Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KUL HİMMET

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: KUL HİMMET   Salı Mart 24, 2009 3:13 am

Alevi İnancında 7 Ulu Ozandan biri olan Kul Himmet, Tokat / Almus İlçesi / Varsıl köyündendir.. 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Bütün Nefeslerinde Hz.ALi, 12 İmamlar, ve Hacı Bektaş veli'yi büyük bir içtenlikle anlatır..

Ölüm ve doğum Kul Himmet'in nefesleri Alevi Cemlerinin vazgeçilmez nefesleri arasındadır.. İyi bir tekke eğitimi gören Kul Himmet'in Pir Sultan Abdal'a bağlı olduğu, onun çevresinde yetiştiği, onun müridi olup onu izlediği şiirlerinden açıkça anlaşılmaktadır..
KUL HİMMET'im mürit idim Dehme
Özüm ulaştırdım sahip-zamana
İradet getirdim Şah Tahmasb Han'a
Hüseynîyiz, mevâliyiz ne dersin.

Safevi Hükümdarı Şah Tahmasb Han, Şah İsmail Hatayî'nin oğludur ve (M.1517-1567) yılları arasında yaşamıştır. Yukarıdaki dörtlükten ve benzeri dörtlüklerden, Kul Himmet'in XVI. Yüzyıllarda yaşadığı, "KUL HİMMET" kitabının yazarı İbrahim Aslanoğlu ve Kul Himmet'ten bahseden diğer yazarlara kanaat getirmektedir.Kul Himmet'in yaşamı da diğer ozan ve seçkin ulularımız gibi (zamanında) kaleme alınıp tespit edilmediği böylece anlaşılmış oluyor. Bu bilinmezlikler, basit bir ihmallik falan değildir. Önemli nedenleri vardır!

Bu hakk dostlarının unutulmasını isteyen zihniyetin adı "Ehlibeyt düşmanlığı" dır. Bu baskıcı ve zulümkâr zihniyetin tüm engellerini aşan Hakk dostları,

Gelecek kuşaklara aktarmak istedikleri örf, âdet ve inançlarının bilgilerini "sözlü gelenek" halin-de aktarmışlardır. Karayobaz zulümkârı, bu güçlü "aktarma" usûlüne ise engel olamamışlardır.

Arap yarımadasından Horasan'a, Horasan'dan Anadolu'ya (sözlü gelenek halinde) intikal ettirilen, Muhammed Ali'nin Tarik-i nazenin aşkı ve ahlaksal yaşamı, ağır bedeller ödenerek, yaşatılmıştır.

Hiç kesmezem eteğinden elimi
Hak katında kabul ettim ölümü
Doğru sürün evliyanın yolun
Ol mümin kulların görsem Ya Ali.

Diyerek, canını Hak yoluna feda edecek duruma gelmiş bilinçli ve imanlı bir Alevî ozanı olan Kul Himmet, geriden gelen kuşaklara "Hakk-Muhammed-Ali" aşkını aktardığı gibi; öğüt, nasihat ve uyarı içerikli deyişler de miras bırakılmıştır.



Her gördüğün şeyhi mürşit edinme

Zâhiri-bâtını bir olmayınca

Teslim olup sakın rehber edinme

Bir kâmil kemalli er olmayınca



Dermend olmayınca, gönül Hak olmaz

Aşık olmayınca sine çâk olmaz

KUL HİMMET'im eydür vücut pâk olmaz

Mürşid-i kâmilden el olmayınca
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

-1-

Şu benim sevdiğim Muhammed Ali

Kumru dost dost deyü öten Ali’dir

Sakınan çağıran mahrum mu kalır

Şu sefiller carına yeten Ali’dir

Ali’m tutdu Zülfikâr’ın sapını

Döndürdi kâfirin dine hepini

Mağribde attı kudret topunu

Maşrıkta uzatıp tutan Ali’dir

Muhammed mi’raca gidecek oldu

Ali Muhammed’i gönderi geldi

Doksan bin kelâmı o demde sordu

Soran Muhammed dinleyen Ali’dir

Âşıka dilden halife kılandan

Bülbül ayrılır mı gonca gülünden

Dad be dad çağırdı devin elinden

Kesikbaş carına yeten Ali’dir

Ecel kayıp nasib kayıp er kayıp

Ya Ali sırrına ermedim deyip

Kul Himmet ortaya bir nişan koyup

Bir olup birliğe yeten Ali’dir.


-2-

Ey âşıki saramadın yâremi

Yâreme em olup merhem çalasın

Yarem deşilmiştir sarılmaz madem

Arayıp da hekimini bulasın

Dört kapı açıldı hangisi vardır

Bu manaya ermek hayli hünerdir

Deryanın dibinde kaç şehir vardır

Çarşısını pazarını bilesin

Mehdi çıkmış diye tellâl bağırdı

Bir teknesi vardır kırklar yoğurdı

On iki kız sekiz oğlan doğurdu

Onların ne olduğunu bilesin

Âşıkların sözlerine has derim

Muhammed'i gördüm Ali dost derim

Yedi bin yedi yüz âyet isterim

Yüz on daha vardır onu bilesin

Benim sevdiceğim Taki Naki'dir

Dost bağında bülbüller şakıtır

Yüz kardaşın hocası var okutur

Onlarıñ da ne olduğun bilesin

Düzüm düzüm olmuş yüzünün beni

Açılmıştır gül benzinde yanağı

Sar’öküzün alnındaki beneği

Kanadında ne yazılı bilesin

Var bul bir delilin yaka fenerin

Kaç hamail vardır şems ü kamerin

Sar’öküzün bastıcağı mermerin

Direğinde ne olduğun bilesin

Âriflerin sözü hilaf yazılmaz

Güher olmayınca hatem düzülmez

Bir kız vardır hergiz kuşağı çözülmez

Anasının kande olduğun bilesin

Dinleyeyim Kul Himmet'in sözlerin

Onda gördüm yedilerin izlerin

Muhammed'in koynundaki kızların

Huri midir peri midir bilesin

(Cönk no: 6, sayfa: 10-11)

--------------------------------------------------------------------------------

fataLibra09-03-2007, 01:40 PM
-3-

Hey gaziler şunda günâhkâr oldum

Medet pirim imdat eyle talibe

Aradım günâhım özümde buldum

Medet pirim imdat eyle talibe

Varıp kırklar kapısından çağıram

Hem çağırıp hemi lebbeyk diyen

Posttan kalkıp mührü önüne koyan

Medet pirim imdat eyle talibe

Arza yetip enbiyaya erenler

Yemen'de taç vurup hırka giyenler

Zulmette kalmaz sizi sevenler

Medet pirim imdat eyle talibe

Çağırak doksan bin ere şehide

Mağripten maşrıka cümle işite

Hacı Bektâş Veli'den imdat yetişe

Medet pirim imdat eyle talibe

Sen Ali sırrısın himmetin yete

Fatıma kızındır Muhammed atan

Onları ayırmak yine bir hata

Medet pirim imdat eyle talibe

Eyyüb'ün kurdunu döküp sağ eden

İbrahim'in yerin çayır su eden

Kara don giyip de ağ deveyi yeden

Medet pirim imdat eyle talibe

Hasan Hüseyn şebber-şubber kulaktır

İmam Zeynel İmam Bakır yanaktır

İmam Cafer hüsn hecesinde ayandır

Medet pirim imdat eyle talibe

Musa Kâzım Rıza kalemdir kaştır

Taki Naki çeşmi onlara eştir

Hasanü'l-Askeri dehanda diştir

Medet pirim imdat eyle talibe

Mehdi dedim masum pake yetirdim

Mürvet dedim el pençeye oturdum

On ik’İmamlar'a iman getirdim

Medet pirim imdat eyle talibe

Kul Himmet’im eydür var özün öldür

Cümle eksikliğin mürşide bildir

Engür şerbetini tuttuğum eldir

Medet pirim imdat eyle talibe
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:15 am

-4-

Kalk karındaş yola gidek

Hak yoldan öte mi dersin

Murad u maksuda erincek

Bu söze hata mı dersin

Ârif olan kalleş olan

Bellidir meyli boş olan

Vefâsız yoldaş olan

Menzile yeter mi dersin

Sırrını verme kalleşe

Kalbi çürük meyli boşa

kapabilmem düşse taşa

Yetmeden tutar mı dersin

Sırrını verme hayrata

Senden alır gider yada

Damızlık koysan çiğ süde

Pişmeden tutar mı dersin

Kul Ümmet der çoşmayan

Aşk kazanında pişmeyen

Burada Hakk’a ulaşmayan

Orada yanar mı dersin

-5-

Sebü’l-mesani” kitabın okusan

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur

Bülbül olsam dört kapıda şakısam

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur

Türab ol ki, çiğnesinler üstünü

Anda fark et düşmanını, dostunu

Nesimi gibi yüzdüregör postunu

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur

Türab ide özün türab ol türab

Kalbindeki kini kibrini bırak

Muhammed Ali’nin cemâlin görek

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur

Şükr olsun türablıktan doğrudur yolum

Ali’ye de malûm, ahvâlim, hâlim

Balım Sultan Haydar kend’aslan Ali’m

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur

Balı’yı türab eden aşkın meyidir

Ali Seydi Şâh İbrahim soyudur

Türablıktan Şâh-ı Merdan huyudur

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur

Kul Himmet’im “Kulhüvallahü ahad”

Cesetimden can kalmadı bu saat

Dün ü günü bildim idim Muhammed

Türablıktan a’lâ yol mu bulunur


-6-

Eğer din bâbından haber sorarsan

Söyle kelâmını bildir efendim

Sual eyle ihsân olsun kelâmlar

Bilemezsem hâlim nedir efendim

Bir günün farzını on yedi bildim

Yiğirmi sünneti üç vitir kıldım

Sualine cevap vermeye geldim

Veremezsem döv de öldür efendim

Sabah dört öğlen on belli beyândır

İkindi sekizdir deme ziyândır

Akşam beş yats’on üç vitir tamamdır

Bunu da böylece kıldım efendim

Altmış altı er kaleyi boyladım

Altı yüz teravihi hesap eyledim

Ben bir divaneyim böyle söyledim

Buncağız kusura kalma efendim

Kıyas et meydandan geri kalırım

Aç gözünü sana hoca olurum

Bir yıllık namazı ezber bilirim

Var senden kaçan kördür efendim

Beş bin yüz yirmi farzıdır heman

Yedi bin iki yüz sünnettir tamam

İncil’le Zebur Hak delili Kur’an

O da bir sırdır ermen efendim

Seyyid gibi sen secdeye oturmuş

Köylü sana yağlı pilav getirmiş

Bana sen de neden sual sorarsın

Balı kıymağı da yersin efendim

Sözü m’olur sencileyin özü çürüğün

Yüzün görme yüzü gözü buruğun

La bak aşağı indirmişsin sarığın

Korkarım başında güldür efendim

Herhalde ilerü gelemez deyü

Sualime cevap veremez deyü

Kul Himmet ile baş edemez deyü

Korkarım el sana güler efendim


-7-

Bugün yâr bize geldi

Gülleri taze geldi

Önünde Kanber ile

Ali Murtaza geldi

Ali benim mâhımdır

Kâbe kıblegâhımdır

Mir’aç’taki Muhammed

O benim padişâhımdır

Padişâhım Yaradan

Okurum ağ-karadan

Ben yardan ayrılalı

Yüzyıl geçti aradan

Arayı uzattılar

Yaraya tuz ektiler

Avluya bir kul geldi

Bedestende sattılar

Sattılar bedestende

Gül biter gülistanda

Muhammed’le hatemi

Bergüzardır aslanda

Aslanda bergüzarım

Ben sevdanla gezerim

El yarine kavuşmuş

Daha ben intizârım

İntizarlık çekerim

Gözyaşını dökerim

Dökerim göz yaşını

Bak Mevlâ’nın işine[5]

Dört eyledi kapısın

Lâl ü gevher yapısın

Kâfirler şehit etti

İmamların hepisin

İmam Hüseyn’e kıydılar

Hasan’a ağı verdiler

Zeynel ile Bakır’ı

Bir zindana koydular

Zindan bize mezardır

Hak yolları gözetir

Câfer’in bin yarası

Mehdi Kâzım Rıza’dır

(I)rıza’ya ağladım

Çeşmim yaşı çağladım

Ol Hasan Askeri’yle

On ikiye bağladım

On ikidir katarım

Türlü mercan satarım

Yüküm lâl ü gevherdir

Müşteriye satarım

Satarım müşteriye

Kalka gören yürüye

Melekler el kaldırdı

Cenneteki huriye

El kaldıra Süphan’a

İsm-i Âzam okuna

İmamların duâsı

Kaldı ulu divana

Ulu divan kuruldu

Cümle mahluk dirildi

..................... oldu

Muhtar önde vuruldu

Muhtar’a hû dediler

Ehline nur dediler

Muhammed rehber oldu

Ali’ye pir dediler

Pir dediler Ali’ye

Hacı Bektaş Veli’ye

Hacı Bektaş nâmını

Verdi Kızıl Deli’ye

Kızıl Deli tâcımız

Muhammed Mir’ac’ımız

Gürledik mi Karaca Ahmet

Yalıncık duâcımız

Kul Himmet’tir adımız

Burda yoktur yadımız

Şâh-ı Merdan aşkına

Hak versin muradımız

-8-

Sana derim be hey sofi

Evvel imamınız kimdir

Selâvat indi şanına

Hak Muhammed Ali diyendir

Evvelkisi İmam Hasan

İkincisi İmam Hüseyn

Üçüncüsü İmam Zeynel

Dördüncüsü İmam Abidin’dir

Beşincisi İmam Bakır

Altıncısı İmam Cafer

Yedincisi Musa Kâzım

Sekizincisi Rıza’dır

Dokuzuncu İmam Taki

Onuncusu Ali Naki

On birinci Hasanü’l-Askeri

On ikinci Mehdi sahib-zamandır

Kul Himmet’im bakışına

Böyle mi girdi düşüne

İki cihân güneşine

Pâk eyleyen Kur’an’dır


-9-

Bize imdat ol Hak’tan

Sabreyle gönül, sabreyle

Âlemi yarattı yoktan

Sabreyle gönül sabreyle

Âşıkların işi zârdır

Yüreğinde yanar nârdır

Bir eşref saat vardır

Sabreyle gönül sabreyle

Âşığın eyyâmı gamda

Böyle çalınmış kalemde

Bitmez iş olmaz âlemde

Sabreyle gönül sabreyle

Acele âhır melâmet

Sabrın sonudur selâmet

Az sabırda çok kerâmet

Sabreyle gönül sabreyle

Kul Himmet’im çekem minnet

Ölüm farz mı yoksa sünnet

Murada ereriz elbet

Sabreyle gönül sabreyle
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 400
Kayıt tarihi : 12/10/08

MesajKonu: DEVAMI   Salı Mart 24, 2009 3:17 am

-10-

Pare pare yalan dünya

Yalan dünya değil misin

Hasan ile Hüseyin’i

Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata

Âşık dayanır firkate

Boz kurt ile kıyamete

Kalan dünya değil misin

Ali’nin Düldül’ünü alıp

Arslanını dağa salıp

Yedi kere üste kalan

Dolan dünya değil misin

Ah şu kaşa ah şu göze

Ciğer kebap oldu köze

Muhammed’i bir ham beze

Saran dünya değil misin

Yetik Kul Himmet’im yetik


Gerçeğin eteğin tutup
İnsan gül ot gibi bitip

Dolan dünya değil misin


-11-

Dünya ile bir pazarlık eyledim

Ne virane ne harabe ne şendir

Seyrettim de bir dükkâna uğradım

Ne çarşıdır ne bedesten ne hardır

Sırr-ı surullahtır âleme inen

Dedim harfim manasını duyana

Çiçeğe uğradım kokusu bana

Ne bağdadır ne bağbandır ne güldür

Bir makam seyrettim ya kim gelecek

İkrarsızlar kıyamete kalacak

Bir gerçek harfim var mana alacak

Ne mezheptir ne imandır ne dindir

Yed’iklim çar köşe kilidi birdir

Ana akıl ermez bir gizli sırdır

Sorarsan dünya ana misaldir

Ne ağızdır ne burundur ne dildir

Kitabın kalbinde olur mu ilan

Ümmet-i billah da Ali’ye ayan

Doluyu bu demde elime sunan

Ne âdemdir ne insandır ne kuldur

Kul Himmet’im bu manadan al imdi

Alamazsın bir gerçeğe sor imdi

Senede bir kere doğdu dolandı

Ne ülkerdir ne yıldızdır ne gündür


-12-

Gel gönül kimsenin aybına bakma

Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

Arif ol cihanda bir gönül yıkma

Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

Daim aşk atına bin de atlı gez

Edep öğren erkan öğren otlu gez

Gönül yıkma halk içinde tatlı gez

Sakın ey sevdiğim değme gönüle

Yoldaş eyle iman gibi dostunu

Amel kazan aramazlar aslını

Turap ol ki çiğnesinler üstünü

Hâk ol ey sevdiğim değme gönüle

Cihad eyle ki günahların tartasın

Bir amel kazan ki Hakk’a yetesin

Şar gibi her gördüğün örtesin

Pir ol ey sevdiğim değme gönüle


Kul Himmet dilimde zikrim Muhammed
Aşk dolusun içtim Hüda’ya minnet

Dinar ile satın alınmaz cennet

Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

-13-

Bektaş-ı Veli’nin yolun bilmeyen

Gündüzü karanlık gece sayılır

Evlad-ı Âli’ye biat etmeyen

Zümresi münafık pice sayılır

Evlad-ı Mürsel’dir tutmazsa damen

Anlardan ıraktır din ile iman

Her kim Ali evlada ederse güman

Yüz bin emek çekse hiçe sayılır

Arşın yücesidir başının tacı

Ka’be’ye ulaşır zülfürün ucu

Ehl-i beyt katarı güruh-ı naci

Cümle güruhlardan yüce sayılır

Kul Himmet’im bu manaya erenler

Zamanında imanını bulanlar

Hazret-i Hünkâr’ı mürşit bilenler

Bir niyazı yüz bin hoca sayılır


Başına gelmişe bir yol danışam
Böyle ayrılığı gören var m'ola
Bir dertli bulam da derdim bölüşem
Böyle ayrılığı gören var m'ola

Aşıklar kalemi böyle yazıldı
Ciğerciğim bölük bölük ezildi
Sinem şerha şerha oldu üzüldü
Böyle ayrılığı gören var m'ola

Aşıklar bağrımı yaralı kodu
İrakipler her yerde hasmınım dedi
Ferhat'ı Şirin'den ayıran cadı
Böyle ayrılığı gören var m'ola

Hak Muhammet Ali bilir halimden
Bülbül vaz gelir mi gonca gülünden
Ayrılığı zor demişler ölümden
Böyle ayrılığı gören var m'ola

Kul Himmet Üstadım haller nic'oldu
Ah ettim irakip belasın buldu
Sevdiğim dağların ardında kaldı
Böyle ayrılığı gören var m'ola


Kul Himmet


Dün gece seyrim içinde
Ben dedem Ali'yi gördüm
Eğildim niyaz eyledim
Düldül'ün nalını gördüm

Kanber'i durur sağında
Salınır cennet bağında
Ali, Musa Turdağı'nda
Ben dedem Ali'yi gördüm

Üç çerağ yanar şişede
Arslanlar gizli meşede
Yedi iklim dört köşede
Ben dedem Ali'yi gördüm

Yüce dağlar boran coşkun
Kul Himmet aşkına düşkün
Cümle meleklerden üstün
Ben dedem Ali'yi gördüm


Kul Himmet

Uyan be hey gaafil hab-ı gafletten
Ömrün geldi geçti haberin var mı
Bir haber aldın mı sırr-ı vahdetten
Murg-ı canın uçtu haberin var mı

Bu dar-ı rıhlettir bunda kalınmaz
Hem sonu fenadır murad alınmaz
Kafile kalkıcak geri dönülmez
Kervanbaşı göçtü haberin var mı

Azığın var mıdır yola gitmeğe
Döşeğin hazır mı varıp yatmağa
Ejderler gibi dem çekip yutmağa
Yerler ağzın açtı haberin var mı

Ma'sıyet yükünü aldın boynuna
Hiç ölüm korkusu gelmez aynına
Felek birkaç arşın bezi eğnine
Yakasız don biçti haberin var mı

Derviş Himmet senden evvel gelenler
Kimisi kul kimi sultan olanlar
Dünya benim mülküm deyip yelenler
Ecel canım içti haberin var mı


Kul Himmet
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 
KUL HİMMET
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: ALEVİLİK :: ALEVİLİĞİN TEMELİ :: OZANLARIMIZ-
Buraya geçin: