmadığı savındadır.

Bunu Anlayan Sadık Dede, elini öpen İsmail'in iki omuzu arasına iki eli ile vurur. Dua eder. İsmail’in ağzından bir duman çıkar ve düşüp bayılır. Bir süre sonra ayılır ve Sadık Dede'ye bakarak söyler.

Gönlümün ziyası, gözümün nuru
Gönlümde mihmanım sen oldun ezel
Kolumun kuvveti, dizimin feri
Ruh ile revanım sen oldun ezel

Sadık Dede, İsmail'e ''Noksani'' tapşırmasını verir. Bundan sonra kısa bir süre içerisinde deyişleri dillere yayılır. Halkın sevgilisi durumuna gelir.

Yıllar sonra Hasan Kale'nin Taşlıyurt köyünde eğitmenlik yapan Rahmetli Şinasi Koç, bu deyişlerle karşılaşır. Noksani'nin kimliği üzerinde araştırma yapar. Hasankale'nin Esende (Bad-ı Civan) köyünden Veli Beğ oğullarından Molla Mahmut ve yeğeni Bektaş'ta bir mecmua görür. Noksani'ye ilişkin deyişlerle doludur. Gene bu arada Noksani'nin bir torununun sağ olduğunu işitir. Erzurum Halkevinde görevli olduğunu öğrenir. Lütfiye adındaki bu torunla görüşür. Lütfiye o yıllarda (1945) seksenlik bir bacıdır. Ondan öğrendiğine göre, Noksani'nin üç oğlu doğmuş. Rıza, İsmail, Zekiye. Rıza'dan Adil ve Zekiye adlı iki torunu olur. İsmail'den Ziya ile Lütfiye diye iki torunu vardır. Lütfiye'den ise Makbule ve Hatice diye iki kız torunu olur. Makbule ise Horasan'dan tahsildar Yaşar'la evlenir. Soy böyle yürür gider.

Noksani Erzurum'da ''Limoncu'' ve ''Kavcı'' diye ünlenen dostları ile, ayrıca Horasan'ın ''Endek'' ve ''Müşkü'' köylerindeki dostları ile sık sık görüşür, muhabbet edermiş.

Erzurum'da Taşmağazalarda bir küçük bakkal dükkanı varmış. Orada kazandığı kazançla geçimini sağlarmış. Bir gün dostlarından biriyle muhabbet ederken, bir çocuk gelir elinde az bir para vardır: ''Noksani amca, al bu parayı bana şeker ver'' der.

Noksani sohbetin içinde parayı alır eski şekerler top, toptur. Bir top alır verir, hiç bakmaz bile. Çocuk eve gelir. Annesi şekeri görünce <> diye sorar. Çocukla beraber dükkana varır. O zamana kadar misafir gitmiştir. Noksani Baba tezgahının başına geçmiştir.

Kadın çocuğun eline gene o kadar para verir. Şeker istetir. Parayı alan Noksani şekeri kırar, tartarak verir. Bu kez az bir parça olur. Kadın sorar <> dediğinde. Noksani Baba << ah... evladım getir o muhabbeti ki verem o şekeri >> der (Adil Ali Atalay, Noksani Baba, s : 7).

Hz. Ali ve oniki imam sevgisiyle dop-dolu olan Noksani, tarikatın tüm inceliklerini şiirlerine ışık ve renk olarak düşürmeye özen gösteriyor. Varlık birliği öğretisini somutlaştırarak sevgi, muhabbet örtülerine sararak lirizm denizine, şiir ummanına atıyor. Akıcı, duru bir söyleyiş, kopukluk göstermeden tarikat, inanç, sevgi üzerine Noksani'nin görüşlerini, düşüncelerini yaşamı boyunca oluşturduğu bilgi birikimini sabır ve olgunluk atmosferi ortasında şiirsel öğelere zarar vermeden Türkçe'nin tadını arttırarak sergiliyor. Şiirleri Adil Ali Atalay tarafından bastırılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:52 am

El -aman mürvettir kapına geldim
Muhammed Mustafa Ali gel yetiş
İsyan deryasına gark oldum kaldım
Hünkar Hacı Bektaş Veli gel yetiş

Tama aldatmakdır geziyor her bar
Hırsa nefse fırsat verme ya Cebbar
Sana sığınmışım Vahidülkahhar
Car günüdür İmam Zeynel gel yetiş

Yezidler elinde müşkil halimiz
Münkir münafık ferş etti yolumuz
Ya Muhammed Bakır sen al elimiz
İmam Ca'fer kaldır kali gel yetiş

Dağlarca günahım vurma gül yüze
Cehennem narını gösterme bize
Musi-i Kazım ile pir İmam Rıza
Taki Naki İmam Ali gel yetiş

Tevbekanm muhabbetim var yolda
Mürvete gelmişim kusurum elde
Göster cemalini eyleme dulda
Hasanülaskeri şahım gel yetiş

Noksani arzu eder didar-ı cennet
Ma'sum-i paklerden erişe himmet
El-aman mürüvvet Mehdi Muhammed
San Saltık Kızıl Deli gel yetiş
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
DUAZ-I İMAM

Kudret Kandilinde Balkıyıp Duran
Muhammed Ali'nin Nurudur Billah
Zuhur Edip Küffarın Meskenin Yıkan
Elinde Zülfikar Ali'dir Billah

Elinde Zülfikar Altında Düldül
Önünce Kamberin Dilleri Bülbül
Hazreti Fatma Anam Cennetten Bir Gül
Ona Sırrım Dedi Hak Resulullah

Fatma Anadan Geldi Hasan Hüseyin
Onların Nuruyla Ziyalandı Din
Kırklara Erişti Zeynel Abidin
Çekeriz Yasını Hasbeten Billah

Muhammet Bakır'dan Cafer-i Sadık
Musa-i Kazım İrıza'dan Bin Yadıp Durduk
Tarikat Abıyla Cesedi Yuduk
Hak Buyurdu Müminin Kalbi Beytullah

Taki Naki İmamların Şivanı
Hasan-el Askeri Cismin Sultanı
Elinde Zülfikar Sahip Zamanı
Vakit Tamam Oldu Göndere Allah

Noksani'yem Niyazımız Üstadda
Elinde Zülfikar Hem Ehli Kanda
Bin Bir Donda Baş Gösterdi Aliyel Murtaza
Mürşidimiz Bülbülümüz Eyvallah
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

EFENDİM KIYASA GELMEZ İŞLERİN


Yüzün şemsü kamer gözlerin nurdur
Ayın hilaline benzer kaşların
On sekiz bin alem hüsnüne kuldur
Labin Kevser olmus dürdür dişlerin


Ak alnın sadeftir kirpiğin oklar
Münkir inkar olur mü’mini haklar
Gerçek aşık olan kapuyu bekler
Efendim kıyasa gelmez işlerin


Zülfün gul yüzüne eyler bin nikap
Münkirler gözüne görünür hicap
Yedi hat vech ile hem yüz dört kitap
Fitne salar dü cihana saçların


Celalinden münkirlere bakarsın
Yedi tamu içre nare yakarsın
Kalbini de vesveye sokarsın
Gözlerinden akar kanlı yaşların


Cemalinden bakarsan mü’min kullara
Gecer serden baştan düşer yollara
Marifet bağinda gonca güllere
Gülistan bahcesinde öter kuşların


Seven sizi can içre cananısın
Aşıklar katredir sen umanısın
Gönül bir gemidir sen dümensin
Yelken açmak ister bu dervislerin


Cemalin benzettim ümmü l- kitaba
Arifler zerredir sen afitaba
NOKSANI kusurum gelmez hisaba
Şah’ım aft kıl cümlemizin suçların
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hayalin gönlümde olalı mihman
Gah uslu gezeriz gah divaneyiz
Soyunup aşkından olmuşuz üryan
Gah Mecnun oluruz gah efsaneyiz

Cemalin göreli olduk serseri
Can verip bu yolda bulduk Haydar'ı
Lutf etti nuş ettik ab-ı kevseri
Gah ayık gezeriz gah mestaneyiz

Muhammed Ali'nin aşkına düştük
Kudret kandilinden nura yetiştik
İmam Hasan ile ağuyu içtik
Gah tavaf-ı Kabe gah puthaneyiz

İmam Hüseyin'in kemter kuluyuz
Zeynel bahçesinin can bülbülüyüz
Ma'rifet bağında aşkın gülüyüz
Ayna-i Hüda'yı gah seyraneyiz

Her dem Muhammed Bakırı zikr eyleriz
Ca'feriyiz Hakk'a şükr eyleriz
Gah yedi tamuyu fikir eyleriz
Aşkın ateşinde gah pervaneyiz

Kazım ile yedi deryaya girdik
Rıza kapısından behişte yettik
Ummana kavuştuk katarı kattık
Naci deryasında gah dürdaneyiz

Taki ile cümle canı gezeriz
Naki ismin daim okur yazarız
Hakipay -ı Askeri'yiz tozarız
Secde -i Adem'de Sadıkaneyiz

Aşıkız bekleriz bab -ı velayet
Vechinde okuruz hem yedi ayet
İki kaş dört kirpik zülfün tamam et
Kıblegah eyledik aşıkaneyiz

Noksani Mehdi-i Şah'a bendeyiz
Kanda varsak Kırklar ile cemdeyiz
Hakk'ı özümüzde bulduk demdeyiz
Pirin eşiğinde can kurbaneyiz
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Medet mürvet deyüp geldim kapına

Mahrum etme bizi Muhammed Ali

Günü günü yüz süresin tapuna

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Fakir kullarına ihsanın boldur

Sıdku ihlas ile kalbime nur doldur

Mürşid nefesiyle ölmeden öldür

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Fatimetüzzehra hakikat tacı

Haticetülkübra dertler ilacı

Candan muhiblerimiz guruni naci

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Hasan ile Hüseyin dilimde virdim

Zeynelim hakpayına yüzüm sürdüm

İsyanım elinde mürvete geldim

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Muhammed Bakır'a hizmete geldim

Ca'feri Sadık'a secdeyi kıldır

Bir katresiyle ummana daldır

Mahrum etme bizi Muhammed Ali





Musa Kazım'dan umarız himmet

Rıza kapusundan olmayalım yad

Viran gönlümüzü sen eyle abad

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Muhammed Taki'den gözler açmağa

Naki'nin aşkına serden geçmeğe

Asker'in elinden dolu içmeğe

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Ma'sumi Paklerdir yaz ile kışım

Mehdi Muhammed'den hatmoldu işim

Candan muhibler sahip kardeşim

Mahrum etme bizi Muhammed Ali



Noksani'yem şaha niyaz eylerim

Pirin nutku ile bunu söylerim

Oniki imamların şefi bilirim

Mahrum etme bizi Muhammed Ali
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:53 am

Hayalin gönlümde olalı mihman
Gah uslu gezeriz gah divaneyiz
Soyunup aşkından olmuşuz üryan
Gah Mecnun oluruz gah efsaneyiz

Cemalin göreli olduk serseri
Can verip bu yolda bulduk Haydar'ı
Lutf etti nuş ettik ab-ı kevseri
Gah ayık gezeriz gah mestaneyiz

Muhammed Ali'nin aşkına düştük
Kudret kandilinden nura yetiştik
İmam Hasan ile ağuyu içtik
Gah tavaf-ı Kabe gah puthaneyiz

İmam Hüseyin'in kemter kuluyuz
Zeynel bahçesinin can bülbülüyüz
Ma'rifet bağında aşkın gülüyüz
Ayna-i Hüda'yı gah seyraneyiz

Her dem Muhammed Bakırı zikr eyleriz
Ca'feriyiz Hakk'a şükr eyleriz
Gah yedi tamuyu fikir eyleriz
Aşkın ateşinde gah pervaneyiz

