Alevileriz Biz

Alevi Yaşantısı
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KAZALAR VE İLK YARDIM BÖLÜMÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 400
Kayıt tarihi: 11/10/08

MesajKonu: Zorlanma ve Burkulmalarda İlk yardım   C.tesi Ocak 17, 2009 2:01 am

Kasların normal olarak belli bir esneme sınırı vardır. Kaslar, bu esneme sınırlarından daha fazla gerilirse kası oluşturan liflerde yırtılmalar meydana gelir. Kas liflerindeki bu yırtılmaya zorlanma denir. Kasların zorlanmaları ileri derecede olursa, kasların kemiklere bağlanmasını sağlayan bağlar kemiklerden ayrılabilir. Zorlanmalar, kasların kaldırma gücünün daha üzerindeki ağır yüklerin kaldırılması sırasında meydana gelebilir. Ayrıca yorgun ve sertleşmiş olan kasları çalıştırılması durumunda da zorlanmalar oluşabilir. Zorlanmaların en fazla görüldüğü yerler bel ve bacak kaslarıdır. Zorlanan bölgelerde ağrı ve yanma hissedilmesi, zorlanmanın belirtileri arasındadır. Zorlanmanın başlangıcında hissedilen ağrı ve yanmadan sonra kaslarda ilerleyen evrede soğumayla birlikte sertleşme başlar. Dolayısıyla da kasların hareketi ağrılı ve güçtür. Bacak kaslarındaki zorlanmalardan dolayı kişinin oturup kalkması güçleşir.




Eklem kapsülü ve eklem bağlarının hareket eksenine uygun olmayan ani veya sert hareketler sırasında kısmen yırtılması durumuna burkulma denir. Burkulma, tanımda da belirtildiği gibi genellikle ani dönme sonrasında meydana gelir. Burkulmanın en sık görüldüğü yer ayak eklemleridir. Burkulmanın başlıca nedenleri arasında, yüksekten atlanması, eğik zemine kontrolsüz basılması, sırasında ayağın içe veya dışa dönmesi vb. durumlar sayılabilir. Küçük çocuklara bol ve büyük ayakkabı giydirilmesi, yetişkinlerin ise yüksek topuklu ayakkabılar giymeleri de burkulma nedenleri arasındadır. Burkulmanın belirtileri arasında öncelikle eklemlerde şişme ve buna bağlı olarak meydana gelen ağrı sayılabilir. Burkulma sırasında oluşan şişliğe yırtılan eklemden sızan eklem sıvısı ve kan neden olur.




Eklemlerdeki şişlik, eklemin hareketini ağrılı duruma getirir. Aynı zamanda eklemin hareketi de zorlaşır. Şişmenin daha da artması sinirlere baskı yapılmasına neden olacağından ağrı daha da artar. Eklemde bazen morarma ve kızarma da meydana gelir. Zorlan ve burkulma durumlarında uygulanacak ilk yardım şöyle olmalıdır.

Burkulan kısımdaki eklem öncelikle rahat duruma getirilir. Bu amaçla eklemin altına destek amacıyla bir yastık konulması yararlıdır. Burkulma olduğu ilk saatlerde şişmeyi önlemek için burkulan yere soğuk su yada buz uygulanır. Burkulan eklem 24 saatlik süre içinde geçmiyorsa sıcak pansuman yapılır. Eklemin yakınındaki kaslara masaj yapılması hareketi kolaylaştırabilir. Eklemde kanama ve şişme önlendikten sonra gevşek şekilde elastik bir sargı ile tespit edilir. Burkulan kısımdaki şikayetlerin sürmesi halinde hasta sağlık kuruluşuna götürülerek gerekli tedavilerini yaptırmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 400
Kayıt tarihi: 11/10/08

MesajKonu: Kırık ve Çıkıklarda İlk yardım   C.tesi Ocak 17, 2009 2:01 am

Kırıklar: Kemik bütünlüğünün çarpma, vurma b. nedenlerden dolayı bozulmasına kırık denir. Kırıklar, trafik kazalarında, merdivenden düşmelerde, buzda kaymalarda vb. durumlarda meydana gelir. Sayılan nedenlerden dolayı en sık görülen kemikler kol, bacak, parmak vb. dir. Kemiklerin kırıldığının ilk belirtisi kırılan yerde ağrının meydana gelmesidir. Kırık bölgeye el dokunulduğunda ağrının şiddeti artar. Ayrıca kırık bölgede şişlik ve kırığın olduğu organda hareket edememe gibi durumlar oluşur. Kırılan kemik ucunun birbirine sürtmesi sırasında oluşan ses de duyulabilir. Kemiğin kırılması sırasında oluşan yaradan kemik ucu dışarı çıkabilir. Açık kırık denilen bu kırıklarda kemiğin ucu görülür. Kırıklarda uygulanacak ilk yardımın ilkeleri iki ana başlık altında toplanabilir. Bunlar ilk yardımın genel ilkeleri ve temel ilkeleridir. Vücutta meydana gelen her türlü kırıkta uygulanacak genel ilke hastanın yavaş ve dikkatli hareket ettirilmesidir. Hareket sırasında kırılan kemik uçlarının çevre dokulara zarar vereceği dikkate alınmalıdır. Kemik uçlarının çevre dokulara zarar vermesi sırasında aşırı derecede ağrı duyulacağı hesaba katılarak hareketler özenli yapılmalıdır.

Kırıklarda uygulanan temel yardım ilkelerini inceleyecek olursak; kırık bölgenin tespit edilmesi (atele alınması), Kanama ve şokun önlenmesi, kazazedenin uygun pozisyonda sağlık kuruluşuna sevk edilmesidir. Açık kırıklarda, kırığın açtığı yara mikrop kopması için steril bezle kapatılır. Kanamanın olması durumunda da tek kemik kırıklarında boğucu sargı uygulanır. Daha öncede belirtildiği gibi boğucu sargıda kan dolaşımı mutlaka kontrol edilmelidir. İlk yardımın temel ve genel ilkelerini açıkladıktan sonra kırılan kemiğin yerine göre ilk yardım uygulaması yapılır. Köprücük kemiği kırıklarında yapılacak ilk yardım kuralları aşağıdaki gibi olmalıdır.
Kırılan köprücük kemiği tarafındaki koltuk altına pamuk yumağı veya bez konularak tülbent ya da eşarp kullanılarak boyuna asılır. Diğer bir ifadeyle üçgen sargı yapılır. Daha sonra askıya alınan kol geniş bir kuşakla göğüs'e bağlanır. Kırığın olduğu bölgede şişmenin önlenmesi için buz uygulaması yapılır. Köprücük kemiği kırıklarında hastanın sağlık kuruluşuna taşınması oturur durumda yapılır. Üçgen sargının yapılamaması durumunda kırık kol ceket veya göleğin iki düğmesi arsından sokularak da tespit edilebilir.





Kol kemiği kırıklarında ilk yardım uygulaması kırılan kol kemiğine göre değişir. Üst kol kemiği kırıkları arasında en fazla görüleni dirsekte meydana gelen kırıklardır. Dirsek kırıklarında uygun ilk yardım yapılmalıdır. Aksi taktirde sakatlıklara neden olur. Bu amaçla dirsek kemiği kırıklarında kol hiç hareket ettirilmeden tespit ettirilir. Üst kol kemiği kırıklarında yara açıksa azlı bezle üzeri kapatılmalıdır. Yarada kanama durumu varsa boğucu sargı da uygulanabilir. Gerekli ilk yardımın yapılmasından sonra hasta en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir. Ön kol kemiği kırıklarında kolun iki yanına tahta parçaları elleri de kapsayacak şekilde konularak tespit edilir. Daha sonra üçgen sargı ile boyuna asılarak zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna götürülür.

Bacak kemiği kırıklarında uygulanacak ilk yardım kırılan kemiğe göre değişir. Üst bacak kemiği olarak da bilinen uyluk kemiği kırıklarında tespit yapılabilmesi için önce dizler ve topuklar arasına yastıkçıklar konulur. Daha sonra ayaklar ve dizler ve topuklar arasına yastıkçıklar konulur. Daha sonra ayaklar ve dizler birbirine bağlanır. Bu sırada hastanın ağrısı artıyorsa ayak ve dizlerin bir birine bağlanmasında ısrarcı olunmamalıdır. Bacak en rahat biçimde tutulmalıdır. Hareket etmesi önlenmelidir. Alt bacak kemiği olan bilinen kaval ve baldır kemiklerinin biri ya da ikisi kırılabilir. Bu kemiklerin kırılması durumunda ayak dışa dönük hale gelir. Kaval ve baldır kemiği kırıklarında tespitin yapılması sırasında ayak bileği ve diz eklemlerini de kapsayacak şekilde yapılır. Bacak kemiği kırıklarının tespiti yapıldıktan sonra hasta sağlık kuruluşlarına götürülerek gerekli tedavileri yaptırılmalıdır.

Kol ve bacak kemiği kırıklarında diğer kırıklarda da olduğu gibi öncelikle yapılması gereken tekniğine uygun bir şekilde tespit yapılmasıdır. Bu amaçla kırık kemiğin tespit edilmesi için ateller ve sargılar kullanır. Ancak her zaman atel bulunması mümkün olmayabilir. O zaman tespit için atel yerine tahta parçaları, cetvel, sandalye bacağı, dal parçası vb. araçlar kullanılabilir. Tespit sırasında dikkat edilecek bir diğer kural da tespit için kullanılan tahta, dal parçası, cetvel vb. araçların doğrudan kırılan organa değmemesini sağlamaktır. Bu amaçla organın çevresi pamuk, bez vb, şeylerle desteklenmeli daha sonra tespit işlemine geçilmelidir. Ayrıca tespit işlemi sırasında kan dolaşımı önlenmemelidir. Çeşitli bölgelerdeki kırıklarda uygulanacak tespit işlemini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

Üst kol kırıklarında tespit yapılırken atellerden birisi kolun dış kısmına diğeri de göğüs ile kol arasına yerleştirilmelidir. Kolun dışına konulan atel dirseğe kadar uzun olmalıdır. Ön kol kırıklarında tespit yapılırken ateller kolun üstüne ve altına olacak şekilde yerleştirilir. Atelin uzunluğu dirsekten parmak uçlarına kadar olmalıdır. Tespit yapıldıktan sonra kol 90 derecelik açı yapacak şekilde sargı bezi, eşarp vb. şeylerle boyuna asılmalıdır. Bacak kemiği kırıklarında kullanılan atelleden birisi koltuk altlarından ayaklara kadar uzanacak şekilde vücudun yan tarafına yerleştirilir. Diğer atel ise bacağın iç kısmına konularak tespit yapılır. Tespit yapılması sırasında, açık yaralar yoksa ceket, pantolon gibi giysiler çıkarılmaz, açık yaraların olması durumunda ise yaranın bakımı için giysiler kesilerek çıkarılmalıdır. Kol ve bacak kırıklarında tespit e diğer ilk yardım kuralları uygulandıktan sonra hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

Kaburga kırıklarında kırığın tespiti için iki üçgen sargı kullanılır. Üçgen sargılardan birincisi, hastaya derin bir nefes vermesi söylendikten sonra uygulanır. Hasta derin bir nefes verdikten sonra sargı koltuk altından geçirilerek kırık olmayan taratan düğümlenir. İkinci sargı ise hasta nefes verdikten sonra uygulanır. Birinci sargıyı 3/4 oranında kapatacak şekilde olmalıdır. Sargıların sıkı bir şekilde uygulaması yapıldıktan sonra kırık taraftaki kol üçgen sargı ile boyuna asılır. Daha sonra hasta oturur durumda sağlık kuruluşuna götürülür.





Omurga kırıkları oldukça tehlikeli kırıklardandır. Genellikle trafik kazaları ve yüksekten düşülmesi sırasında meydana gelir Omurga kırıkları tehlikesi olduğundan omurga kırığı şüphesi olan durumlarda hasta kesinlikle hareket ettirilmeden sağlık grevlilerinin gelmesi beklenmelidir. Omurga kırıklarındaki ilk yardım uygulamaları aşağıdaki gibidir.

Omurga kırıklarında yukarıda da belirttiğimiz gibi zorunlu olmadıkça hasta yerinden oynatılmaz. Hastayı oturtmak veya ayağa kaldırmak oldukça tehlikelidir. Omurga kırığında şüphe edildiğinde hasta kaldırılmadan altına sedye konulur Sedye olmaması durumunda kapı yada geniş tahta da aynı amaç için kullanılabilir. Sedye ya da benzeri bir şeye hasta yatırıldıktan sonra baş ve boyun kısmı iki taraftan desteklenir. Böylece hastanın hareketi önlenir. Sedyedeki hastanın hareket etmemesi için geniş sargılar kullanılarak sedyeye bağlanır. Eğer varsa koltuk altından ayağa kadar tahta atel uygulanabilir. Daha sonra hasta sağlık kuruluşuna sevk edilir. Sağlık kuruluşlarına, hasta oturtulmadan ve hareket ettirilmeden ulaştırılmalıdır. Böylece felç ve duyu kayıplarının oluşması önlenir.

Çıkıklar: Oynar eklemlerdeki kemiklerin eklem bağları ve eklem kapsülü zorlayan bir hareket sonucunda ya da ters bir hareketle eklem yerlerinden ayrılmasına çıkık denir. Çıkıklar genellikle omuzlarda, parmaklarda, çenede, dizlerde, bilekte, kalçada ve dirsekte meydana gelir. Çıkıklarda, eklem yerlerinde şiddetli ağrı hissedilir. Eklem hareket edemez duruma gelir. Çıkık yerinde şekil bozukluğu görülür. Ayrıca çıkık yerinde eziklik ve morluk görülür. Kısa bir zaman sonra ise şişlik başlar. Çıkıkta uygulanacak ilk yardım aşağıdaki gibi olmalıdır.

Çıkık eklem rahat konuma getirilir. Daha sonra eklem, pamuk, yastık, vb şeylerle desteklenir. Eklemin hareket etmesi önlenir. Çıkık yumuşak pamukla desteklendikten sonra üçgen sargı veya uygun bir askıya alınır. Eklem yerine soğuk uygulanarak sağlık kuruluşuna götürülür. Çıkıklarda dikkat edilecek önemli bir kura çıkan kemiğin yerine konulmasına çalışmamaktır. Çıkığın yerine konulmasına çalışılması sırasında eklem çevresindeki dokular zedelenebilir. Bu amaçla çıkıklarda gerekli ilk yardım uygulandıktan sonra başka hiç bir şey yapılmadan hasta sağlık kuruluşuna, hastaneye götürülmelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 400
Kayıt tarihi: 11/10/08

MesajKonu: Yaralı taşıma yöntemleri ve önemi   C.tesi Ocak 17, 2009 2:02 am

Kazalarda yaralanmalar normal yollarla kurtarılmaya çalışılır. Daha sonra da sağlık kuruluşuna ulaştırılır. Yaralının taşınması sırasında değişik taşıma yöntemleri uygulanır. Yaralının taşınması tekniğine uygun yapıldığında doğabilecek bir çok olumsuzluk önlenmiş olur. Yaralının taşınması sırasında doğabilecek olumsuzlukları önlemek için yaralı taşımanın genel kuralları uygulanmalıdır.

Yaralı taşımanın genel kuralları: Öncelikle yaralının bulunduğu pozisyon ilk yardımın esaslarının uygulanabileceği duruma getirilmelidir. Yaralının pozisyonu ilk yardım esaslarına uyuyorsa değiştirilemez. Yaralının sağlık kuruluşuna sevk edilmesi sırasında da aynı pozisyon korunmaya çalışılır. Taşıma sırasında yaralının emniyeti sağlandıktan sonra süratle taşınma sağlanır. Yaralının taşıması sırasında da ilk yardım uygulamasına devam edilmesi genel kuraldır.

Yaralının taşınması sırasında, durumu dikkate alınarak uygun şekilde taşınır. Örneğin; taşınacak yaralı solunum güçlüğü çekiyorsa taşıması yarı yarı yatmış şekilde olmalıdır. Yine başından yaralı olan hasta yarı oturuş durumuna getirildikten sonra sırt ve yanları desteklenerek taşınır. Kulağı kanayan yaralının taşınması, kanayan kulağın alta gelecek şekilde yarı yan dönük şekilde yapılır. Kanayan kulağın altına kanı emmesi için pansuman uygulanmalıdır. Göğüs yaralanmalarında ve kaburga kırıklarında yaralının taşınması sırasında hasta yarı oturmuş duruma getirilir. Karın yaralanmalarında yaralı önce sırt üstü yatırılır. Daha sonra yaranın karındaki durumuna göre pozisyon aldırılır. Eğer karındaki yara vücut eksenine dik durumda ise bacaklar dizden bükülerek taşınır. Eğer karnındaki yara vücut eksenine paralel ise bacaklar uzatılarak taşınır. Omurga kırıklarında yaralı sedye ya da sert bir zemine yatırılır. Daha sonra yeterli destek yapıldıktan sonra taşınır. Omurga kırıklarında daha önce de açıkladığımız gibi yaralı kesinlikle oturur durumda taşınmamalıdır. Kalça kemiği kırıklarında yaralı sırt üstü yatırılmalı daha sonra sırt üstü yarat pozisyonda taşınmalıdır. Bacak kemiği kırıklarında taşıma gerekli tespit yapıldıktan sonra sırt üstü yatırılarak yapılmalıdır. Ancak ön kol kemiği kırıklarında yaralı yarı oturur durumda taşınabilir. Köprücük kemiği kırıklarında gerekli tespit işleminden sonra yaralı oturuş pozisyonunda hastaneye taşınır. Şok durumundaki yaralının taşınmasında hasta sırt üstü yatırılarak başı yana çevrilir. Çene geriye itilerek göğüsten uzaklaştırılır. Dilin soluk borusunu tıkması da önlenerek taşınması sağlanır. Omurga zedelenmesi, göğüs yaralanması ve kırık olması durumunda yaralının bilinci yerinde değilse hasta sabit yan yatış pozisyonunda taşınır.





Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız hasta taşınmasındaki genel kurallardan sonra taşıma yöntemlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. Bunlar;
Geri geri (Rautek) Taşıma yöntemi, İtfaiyeci yöntemi, yaralıya destek olarak taşıma yöntemi, sürünme yöntemi ile taşıma, iki el üzerinde taşıma yöntemi, battaniye ile taşıma yöntemi, sedye ile taşıma yöntemi, üç kişi ile taşıma yöntemidir.

Geri geri (Rautek) taşıma yöntemi: Bu taşıma yönteminde yaralının taşınması geri geri yapılır. Tek ilk yardımcı tarafından uygulanır. Geri geri taşıma yöntemi, merdivenlerden yaralının indirilmesinde, kaza yapan araçlardan yaralının çıkarılmasında vb. durumlarda uygulanır. Geri taşıma yönteminin uygulama basamakları şöyledir. Yaralı sırtüstü yatırılır. İlk yardımcı,ellerini yaralının koltuk altından geçirir. İlk yardımcı koltuk altından geçirdiği ellerini yaralının kolundan ya da elbisesinden tutar. En uygun olanı n koldan tutulmasıdır. ilk yardımcı yaralının başını kollarına ya da göğsüne yaslar. İlk yardımcı biraz yana dönerek geri geri yürür. Eğer hastanın ceketi varsa düğmeleri açılarak ceketin arkasından tutularak geri geri de çekilebilir.

İtfaiyeci yöntemi: İtfaiyeci yöntemi de tek ilk yardımcı tarafından uygulanır. İtfaiyeci yöntemi genellikle baygın olan, yani şuuru yerinde olmayan yaralının taşınması sırasında uygulanır. İtfaiyeci yöntemi ile taşıma hasa için çok kolay değildir. Bu nedenle itfaiyeci yöntemi ile taşımaya birden fazla ilk yardım uygulayacak kişinin olmadığı durumlarda başvurulur. İtfaiyeci taşıma yönteminin uygulanma basamaklarını açıklayacak olursak. ilk önce yaralı yüzükoyun çevrilir. Bu sırada yaralının yüzü ere temas ettirilmemeye çalışılır. İlk yardımı uygulayan sağ dizi üzerine çöker. İlk yardımcı yaralının koltuk altından ellerini geçirir. Daha sonra yaralının belinden kavrayarak ayağa kaldırır. İlk yardımcı sağ kolunu yaralının belinden tutarken sol eliyle de yaralının sağ bileğinden tutar. İlk yardımcı yaralının altına eğilerek sağ kolunu yaralının bacağı arasında sokarak sağ bacağından kavrar. Sol eliyle, yaralının sağ bileğini tutmayı sürdürür. Daha sonra yaralının ağırlık merkezini ilk yardımcı omuz'una getirecek şekilde yatar pozisyonda yaralıyı omuz'una alır. Yaralı omuza alındıktan sonra ayağa kalkarak taşınır.

Yaralıya destek olarak taşıma yöntemi: Bilinci yerinde ve yürüyebilecek şekildeki yaralının taşınmasında uygulanan bir yöntemdir. Uygulama basamakları aşağıdaki gibidir. İlk yardımcı yaralının sağlam tarafına geçerek yaralının kolunu boynundan geçirerek bileğinden tutar. Diğer boş eliyle de yaralının belinden kavrar. Yaralıya ilk yardımcı uyumlu şekilde yürür.

Sürünme yöntemi ile taşıma: Bu taşıma yöntemi baygın durumda ve çok ağır olan yaralının tünel, kanal vb. yerlerden taşınmasında uygulanır. Yaralı sürüklenerek taşınır. Sürünme yönteminin uygulama basamakları aşağıdaki gibidir. Önce hastanın sırt üstü yatması sağlanır. Daha sonra yaralının bilekleri birbirine geniş bir sargı yada kemer, eşarp ve eşyalar kullanılarak bağlanır. İlk yardımcı yüzü yaralıya dönük olacak şekilde diz ve elleri üzerine çöker. Daha sonra yaralının bağlı olan kolunu kendi boynundan geçirir. İlk yardımcı yaralının kollarını boynundan geçirdikten sonra emekler şekilde yürür.

İki el üzerinde taşıma yöntemi: Bu taşıma yöntemine altın beşik taşıma yöntemi de denir. İki ilk yardımcının uygulayabileceği bir taşıma yöntemidir. Bu yöntemin uygulanacağı yaralının oturabilecek durumda ve baygın olmaması gerekir. İki el üzerinde taşıma yönteminin uygulama basamakları aşağıdaki gibidir. İki ilk yardımcı, yaralı aralarında kalacak şekilde karşı karşıya gelirler. Karşılıklı yüz yüze gelen ilk yardımcılar birer ellerini kenetlerler. Daha sonra diz çökerek yaralıyı ellerinin üzerine oturturlar. İlk yardımcılar boşta kalan diğer ellerini yaralının sırt tarafında kenetlerler. Aynı zamanda ilk yardımcıların omuzları yaralının arka tarafında destek görevi yapar. Yaralı da ellerini ilk yardımcıların omuzlarına atarak dengesini sağlar. Yukarıdaki basamakların uygulanmasından sonra ilk yardımcılar ayağa kalkarak taşımayı gerçekleştirirler.




Battaniye ile taşıma yöntemi: Dört tane ilk yardımcı tarafından uygulanan bir yöntemdir. Uygulama basamakları ise şöyledir. Battaniye yaralının yanına paralel olarak açılarak konulur. Battaniye uzunlamasına olarak yarısına kadar katlanır. İlk yardımcılarda, birisi katlanan taraftan tutarken diğer üç ilk yardımcı karşı tarafa geçerek taralıyı sağlam yani üzerinde çevirirken diğer taraftaki tek kalan kişi yaralının sırtına battaniyeyi yaklaştırır. Diğer ilk yardımcılar yaralıyı yuvarlayarak battaniyenin ortasına sırt üstü yatırılır. Yaralının battaniyeye yerleştirilmesinden sonra battaniyenin uzun kenarları sıkı bir şekilde yuvarlanarak rulo şekline getirilir. İlk yardımcılar ikişerli olarak karşılıklı geçerek rulo yapılan kısımlardan tutarak, aynı komutla yan yürüyerek yarlıyı taşırlar.

Sedye ile taşıma yöntemi: Yaralı ve hasta taşımasında en uygun yöntem sedye ile taşımadır. Sedyede yaralı taşıması ayak yönünde olur. Ancak bazı durumlarda baş yönünde taşıma gerekebilir.

Üç kişi ile taşıma yöntemi: Üç kişi ile yaralı taşımasında yaralının vücudunun ön kısmı ilk yardımcılara dönük olarak yan yatırılır. Daha sonra birinci ilk yardımcı yaralının ayaklarından, ikincisi kalça hizasından, üçüncüsü de koltuk altı hizasından tutarak taşır. Taşıma sırasında üçüncü ilk yardımcı yaralının baş ve boynunu destekler. Hasta taşımasında hayat kurtarıcı olan sabit yan pozisyonu kusan yaralıda, şok ve şuurun yerinde olmayan yaralıda uygulanır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 400
Kayıt tarihi: 11/10/08

MesajKonu: Doku ve organ bağışı   C.tesi Ocak 17, 2009 2:02 am

Vücutta çeşitli hastalıklardan dolayı bazı doku ve organlar fonksiyonlarını kaybederek görev yapamaz duruma gelir. Ağır kronik hastalıklar sonucunda fonksiyonunu kaybeden doku ve organların yerine bunların görevini yapacak sağlıklı doku ve organların nakledilmesine izin verilmesine doku ve organ bağışı denir. Sağlam kişiler tarafından yapılan organ bağışları bir çok hasta için hayat kurtarıcı olmaktadır.

Doku ve organ nakli, görev yapamaz durumdaki doku ve organın yerine sağlıklı olan doku ve organın nakledilmesidir. Doku ve organ naklinde, nakledilecek doku ve organ hemen bulunamayabilir. Böyle durumlarda uygun olan doku ve organın bulunmasına kadar hastalarda özel cihazlar kullanılarak zaman kazanılır. Örneğin, görev yapamayan böbreğin yerine yeni böbrek nakli yapılıncaya kadar dializ makinelerinin kullanılması gibi. Sağlık kuruluşlarında çoksa sayıda hasta hayatta kalabilmek için kendilerine uygun doku ve organın bağışlanmasını beklemektedir. Bu amaçla kazalarda yaralanarak hayatlarını kaybeden kişilerin zarar görmemiş sağlıklı doku ve organları bir çok hastanın hayatını kurtarabilir. Dolayısıyla kişiler doku ve organlarını ölümlerinden sonra başka hastalarda kullanılmasına izin verebilirler. Böylece kaza geçirerek hayatını kaybeden birisi sağlam kalan organlarıyla bir çok hastanın hayatını kurtarır. Organ bağışı ölen kişinin yakın akrabaları tarafından da yapılabilir. Kişi ölen yakının sağlam olan doku ve organını bağışlamakla acı çekerek ölümü bekleyen hastaları hayata döndürmenin mutluluğunu yaşar.




Hayat kurtarıcı olan doku ve organ nakline 39.95.1979 tarih te 2238'nolu kanunla yasal düzenleme getirilmiştir. Doku ve organların bu yasaya göre belli bir bedel karşılığında alınması ya da satılması yasaklanmıştır. Doku ve organ bağışının temeli insani amaçlara dayalı olmalıdır. İnsani amaçlar dışında para karşılığında doku ve organın satılması ya da alınması suç olup hapis cezasını gerektirmektedir. Yine ilgili yasaya göre 18 yaşından büyük olması gerekmektedir. Doku ve organ bağışı konusunda Diyanet işleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu bir karar almıştır. İlgili kuruluşun 06.03.1980 tarihli kararına göre doku ve organ naklinin caiz olduğu bildirilmiştir. Buna göre doku ve organ nakli; Mecbur kalındığı durumlarda, diğer bir ifadeyle ölümcül olan hastanın hayatını kurtarmak için. Hekimler, hastanın ancak doku ve organ nakli sonunda hayatta kalacaklarını belgelemeleri durumunda, Organ ya da dokusu alınacak kişinin hayatını kaybetmiş olması, Doku ve organ bağışı yapacak kişinin sağlığında izninin alınması veya akrabalarının izniyle yapılabilir.

Vücuttaki her organın nakli yapılamaz, Nakli yapılabilecek organlar arasında böbrek, kalp, pankreas, karaciğer ve kemik iliği sayılabilir. Doku nakilleri arasında kan nakli en sık uygulananıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 400
Kayıt tarihi: 11/10/08

MesajKonu: Sağlığa Etki Eden Etmenler ve Sağlığın Ölçülebilirliği   C.tesi Ocak 17, 2009 2:03 am

Sağlık ölçülebilir bir kavramdır..

Bir ülkenin sağlık düzeyini gösteren değişik ölçütler vardır. Sağlık düzeyini gösteren ölçütler sağlık olaylarının
objektif ve sayısal olarak tespit edilmesidir. Bu ölçütler arasında ;

- Ana ölüm hızı
- Bebek ölüm hızı
- Kaba doğum hızı
- Nüfus artış hızı
- Sağlık için ayrılan harcamalar vb. yer alır.
Sağlık ölçülerini aşağıdaki gibi kısaca tanımlayabiliriz.

Ana ölüm hızı : Bir yıl içinde toplumda görülen gebelik, doğum ve lohusalığa bağlı ana ölüm sayısının, aynı yılda görülen canlı doğumlara bölümünün on bin ya da yüz bin ile çarpımıdır.

Bebek ölüm hızı : Bir yılda canlı doğan ve doğumdan sonraki 364 gün içerisinde ölen bebeklerin sayısının, bir yıldaki canlı doğum sayısına bölünmesi ve çıkan sonucun da binle çarpılmasıyla bulunur.

Kaba doğum hızı : Bir takvim yılındaki toplam canlı doğum sayısının, toplumun yıl ortası nüfusa bölümünün bin ile çarpımıdır.

Kaba ölüm hızı : Bir takvim yılında görülen ölüm sayısını, o ülkenin yıl ortası nüfusuna bölümünün bin ile çarpımıdır.

Nüfus artış hızı : Bir yıldaki canlı doğum sayısından, o yıl içindeki ölüm sayısının çıkarılarak, o toplumun yıl ortası nüfusuna bölünüp bin ile çarpımıdır.





Sağlık düzeyini gösteren ölçütlerin düzenli tespiti için bu verilerin iyi bir şekilde kaydedilmesi gerekir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergelerinden birisi o ülkenin sağlık ölçütleridir. Ülkenin gelişmişlik düzeyine göre değişen sağlık ölçütlerini kısaca açıklayalım.
Bir toplumda doğurgan çağdaki kadınlar "ana" terimiyle ifade edilir. Doğurgan çağdaki kadınların yaşı 15-49 arasıdır. Ana sağlığı hizmetlerinin değerlendirilmesinde, ana ölüm hızı önemli bir ölçüttür. Doğumdan sonraki ilk yıl bebeklik dönemidir. Bebekler bu dönemde çevresel etkenlerden kolaylıkla etkilenir. Bu dönemdeki bebek ölüm hızı, gelişmişlik düzeyini gösterir. Ülkemizdeki bebek ölüm hızı 1968 yılında binde 208iken 1993 yılında binde 65'e kadar düşmüştür. Bebek ölüm hızı İsveç ve Japonya'da binde 7, Abd de binde 11, İran'da binde 102, Pakistan da binde 121'dir. Verilen değerlerden de anlaşıldığı gibi gelişmiş ülkelerde bebek ölüm hızı daha düşüktür. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız ana ölüm hızı ve bebek ölüm hızları birbiriyle yakın ilişkilidir. Ana ve bebek ölümlerinin azaltılması için verilen sağlık hizmetleri etkin bir şekilde uygulanmalıdır.

Doğuştan beklenen yaşam süresi bir toplumdaki ortalama ömrü gösterir. Ortalama ömür, sosyo-ekonomik düzey ve hayat şartlarının iyileşmesinin yanında sağlık hizmetlerinin etkinliğine göre de değişir. Ortalama ömür dünyada yaklaşık olarak 60 yıldır. Aynı oran Abd'de 74 yıl İsveçte 75, Pakistan'da 41, Türkiye de ise 65 yıldır. Doğuştan beklenen yaşam süresi o ülkenin gelişmişlik düzeyine göre değişir. Gelişmiş ülkelerde ortalama ömür daha yüksektir. Aynı şekilde kaba doğum ve ölüm hızları da o ülkenin gelişmişlik düzeyini göre farklılık gösterir.

Nüfus artış oranı bir ülkenin sağlık düzeyini gösteren ölçütler arasındadır. Gelişmiş ülkelerde nüfus artışı az, geri kalmış ülkeler ise fazladır. Yine sağlıkla ilgili harcamalar, sağlık düzeyini gösteren önemli bir ölçüttür. Sağlık hizmetlerine harcanan para gelişmiş ülkelerde diğer ülkelere göre daha fazladır.

Sağlık hizmetlerine yeterince önem verildiği takdirde hayat standart'ı yükselir. Aynı şekilde yaşam süresi uzar. Buna bağlı olarak kişilerin ülke ekonomisine katkısı artar. Sağlıklı kişilerin işlerindeki verimi daha yüksek ve çalışma süreleri daha uzundur. Kişilerin Sağlıklı olması iş kaybını önler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alevicumhuriyeti.yetkinforum.com
 

KAZALAR VE İLK YARDIM BÖLÜMÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

 Similar topics

-
» Böle Kazalar Başka Biyerde Yoq
» Çin Dili ve Edebiyatı bölümü Öğrencileri ve Mezunları
» ~ KLaNLaR ~ YaRDıM ~ KLaN ~
» ~ KLaNLaR ~ YaRDıM ~ BiNaLaR ~
» ~ KLaNLaR ~ YaRDıM ~ KuRaLLaR ~

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alevileriz Biz :: SAĞLIK :: SAĞLIKLI YAŞAM-