Kazım ile yedi deryaya girdik
Rıza kapısından behişte yettik
Ummana kavuştuk katarı kattık
Naci deryasında gah dürdaneyiz

Taki ile cümle canı gezeriz
Naki ismin daim okur yazarız
Hakipay -ı Askeri'yiz tozarız
Secde -i Adem'de Sadıkaneyiz

Aşıkız bekleriz bab -ı velayet
Vechinde okuruz hem yedi ayet
İki kaş dört kirpik zülfün tamam et
Kıblegah eyledik aşıkaneyiz

Noksani Mehdi-i Şah'a bendeyiz
Kanda varsak Kırklar ile cemdeyiz
Hakk'ı özümüzde bulduk demdeyiz
Pirin eşiğinde can kurbaneyiz


NOKSANİ
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hakk'ı görmek diler isen suret-i insana bak
Arayup gezme bu halkı cismin içre cana bak

Aşıkın mir'acı derler dostunun didarıdır
Bu söze ispat dilersen defter-i Rahman'a bak

Yedi iklim çar köşe bir dilberin vechindedir
Gel oku Ümmü'l Kitab'ı mektap irfana bak

Ta'an idüp yetmiş ikiye dime kim beyhudedir
Sen seni fehm eyle küfrdeki imana bak

Herkes bu haliyle buldu Rabb'isin bi-iştikak
Rabbel-alemin buyurdu;ayet-i Kur'an'a bak

Dil-i Ya'kub'un ağladub zar eyleme Yusuf deyü
Mısr-ı tende Şah oluptur Yusuf-ı Ken'an'a bak

Ademe hürmeten yaratıldı zemin ü asuman
Secdegah-ı alem oldu lütf ile ihsana bak

Hakk'ı bul öz kalbin içre gel NOKSANİ iş bu dem
Himmetlidir evliyanın ahd ile peymana bak

NOKSANİ
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
BUGÜN GÖRDÜM YARIMI
TERK EYLEDİM VARIMI
ZARARDAN KORKAR İDİM
ŞÜKÜR DUYDUM KARIMI

KARIMI DUYDUM BU DEM
SECDEGAHIMDIR ADEM
HİMMET EDİN ERENLER
TARİK'İ HAKKA GİDEM

HAK KAPISI AÇILDI
PİRDEN DOLU İÇİLDİ
MÜRVET DEYİP GELENİN
GÜNAHINDAN GEÇİLDİ

GÜNAHTAN GEÇEN HAKTIR
HAKKIN RAHMETİ ÇOKTUR
PİRİNDEN KISMET ALAN
HER KİZ ACIKMAZ TOKTUR

TOK OLANLAR ALİ'DİR
HER NE DUYSA BELİ DER
HAK İLE HAK OLANLAR
DÖRT KAPIDAN GANİDİR

GANİ İSMULLAH İMİŞ
BABI BİSMİLLAH İMİŞ
LEHMEKE LEHM OLANLAR
CİSMİ CİSMULLAH İMİŞ

CİSMİN ASLIDIR GEVHER
NEFESTİR ABI KEVSER
MUHAMMETTİR PİRİMİZ
ALİ VELİDİR REHBER

REHBERDEN BULDUK HAKKI
ZEHRA YILDIZI BAKİ
AŞK DOLUNDAN İÇTİK
KİBRİYE OLDU SAKİ

SAKİ LUTF ETTİ KAHRI
HASAN'LA İÇTİK ZEHRİ
HÜSEYNİ KERBELADAN
GELİR VİLAYET MÖHRÜ

MÖHÜR VURDU CANIMA
GİRDİK HAK İRFANINA
PARELENİP DÜŞMÜŞÜZ
ZEYNEL'İN ZİNDANINA

ZEYNEL ZİHNİMİZ AÇAR
BAKIR GÜNAHTAN GEÇER
CAFER'E BEN'DE OLAN
YEDİ DERYADAN İÇER

YEDİ DERYA SÖKÜLÜR
HEP UMMANA DÖKÜLÜR
KAZIM'I HAK BİLENLER
DÖKÜLÜR HEM SÖKÜLÜR

SÖKENLER YOLDAN AZA
DAİM ÇEKERLER CEZA
MEVALİLER ATASI
ŞAH ALİ MUSİ RİZA

RIZA'DA GEZEN CANDIR
HEP KÜFÜRLER İMANDIR
TAKİ NAKİ ASKERİ
MAHDİ SAHİP ZAMANDIR

MASUMİ PAK ON DÖRTTÜR
YÜREKTEN SÖYLE DERTTİR
GÜNAHIMI BAĞIŞLA
EL AMAN PİR MÜRVETTİR

NOKSANİ ARZ ET HALİN
PİRDEN AYIRMA YOLUN
PİR KOKUSU GÜLDEDİR
BÜLBÜL TEK OLSUN DİLİN.

NOKSANİ
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

EVVEL KALDI HAKİKATI BİLMEYEN
BİLMEYEN DE SÖYLER BİLEN DE SÖYLER
YEDİ DERYA DENİZİNE DALMAYAN
DALMAYAN DA SÖYLER DALAN DA SÖYLER

HAK MUHAMMET ALİ ÜÇÜ BİR İDİ
AKIL ERMEZ EVLİYAYA SIR İDİ
KENDİ MEVTASINI KILAN KİM İDİ
KILMAYANDA SÖYLER KILAN DA SÖYLER

EVVEL ELİF YEKTA OLAN MİM İDİ
EBCED HESABINDA ANLAR CİM İDİ
OLMADAN İÇERU OL DEM VAR İDİ
OLMAYAN DA SÖYLER OLAN DA SÖYLER

OLURA OLMAZA SORMA SUALİ
DÖRT KAPININ KAÇ KAT OLUR DUVARI
TEDİ KERE ANASINDAN DOĞANI
DOĞMAYAN DA SÖYLER DOĞAN DA SÖYLER

NOKSANİ YİM HAKİKATİN YOLUDUR
AKIL ERMEZ EVLİYANIN SIRRIDIR
KENDİ MAVTASINI KILAN ALİ'DİR
KILMAYAN DA SÖYLER KILAN DA SÖYLER

NOKSANİ
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:54 am

İÇİNDE
LAMEKAN İLİNDE Bİ NİŞAN İKEN
ZUHUR ETTİ BENİ BİR KAN İÇİNDE
ÜÇYÜZALTMIŞ ALTI NEHİRDEN GELEN
ÖZÜM KATRE ETTİ UMMAN İÇİNDE

BİR ZAMAN UMMANDA CANSIZ YATIRDI
CAN CESET VERİP EL AYAĞIMI BİTİRDİ
NOKTA OLUP KALBİM İÇRE OTURDU
RIZKIMI BİTİRDİ OL KAN İÇİNDE

TEKMİL VÜCÜT İÇRE SALDI CİHANE
NEFSİ VERDİ İKİ BABDAN AYANE
GÖZÜNDE NUR OLDU BAKTIM CİHANE
BENCİLEYİN YÜZ BİN VER HAN İÇİNDE

BİR ZAMAN MADERDEN ŞİR EMDİM KANDIM
TEZ VAKİT ANDAN DAHİ USANDIM
DİŞ BİTİRİP ABİ NANA DAYANDIM
VÜVUDUM BESLERDİM DEVRAN İÇİNDE

ON BEŞİNE YETİP BULDUM KEMALİM
NEFSE UYUP İSYAN BAHRINA DALDIM
VESVESEYLE BİLE OTUZ'A GELDİM
HEMEN GEZER İDİM GÜMAN İÇİNDE

ÇOK İLİM OKUDUM AKLIM YETMEDİ
CAHD EYLEDİM KİMSE ELİM TUTMADI
ÇOK AMEL KAZANDIM FAYDA ETMEDİ
HOR ZELİL GEZERDİM ZİNDAN İÇİNDE

MANİ İLMİ LEDÜNDEN DERSİMİ ALDIM
OKUYUP FEHM EYLEDİM SIRRINI BİLDİM
HAKİKAT ŞEHRİNİ ARZ EDİP GELDİM
KAMİLE YETİŞTİM İRFAN İÇİNDE

İBTİDA NEFSİMDEN OKUTTU BENİ
NUNKUNDAN DİRİLTTİ BU ÖLMÜŞ TENİ
MERHAMET EYLEDİ OL GÖNLÜ GANİ
KATRE OLUP GEZDİM UMMAN İÇİNDE

RABBİMİ ÖĞRENDİM CÜMLENİN CANI
KÜFÜR DERYASINDA BULDUM İMANI
DERDE DÜŞTÜM ÇOK ARA'DIM DERMANI
TABİBE ERİŞTİM BİR AN İÇİNDE

DERDİMİN DERMANI YİNE DERT OLDU
ŞAHI MERDAN ZÜBANIMDA VİRD OLDU
İKRARIMIZ BİRDİR CESET DÖRT OLDU
MANSUR GİBİ GEZDİM MEYDAN İÇİNDE

ADALET SULTANI YEK NAZAR KILDI
ÜÇ YÜZ ALTMIŞ ALTI BURCUMU ALDI
ADULARI SÜRDÜ KENDİSİ KALDI,
VÜVUDUM TAKT OLDU SULTAN İÇİNDE

GÖNLÜMÜN EVİNDE KALMADI KARA
AŞKI MUHABBETLE GELDİM DİDARA
DİLİMİ EYLEDİM SED HAZER PARE
EVSAFIN OKUNUR KUR'AN İÇİNDE

BÜLBÜL OLDUM GÜLÜ VASF EDER DİLİM
MAHLUK FARK EYLEMEZ HALİM EHVALİN
GÜLŞEN BAHÇESİNDE UĞRADI YOLUN
BAĞI CENNET HURİ GILMAN İÇİNDE

BİR KÖŞEDE HAK KALAMIN SÖYLERLER
BİR KÖŞEDE RAKSI SEMA EDERLER
MUHABBET RAHİNE DOĞRU GİDERLER
LAHMEKE LEHMİ OLMUŞ BİR CAN İÇİNDE

MUHABBET BAĞINDA BİR KUBBE GÖRDÜM
ADEM SIFATINDA ASLINI SORDUM
ASLI KAİNATTIR ZATINI BİLDİM
ALEME CAN OLAN CİHAN İÇİDE

MUHAMMET'TİR TACI ŞEMSİYLE KAMER
ALİ'YUL MURTAZA BELİNDE KEMER
İKİ KULAĞINDA ŞEBBERİ ŞÜBBER
HASANLA HÜSEYİN İZNAN İÇİNDE

BİR GÖZÜNDE ZEYNEL ABA NUR OLMUŞ
BİR GÖZÜNDE İMAM BAKIR SIR OLMUŞ
BİR YÜZÜNDE İMAM CAFER DURR OLMUŞ
BİR GÖZÜNDE KAZIM NURAN İÇİNDE

BURNUNDAN AĞZINDAN RIZA DEM VURDU
BİR ELİNDEN TAKİ CİHANI KURDU
BİR ELİNDE NAKİ DİVANE VARDI
CENNET KAPISINDA RIZVAN İÇİNDE

HASAN ALESKAR'İ KUVVET AYAĞI
MUHAMMET MEHDİDİR KUDRET AYAĞI
KUBBEDEN ZUHURDUR CENNETİN BAĞI
BİR FİDAN BİTİP TİR CİNAN İÇİNDE

FİDAN KEMALİNİ BULDU CENNETTE
SİVİ AHMER OLDU SIRRI VAHDETTE
ARZ EYLİYEN OKUR İLMİ HİKMETTE
ARZ ETMİYEN KALDI GÜMAN İÇİNDE

ON İKİ İMAMDAN ZUHURA GELEN
ÇARDE'Yİ MASUMU PAKİ HAK BİLEN
YOLUNDA SER VERİP BENDESİ OLAN
SULTAN OLUR İKİ CİHAN İÇİNDE

GÜŞEN BAHÇESİNDE GEZDİM BİR ZAMAN
GÖRDÜM Kİ KURULMUŞ BİR ULU DİVAN
MUHAMMET MUTAFA OL ŞİRİ YEZDAN
MÜRŞİDİ KAMİL VAR MEYDAN İÇİNDE

HAKİKAT BABINDA DANIŞIK OLUP
MUHAMMET'LE ALİ LİSANA GELİP
BAHANEDEN BİR NOKTA DA YANILIP
MÜRŞİD DARE DİKTİ MEYDAN İÇİNDE

OL ZAMAN HAVADAN BİR TOP NUR İDİ
MÜRŞİDİ KAMİLİN DİZİNE KONDU
MİNNETÇİ OLUP BİLE DARE DURDU
NUR NURA KARIŞTI NURAN İÇİDE

MİNNET KABUL OLUP DARDAN İNDİLER
AĞIZLARIN TEMENNAYA SUNDULAR
YERLİ YERİNE GEDİĞİNE KONDULAR
TERCÜMAN DİLERLER ERKAN İÇİNDE

CEBRAİL EMROLDU GÜLŞEN BAĞINA
TERCÜMAN GETİR Kİ NİYAZ DAĞILA
HİMMETLEŞİP GİRDİ YOLUN SAĞINA
KENDİ ÖZÜN BULDU CİNAN İÇİNDE

GÜLŞEN BAHÇESİNDE BİR FİDAN GÖRDÜ
ARASINDA SİVİ AHMERİ BULDU
DESTURU ŞAH DEYİP ELİNE ALDI
SAĞ ELİNDE GELDİ BİR AN İÇİNDE

CABRAİL ÖZ HİZMETİNE YER ALDI
SİVİ AHMERİ OL RESULE SUNDU
HİMMETİ DİLEYİP ÇAR PARE KILDI
DÖRT ZAT OLUP GELDİ ZAMAN İÇİNDE

FATİMETÜZZAHRA'DIR ALİ'NİN YARİ
BELİNE KUŞANDI HEM ZÜLFİKARI
DÜLDÜL ATA BİNİP KIRDI KÜFFARI
KAMBER ÖNÜ SIRA MEYDAN İÇİNDE

HER PARE İÇİNDE ÜÇER NOKTA VAR
ON İKİ NOKTADIR BİRBİRİNE YAR
YÜZÜNE MUŞTAKTIR ŞEMSİYLE KAMER
DAİM GELİR GİDER CİHAN İÇİNDE

BUNLARDIR ALEMİN NİZAMIN VEREN
KANDİLİ KUDRETE ASILIP DURAN
EZEL YERİN GÖĞÜN BİNASIN KURAN
ADEMİ VAR EDEN İSYAN İÇİNDE

ADAMİN TEVBESİNİ KABUL EYLEYEN
ADEMDE MEVCUT BİLMEYİP SÖYLİYEN
HALKI YETMİŞ İKİ MİLLET EYLEYEN
CÜMLESİ VİRD EDER ZÜBAN İÇİNDE

YÜZYİRMİDÖRT BİN NEBİLER NURU
EVLİYANIN KAVLİ SIRRI İKRARI
HER TARAFTAN GÖSTEREN NURU ENVARİ
SIFATI ADEMDE HER CAN İÇİNDE

MAHLUK İLE HER BİR DİLDEN SÖYLEYEN
GÜRUHU NACİDEN KARAR EYLİYEN
HAKİKAT BAHRINA DALIP BOYLAYAN
MUHABBET BAĞINDA GÜLŞAN İÇİNDE

NOKSANİ'NİN CESEDİNDE CAN OLAN
GÖNÜLLER TAHTINDA HEM SULTAN OLAN
EŞİDİP GÖSTEREN HEM DİLDE GELEN
EVSAFIN OKURUM FUR'KAN İÇİNDE..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
OZAN NOKSANİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: ALEVİLİK :: ALEVİLİĞİN TEMELİ :: OZANLARIMIZ-
Buraya geçin: